30 Kasım 2009 Pazartesi

Barcelona 1 - 0 Real Madrid



El Clasico öncesi Emrah - ikametgahı Barcelona'dır - bir fıkra yolladı.

Bir ilkokulda öğretmen öğrencilerine babalarının ne iş yaptığını sormuş. Birkaç tipik cevaptan (sütçü,bahçıvan,muhasebeci) sıra Jorgito'ya gelmiş. "
Benim babam gaylerin gittiği bir gece kulubünde çalışıyor, dans edip striptiz yapıyor. Üzerinde sadece çok küçük bir slip kaldığında diğer adamlar slipin ön kısmına para takıyorlar. Çok beğendiği bir adam olursa onu eve getirip seks yapıyor. Bu iyi para getiriyor" demiş.

Öğretmen ne diyeceğini şaşırmış. Diğer çocukları bahçeye oynamaya yollar ve Jorgito'ya dönerek sormuş: “Bu anlattıkların gerçek mi? Baban gerçekten striptizci bir gay mi ? ”

Jorgito cevap vermiş;


Hayır öğretmenim. Babam aslında Real Madrid’de futbol oynuyor, ama arkadaşlarımın önünde utandığım için söyleyemedim.

Barcelona şehri o derece havaya girmiş, Galacticos'a hadlerini bildirecekler. Guardiola işine bakıyor tabi. Barcelona geçen sezon kaldığı yerden devam ediyor bu sezon. Oysa Real Madrid farklı. Savunmanın göbeğinde kılları kadayıf olmuş Canna'nın yerinde daha canlı olan Raul Albiol var. Ortasahanın kifayetsizi Gago kulübede bile değil. Lassana Diarra ve Xabi Alonso ikilisi Makelele'li dönemden bu yana oluşturulan en sert ve çalışkan ortasaha. Hücum hattına da Cristiano Ronaldo, Kaka ve Benzema ile hem aerodinamizm hem de yaratıcılık eklenmiş.




Guardiola'nın Inter maçında tercih ettiği 11 benim için, Messi ve Ibrahimovic'in riske edilmediği kadroda zorunlu bir rotasyondu. En uçta Henry, sol açık Iniesta, sağ açık Pedro. Orta üçlü ise BusQuets - S. Keita - Xavi. Açıkçası yanılmışım görüşümde, El Clasico'ya provaymış o 11. Zira Messi ve Ibrahimovic hazır olmasına rağmen, Ibra'yı yanına oturtup sadece Messi'yi oynattı Pep. Savunma ve ortasaha seçimleri ise Inter maçının aynısı. Amaç açıkça Cristiano Ronaldo ve Kaka bağlantısını koparmaktı. Başarılı olduğu söylenemez. Hatta ters bile tepti.


Xavi ve Iniesta'ya karşı yapıldığında Barcelona ileri üçlüsüne boş alan ve gol şansı olarak geri dönecek yarısaha presi, Keita ve BusQuets'e yapılınca sonuç verdi. Xavi tek başına kaldı. Lass ve Xabi Alonso üstün kaldılar. Kaka bol bol top aldı. Delici driplingleriyle C. Ronaldo ve Higuain'e taşıdı oyunu. Pique bu formatta silindi, fazlasıyla sırıttı. Helguera gibi kaldı. Puyol'un olağanüstü mücadelesi ve enerjisiyle gol yemekten kurtuldu Barça. Her gediğe koştu kaptan. Kadrajda yokken Marcelo'nun önünde bittiği an ne oluyoruz dedim. Ama Kaka'nın ancak rüzgarını kovalayabildi. Brezilyalı C. Ronaldo'ya vermek yerine kendi kadife ayağını kullansa, belki bugün ne Drenthe'nin kulakları çınlayacak ne de Victor Valdes kaleciyim diyecekti. Maçın ilk kırılma anıdır.



Real Madrid ilk yarıda etkili gelirken Barcelona ne üretti ? Ortasaha Real Madrid yarısahasına geçtiği an presten bozuldu. Real Madrid'in kanat bekleri Sergio Ramos ve Arbeloa; açıkta oynayan Iniesta ve Messi'yi kenarlara hapsetti. Pas kanalları da tıkandı Barça'nın. Topla yine daha fazla oynadılar; ama takım farketmeksizin % 60'ın üzerinde topla oynayan yapı bozuldu. Henry de topu önüne isteyen, stoperleri karşısına alarak oynamayı bilen ve seven oyuncu. Onları sırtında taşıyarak değil. Fransız eridi gitti Pepe - Albiol arasında. Etkinlik böylece iyice azaldı. Oyunu Real Madrid yarısahasında fazla tutamadılar. Dani Alves'in kanat bindirmelerinin sonucu Sabri kıvamında olunca devreye berabere girdiler.



Guardiola devre dönüşü Ibrahimovic kozunu oynadı. Kime sorsan ortaüçlüden birini alıp Iniesta'yı aid olduğu yere, Xavi'nin yanına, çekerdi. Guardiola'nın B planı yokmuş. Henry çıktı oyundan ama santrfor karakterleri farklı bir kere. İtalya'da omzunda gezdirmediği stoper yok Ibra'nın. Barça 45-60 arası yerleştiler rakip yarısahaya. Iniesta ve Xavi de yakınlaşınca kısa bir showtime izlerken gol şansını kontrada Higuain yakaladı. Puyol yetişti yine. Şovun finalini 59. dakikada Ibrahimovic yaptı. Ayağını nefis yatırdı, süper bir plase attı. Casillas topu göremedi. Dani Alves'in kesmesi de enfesti. Öte yandan ofsayt itirazları da haklıdır.

1-0 sonrası ben kedi fare oyunu bekliyordum ama BusQuets'in acemiliği Real Madrid'e bir umut daha verdi. C. Ronaldo beyniyle vurdu. Pellegrini neyi düşündü de C. Ronaldo'yu o sırada oyundan aldı anlamadım. Yerine giren Benzema aldığı tüm topları ezdi. Raul hamlesi de işe yaramadı. Barselona 10 kişi olmasına rağmen pas yaparak oyunu tuttu. Messi köşeyi görse gazı tamamen alınacaktı Real Madrid'in. Lass daha fazla dayanamadı. Barcelona 1-0 kazanarak liderliği devraldı.
Real Madrid bir gol atsa Kaka derdim ama şu durumda maçın adamı uzak ara Puyol'dur.



Maçta tempo biraz düşüktü. Akdeniz derbierinin klasiği bu. Rekabetin atmosferi ve hakemlerin de etkisiyle oyun İngiltere'ye göre daha fazla sürüyor. Süreklilik azalıyor. Denge olarak ise beklentilerime fazlasıyla cevap verdi El Clasico. Messi'nin atamadığı dışında Barcelona'nın pozisyonunu hatırlamıyorum. Real Madrid'in 3 net pozisyonu var. Beraberliği haketmişlerdi en kötü ama oyun umut verici. Pellegrini rahat bırakılırsa Real Madrid gün geçtikçe daha iyi olacak gibi.

Etiketler:

3 Yorum:

Blogger Her Yol Roma dedi ki...

Fenerbahçe yazmayacaksın anlaşılan..

30 Kasım 2009 12:05  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

Yazacağım da önce sıcak gündem. Ona da sıra gelecek.

30 Kasım 2009 13:52  
Blogger Roux dedi ki...

anlaşılan Victor Valdes ne yapsa yaranamıyor...adam golü kurtarmıyor hep karşı taraf kaçırıyor.

30 Kasım 2009 17:41  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa