28 Eylül 2008 Pazar

Luis Medina Cantalejo, Real Madrid ve Barcelona



Dünkü Barcelona derbisinin kahramanı ne Kameni ne Eto'o ne de bir başka futbolcuydu. Hakem Luis Medina Cantalejo'dan başkası değildi. 45+2'de Nene'yi yanlış bir kararla 2. sarıdan oyundan attı ve 90+5'te Eto'o için komik bir penaltı uydurdu ve Barcelona 1-0 kaybetmek üzere olduğu maçı 2-1 kazandı. Zaten sevmedikleri ve Real Madrid düşmanı belledikleri bu hakemin Barcelona lehine bu denli fahiş hatalarını yakalamışken demediğini koymuyor elbet Real Madrid basını. Marca "Barca kazandı, futbol kaybetti" demiş ve Cantalejo'ya 0 vermiş 10 üzerinden. AS gazetesi "Medina Culentalejo" başlığını atmış dalga geçerek ve maç yazısında çok daha ağır bir girişte bulunmuş. "Dün geceki derbinin tek bir sonucu vardı: Maç sadece Barcelona'nın ikinci golünden sonra bitebilirdi ve öyle de oldu". Cantalejo'nun neden Barcelona'yı bu kadar sevdiğini ve Real Madrid'den nefret ettiğini, neden fırsatını buduğunda Real Madrid aleyhine yapılabilecek ne varsa yaptığını bilemeyeceğiz kendisi açıklamadan; ama bu kanının ortaya çıkmasını sağlayan kararlarını biliyoruz. Hepsini listeleyecek değilim, sadece birkaç küçük örnek yeterli olur.



Tarih 1 Nisan 2006. Barca fırtına gibi. 11 puan fark atmış Real Madrid'e ve fişi çekmek için sahada. Real Madrid kendi evinde yaşadığı 3-0'lık mağlubiyetten sonra bu maç için biraz daha karakter sergilemekte. 10 kişi kalmalarına rağmen 1-1 berabere kalmayı başarmışlar. Ama maçın adamı Luis Medina Cantalejo. Van Bommel'in tiyatrosuna penaltıyı üfürmüş. Peşinden Roberto Carlos'u gösterdiği hatalı bir sarı kartın ardından ikinci sarıyla atmış oyundan. Real Madrid 65 dakika 10 kişi. O ikinci sarının gerekçesi de Roberto Carlos'un orta ve yardımcı hakemi kastederek "sen ve sen, ikiniz de boksunuz" demesi. Oysa televizyon görüntülerinden sol bekin "sen ve sen, ikiniz de bu boktan anlamıyorsunuz" dediği ortaya çıkmış. Sadece bu da değil. Ronaldo sürekli yerde, ekseriyetle Iniesta tarafından indirilmekte. Bir tanesi de penaltı kokuyor. Cantalejo tek birine dahi faul çalmamış. Puyol'un Ramos'a attığı kafaya da tabi...



Ertesi gün Real Madrid isyanlarda. Resmi sitesinden hakem için "yüzkarası" der. Gayrı resmi yayın organları AS "Yeter", Marca ise "Siyah Adam Mahvetmek İçin Yönetti" başlığını atar ve "Real Madrid Cantalejo'ya teslim oldu" der.



Bitmedi. Bu kez 2007-2008 sezonu. Real Madrid'in rakibi Villareal. Hakem yine Cantalejo. Sergio Ramos çok sevdiği, aynı altyapıdan geldiği ve daha birkaç gün önce hayatını kaybeden eski takım arkadaşı Antonio Puerta'ya "Puerta, hermano, D.E.P., no te olvidaremos" sözleriyle ithaf eder attığı golü. Cantalejo hüsniyet, insanlık, duygu filan dinlemeden kuralı uygular. Sarıyı cart diye yapıştırır Ramos'a. İspanya Futbol Federasyonu daha sonra kartı iptal eder. Bir tanesi milli maçta olmak üzere daha önce de Beckham'ı iki kez kırmızı kartla oyundan atmışlığı da vardır Cantalejo'nun. Kariyerinde en çok çektiği hakemdir Beckham'ın. Bir daha ki maçında neler olacak bakalım Cantalejo'nun.

Etiketler:

7 Yorum:

Blogger yiğit yılmaz dedi ki...

Hakem demişsinde espanyolun golünün yanlış olduğunu neden belirtmedin .

28 Eylül 2008 18:49  
Anonymous Andres dedi ki...

penaltıya komik demişsin fakat penaltı bence dogru karar.etoo nun dizine dikkatli bakarsak cok rahat anlasılır.ha ben buna ceza sahası icinde foul calmam diyosan o senin bilcegin is ama bu penaltıya komik demek haklı bir gorus olarak degerlendirilmiz.

espanyolun golune gelince kaleciye bariz bir foul var(valdes in hatası topu tokatlamamak).bu kadar yazı yazmıssın ya macı izlemedin madrid yanlı basından takip ediyosun ya da sen de yanlısın.

kırmızı kart pozisyonunu kacırdım o konuda bir fikrim yok ama sunu soyluyebilirim barçalılar ne zaman topu ayaklarına alsalar paso foul ile durduruldular.foulun tekrarı paso oyunu durdurma da sarı karttır.ama bu sekilde oyuncuyu dısarı atmıyorlar genelde.herkes bir yerinden tutmaya calısmıs macın fakat benim izledigim mac yarı sahasına hapsolmus bir espanyol macıydı.2-1 lik skor kim ne dersse desin hakkıyla alınan bir galibiyettir.saygılar.

29 Eylül 2008 00:22  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@isimsiz

Maçı izledim.

Jarque çok net topla oynuyor penaltı pozisyonunda. 90+5'te öyle bir penaltıyı Cantalejo'dan başka kimse çalmaz Barselona'ya.

Bu puanı haketmediklerini de Guardiola kendisi söylüyor. Katalan basını dahi galibiyeti kutlamıyor. Bunlar var postun içerisinde.

Üstelik ne Real Madrid ne de Barselona benim sempati duyduğum takımlar değiller, ikisi arasında ehven-i şer diye baktığım bir takım da yok.

29 Eylül 2008 00:52  
Anonymous Andres dedi ki...

sayın alper ocal,

demişsin ki jarque topla oynuyor pozisyonda,topa vurdugu gercek biz futbolda topa vurup vurmaması kadar o topa yaklasımını da dikkate alırız.evet topa vururken etoo nun ayagını yamultuyor pozisyonunu bozuyor.ve dizine bakarsak bariz bir darbe oldugunu goruyoruz.

guardiola nın basın acıklamasını gormedim fakat senin takip ettigin siteler neler bilmiyorum ama benim takip ettigim sitelerde boyle bir haksız 3 puan aldık anlayısı yok.bu konu cok da onemli degil.

espanyolun attıgı golde de valdes e foul var,bu konuyu bana cevap verirken yine es geçmişsin.

sonuc olarak oynanan futbol 3 puan icin yeterliydi.bunu anlatmaya calısıyorum hakeme yuklenip kotu yonetimine mal etmek 3 puanı yanlı olur diye dusunuyorum.sen de bunu yapmıssın genel olarak bunu elestirmistim.saygılar

29 Eylül 2008 01:19  
Anonymous Adsız dedi ki...

penaltıyla alakası yok pozisyonun.eğer penaltı verilirse buna her maç 8-10 gol yer her takım savunma yapamamazlıktan.

29 Eylül 2008 02:56  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@andreas

Kimse kimseyi ikna etmek zorunda değil. Ben burada ikna olasınız diye yazmıyorum. Kendi görüşlerimi paylaşıyorum ve sizinkilerden de feyz almaya çalışıyorum.

Ama o pozisyonda bırak barizi darbe dahi göremedim. Dizi zerre esnemiyor Eto'nun. Yerden sağ ayağıyla kayarak topa vuruyor Jarque. Ayağı da zemine temas ediyor ve Eto'nun sağ ayağına hiç değmiyor. Kaydığı ayağı da sol ayağı, o da dizinden kırılmış. Ordan da müdahale yok dize filan. Eto'o kendini sırtüstü biçimde, arakaya doğru gayet artistik bir şekilde atıyor.

90+5'te bir derbide, ev sahibi takım lehine böyle uyduruk bir penaltı verilmez.

Espanyol'un golü ise tartışılır. Faul yorumlarına saygı duyarım ama o dirseğin kaleciyi bozduğunu düşünmüyorum. Valdes de bozulmuyor, savrulmuyor ve olduğu gibi yükseliyor. O topu uzaklaştırmak için yaptığı tercih ne kadar çapsız kaleci olduğunun ve neden İspanya Milli Takımı'nın 3. kalecisi dahi olamadığının kanıtıdır.

Hepsi bir yana Barca maçı domine etse de aklımda tek bir poisyonu dahi kalmadı Henry'nin bir karambolü dışında. Bir de uzaktan vurulan top var direkten dönen. Espanyol'un 10 kişi ile yaptığı derslik alan savunmasıydı benim maç boyunca izlediğim.

Guardiola'nın maç sonu demecidir: "La victoria fue más que merecida"

Yani Zafer hakettiğimizden fazlasıydı diyor.Link aşağıda.

http://www.elmundodeportivo.es/web/gen/20080928/noticia_53547617068.html

29 Eylül 2008 03:03  
Blogger Olympian dedi ki...

bence de pozisyon kesinlikle penalti degil.
ama barça nin yedigi golde de, valdes in bozulmamasi diye birsey de olamaz o pozisyonda. kural belli; dokunamaz.

ote yandan hakeme "ikiniz de bu boktan anlamiyorsunuz" demek sari kart degil mi yani?

beckham in hangi maclarda kirmizi gordugunu de merak ettim. haksiz kirmizilar mi bunlar?

29 Eylül 2008 10:33  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa