29 Eylül 2008 Pazartesi

Schaaf Dokunuşu



Bundesliga'da son 2 haftada 10 gol attılar. Oyuncular değişse de bu özelliği değişmiyor Werder Bremen'in Thomas Schaaf döneminde. Son 10 yılda futbolun hücum yönüne dair birşeyler konuşulacaksa isminin anılması gereken yegane teknik direktörlerden. Oyuncuyken işi savunmak olan bir isim olması onun yaptıklarını daha da bir ilginç kılıyor, daha da değer katıyor. Kolay bir süreç olmadı elbette. Allofs ile birlikte tam 4 sezon altyapısını oluşturdular bu oyunun. Şampiyonluk sevinci yaşayacakları 2003-2004 sezonuna kadar Schaaf'ın ilk 4 sezonunda ilk 5 içerisine giremediler. Ortalama attıkları gol sezonluk 55,75. Maç başına 1,64 gole denk geliyor bu. Yedikleri ise 48,25. Maç başı 1,42 gol. Sonraki 5 sezonda yakalanan rakamlar ise bambaşka. 75, 45 gol atıyorlar ortalama. Maç başına 2,22 ediyor. Yediklerinde de % 23 oranında bir azalma mevcut. 40 golün altına iniyorlar her sezon. En iyi savunma hücumdur lafı için fena bir örnek değil. Ama postun konusu bu değil. Schaaf'ın bu dokunuşuyla birlikte Werder Bremen ile büyüyenler, bir başka aşamaya geçenler ve sonrası.



Kuşkusuz bu oyuncuların başında Diego Ribas geliyor. Santos'ta 16 yaşında parlamış ve Brezilyalı oyuncuların Avrupa'daki sıçrama tahtası olan Porto'ya transfer 19 yaşında. Porto'nun o zamanki teknik adamı Co Adriaanse'nin tarzına ayk uyduramamıştı zamanın en yetenekli Brezilyalı golcülerinden Luis Fabiano ile birlikte. Thomas Schaaf fırsatı kaçırmadı, kelepirken alıverdi. Şu an Avrupa'nın en çok talep gören ofansif ortasaha oyuncularından. Şampiyonlar Ligi resmi dergisi Champions'un onu "Zico'dan Daha İyi" diye sürmanşet vermişliği dahi var. Bu sene benzer bir çıkışı Mesut Özil yapıyor. Daha önce de Parma'da Bordeaux günlerinin çok uzağında kalan Johan Micoud'un Zidane vari bir rol üstlenmişliği var. Sanogo Hamburg günlerinden çok daha verimli. Miroslav Klose'yi Dünya çapında bir santrfor haline gelişi, Paraguaylı Nelson Valdez'in maç kazandıran rolü de yine Schaaf'ın dokunuşunun eseri.



Şimdi tıpkı Micoud gibi hem Klose hem de Valdez Bremen günlerinden uzak. Özellikle Klose sinirden kale direklerini dövecek kıvama geldi. Torsten Frings Dortmund'da tutunamamış ve kürkçü dükkanına dönmüştü daha önceden. Borowski Bayern'de yedek. Fabian Ernst Bremen'den ayrılalı, Schalke forması giyeli beri Alman Milli Takımı kadrosunun dışında. Ailton 4 sezonda 8 takım değiştirdi ve hiçbirinde Bremen'deki günlerinin yakınına dahi ulaşamadı. Yuvadan uçan son golcü ise Ivan Klasnic. Nantes günlerinin nasıl geçeceğini merakla bekliyorum ve tabi Bosna'dan alınan bu sezon transfer edilen ve bloga konu olmuş Said Husejinoviç'in göstereceği performansı da.

Etiketler:

1 Yorum:

Blogger aşkın dedi ki...

Futbol oynarken küçümsenen defans oyuncularının iyi teknik direktör olması benim gibi lise yıllarında top teperken defansta oynamışları sevindiriyor.Bir yerlerde okumuştum, defans futbolcularının geride olup oyunu izleyebilmeleri nedeniyle iyi birer teknik direktör oldukları belirtilmişti.
Adriaanse ise epey övülen, benim de beğendiğim bir teknik direktördü ama olmadı, kısmet.

29 Eylül 2008 18:50  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa