7 Ağustos 2009 Cuma

Platini ve Şampiyonlar Ligi



Şampiyonlar Ligi'nde bu sene ilk kez yeni statüye göre ön eleme turları oynanacak. Seri başı olmak yerine liginde şampiyon olup olamadığın önemli artık. Torbalar buna göre oluşuyor. Kuralardaki manzara ilginç. Şampiyonlar Ligi'nde gruplardan çıkmaya ve daha üst turlara oynayacak 8 takımdan 4 tanesi bu turnuvaya katılamayacaklar. Arsenal, Lyon, Celtic, Atletico Madrid, Panathinaikos, Fiorentina, Stuttgart, Sporting Lizbon. Yerlerine liglerinde aldıkları şampiyonluk ödülü olarak Salzburg, Maccabi Haifa, Ventspils, Zürih, Kopenhag, Apoel, LEvski Sofya ve Debrecen arasından 3 takım oynayacak. 4. takım ise sürpriz olmazsa Olympiakos. Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'nın bile üzerinde görülen bir turnuvada, bu değişimden ötürü en az % 12.5 oranında bir kalite eksilmesi kesin. Platini'nin başkanlık için yürüttüğü seçim kampanyasında en büyük vaadlerinden biriydi bu. Bosman sonrası para kazanma kaynakları iyice kuruyan 5 büyük ligin dışında kalan liglerin kulüpleri, bu düzenlemeyle 0 çekseler bile sadece Şampiyonlar Ligi'nin katılım ve yayın gelirinden ötürü zenginleşecekler. Ama bu zenginlik bu kulüpleri 5 büyük ligin küme düşme adaylarına dahi yaklaşamayacakları bir zenginlik. Pastayı götürecek yine ligin babaları olacak. Zira Salzburg, Maccabi Haifa, Ventspils, Zürih, Kopenhag, Apoel, Levski Sofya ve Debrecen arasından gelecek 3 takımın rekabet gücü ve sürpriz yapma olasılığı diğer takımlara göre sıfırın dahi altında. Muhtelemen de averaj takımı olacaklar. Aslında Platini Şampiyonlar Ligi'nin kalitesinden biraz çalıp UEFA Avrupa Ligi'ni pazarlıyor. Başka birşey değil.

Üstelik bu sayede hem hiç parası olmayanlar küçük ama şampiyon kulüpler para kazanacak, hem de fikstürden ötürü çok hırpalanıp, çok yorulan büyükler daha az yorulup daha fazla kazanacak. Daha düne kadar UEFA ismini taşıyan kupanın da prestiji artacak. Olan Şampiyonlar Ligi'ne ve seyircisine oluyor elbette. Orda da önemli olan gruplar sonrası 1. tur diye düşünmüş olsa gerek Platini.

Aferin Platini (!)



Olympique Lyon (Fransa) - RSC Anderlecht (Belçika)

Celtic (İskoçya) - Arsenal (İngiltere)

Timişoara (Romanya) - VfB Stuttgart (Almanya)
Sporting Lizbon (Portekiz) - Fiorentina (İtalya)

Panathinaikos (Yunanistan) - Atletico Madrid (İspanya)
Sheriff (Moldova) - Olympiacos (Yunanistan)
Salzburg (Avusturya) - Maccabi Haifa (İsrail)
Ventspils (Letonya) - Zürih (İsviçre)
Kopenhag (Danimarka) - Apoel (Kıbrıs Rum kesimi)
Levski Sofya (Bulgaristan) - Debrecen (Macaristan)

Etiketler:

7 Yorum:

Blogger pclion dedi ki...

Benzer şeyler yazacaktım ben de. Sürprizi severim ama zoraki sürpriz pek adaletli olmuyor. Elemeler yine ayrı olabilir ama son turda iki eleme birleşmeli bence...

7 Ağustos 2009 16:55  
Blogger Erdem Karakuş dedi ki...

Yorumuna katılmıyorum. Futbolda gelişmemiş ülkelerin takımlarına da şampiyonlar liginde oynama şans verilmeli. O ülkelerdeki taraftarlar da Barcelona, Manu, Inter gibi hayallerindeki takımları canlı olarak izleyebilmeli.

Ha amaç sadece iyi takımların orada olmasıysa verilmesin bu ülkelere kontenjan, sadece büyük ülkelerin takımları katılsın o zaman. Ön eleme falan olmasın direk gruplara kalsın takımlar. Olabilir mi böyle birşey?

Hem bu takımları bu kadar küçümsemek niye? Geçen sene Anorthosis 2.tura çıkıyordu neredeyse, ki bütün maçlarını izledim gerçekten de haketmişlerdi. O kalibreye rağmen kafa kafaya oynadılar bütün maçlarda. Diğer takımlara neden bu şans verilmesin ki, İngiltere, İspanya, İtalya, Almanya liglerine mi geçsin bütün takımlar yukarılarda yer alabilmek için, nasıl olacak bu iş?

Daha bundan 15 sene evvel averaj takımı oluyorduk avrupada. Gelen giden 5 atıyordu. Galatasaray Manchester'i eledi, UEFA büyük takımları elde tutabilmek için seeding denen olayı icat etti sonrasında takımlar direk gruplara kalsın diye. Kendi ligini şampiyon tamamlayan küçük bir ülkenin takımı gruplara kalmayı hayal olarak görürken, ülkesinde 3,4 olan takım basit rakibini eleyerek gruplara kalıyor her sene.

Futbol sadece La Liga, Premier Lig, Serie A ve Bundesliga değil. Diğer liglere ve futbolculara da saygı gösterilmeli, futbolun insanları eğlendiren ve birleştiren bir oyun olduğu unutulmamalı.

7 Ağustos 2009 17:07  
Blogger kutay dedi ki...

"Zira Salzburg, Maccabi Haifa, Ventspils, Zürih, Kopenhag, Apoel, Levski Sofya ve Debrecen arasından gelecek 3 takım"
buradan nıye 3 takım geliyor, 4 değil mi?
ben bu takımların gelecek olmasından hoşnutum bu arada...)

7 Ağustos 2009 17:18  
Blogger Ziverbey dedi ki...

bu aslında çok eski bir projeydi... malum fiba euroleague'yi de avrupa geneline yaymayı ve öylece basketbolu daha geniş alana yaymayı istemişti ama büyük kulupler buna karşı çıkıp uleb ortaya çıkmıştı. işte bu sıralarda uefa bu projeden biraz geriye durdu. çünkü büyük kuluplerin geliri buralara dağılacaktı... ama şimdi büyük liglerden şampiyonlar ligine katılan takım sayısı zaten üç ile bir arasında değişiyor... bu durumda büyük liglerin pek sesi çıkmıyor... özellikle orta sıra ligleri takımları bu lige ne verdi tartışılır bence... türkiye, portekiz, hatta iskoçya, rusya ve dğilerleri bunların yerine adına uygun olarak şampiyonları görmek daha iyi.. belki bu gelirlerle daha güçlenirler... geçen yılkı beta, aalborg filan renk takmıştı... zaten gruplarda biri bu 4. takım işini üstleniyor bırakın bu sefer şampiyonlar üstlensin...

7 Ağustos 2009 18:06  
OpenID facetttt dedi ki...

Burda UEFA kendisini buyuk kluplerin ustunde bir otorite gibi gorerek bu tarz kararlar alabiliyor. Ama gunumuz futbolunda bu kadar cok paralari dondurebilen buyuk klupler yeri gelip UEFA'ya resti cekip, "biz kendi sampiyonlar ligimizi kuruyoruz kardesim" de diyebilirler. Bu olay daha once ayni nedenlerden basketbolda yasandi. Formula 1'de de esiginden donuldugunu hatirliyorum. Boyle giderse bence futbolda da ayni tarz bir santaj olayi yasanacakmis gibi. Muhtemelen UEFA'da geri adim atar.

7 Ağustos 2009 18:23  
Blogger ozbilgin dedi ki...

Herşeyden önce FIFA'nın bu kararı, kararın mantığı ile çelişiyor. Nasıl mı?

Amaç 5 büyük lig ile yarışamayan küçük takımları kalkındırmak, bu tekele son vermek gibi gözüküyor. Fakat şöyle bir çelişki var, bu küçük liglerde şampiyon olan ve şampiyonlar ligine kalan takım, kendi liglerine göre çok ama çok ciddi bir parayı cebine indirecek. Bu yüzden aslında o lig içerisinde bir adaletsizlik ve tekel yaratılmış olacak. Bu parayı iyi veya kötü kullanan takım, ligindeki diğer takımların çok önüne geçecek ve o ligden devamlı aynı 1-2 takım şampiyonlar ligine gidiyor olacak.

Popülizm her alanda almış başını giden bir unsur. İnsanlar politikada da, futbolda da seçilebilmek adına popülist tavırlarla göz boyuyorlar. Bence bu karar da popülizmden başka bir şey değildir.

Takımların Avrupa'daki son 5 sene performansına göre seribaşı olmaları kabul ediyorum ki çok iyi bir çözüm değildi, fakat farklı alternatifler de düşünülebilirdi..

7 Ağustos 2009 20:42  
Blogger algon dedi ki...

@ ozbilgin

Bir de su acidan bakmak lazim. Bu kucuk liglerdeki takimlar da sampiyonlar ligi gelirine ortak olabilmek icin takimlarini gelistirmeye daha cok yatirim yapacaklar, bu da o ulkenin futbolunun gelismesine yardimci olacak.

Ayrica farkli ulkelerin katilimi demek, futbolun farkli bakis acilariyla daha cok insanin karsilasmasi demek. Bu uygulamanin futbolun gelisimine de katkisi olacagina inaniyorum.

Ben Platini'nin getirdigi bu sistemin uzun vadede yararli olacagini dusunuyorum.

8 Ağustos 2009 00:54  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa