1 Aralık 2008 Pazartesi

Gençler Hakem Olun



Adalet herkese ve her sektöre lazım, futbola da. Milyonlarca insanın izlediği, üzerine sürekli konuştuğu, tarif edilemeyecek duygusallığın yaşandığı ve akıl almaz yatırımların yapıldığı bir oyundan zevk alınması birinci koşuldur o adaletin sağlanması. O yüzden federasyonu ve hakemleri var bu oyunun.
Velakin benim ülkemin federasyonları ve hakemleri bu işte yeterince iyi değiller. Adil olmaktan uzaklar. Bu bir tercih değil elbette, ama adil olmayı beceremiyorlar. Futbolcular kadar koşuyorlar, pozisyonlara çok yakınlar hatta Cumartesi gördüğümüz üzere bazen o pozisyonların içindeler. Velakin adil olmaktan uzaklar. Burunlarının önünde cerayan edenleri doğru süzemiyolar. Bu hafta ziyadesiyle şahit olduk, daha önce binlerce defa şahit olduğumuz gibi.

Bunun üzerine konuşulanlarsa hakemlerin kararlarının ötesine geçmiyor maalesef. Çünkü futbolun paydaşlarının asıl derdi maksimum adalet yerine, mevcut sistemden maksimum ödülü/faydayı kazanmak. Basın için reyting, kulüpler için puan, oyuncular için faul, penaltı, sarı/kırmızı kart, gol... Taraftar içinse mutluluk. Bütün hikaye bu.
Bu yüzden 20 senedir hakemler ve federasyonlar konuşuluyor ve 20 senedir veryansın edenler dışında değişen birşey olmuyor. Herkes kendi derdinde. Eğer gerçekten veryansın ettikleri adaleti isteseler başka şeyleri konuşurlar. En başta da federasyonlar ve hakemlerinin neye göre ve hangi formasyonla yetiştirildiklerini; hangi yetiyle bu işi yaptıklarını ve başaramadıkları takdirde ödeyecekleri bedeli vs...

Onlar yapmıyor, biz yapalım bari.

1) En az lise ve dengi okul mezunu olmak ve bunu belgelemek,

2) En az 18, en çok 26 yaşında olmak ( En az bir sezon Türkiye Profesyonel Liglerinde oynamış olanlarla, 2 sezon Amatör Liglerde oynamış olanlar için, durumlarını belgelemek koşulu ile en fazla 28 yaşında olmak )

3) Tam teşekküllü hastanenin Dahiliye, Göz, Asabiye, Hariciye, Kulak Burun Boğaz uzmanlarından onaylı sağlık raporu almak.
4) Cumhuriyet Savcılığından Adli Sicil Belgesi almak.
5) Atletik yapıya sahip olmak ( Erkekler için; 1.70 m. 'den, Bayanlar için ise, 1.65 m.'den kısa olmamak ).


Eğer bu niteliklere sahipseniz, hafta içi 3 saat ve hafta sonu 7 saati geçmeyen 9 aylık eğitim sürecine % 80 oranında katılım gösterdiyseniz, 2400 metreyi 12 dakikada koşabiliyorsanız, mülakat ve yazılı sınavında 100 üzerinden 60 veya üzeri not almayı başardıysanız Türkiye'de hakemliğe ilk adımı attınız demektir. Ondan sonra en fazla 2 sene sürecek saha denemesi süresi başlıyor. Başarılı olursanız size hakemlik teklif ediliyor.


Bu kadar kolay hakem olmak.

Hiçboşuna hayatınızın en güzel yıllarında odanıza kapanıp 3-4 sene üniversite sınavına hazırlanmakla, yıllarca gurbet ellerde okumakla, saatlerce ders çalışmakla ve günlerce sınav stresi çekmekle uğraşmayın. Staj ayarlamak, iş bulmak için kapı kapı dolaşmayın gençler.

Hakem olun.

Bu ülkede en çok konuşulan, en göz önünde olan mesleklerden birini icra edebilmek için 9 ay yeterli çünkü. Haftada bir, bilemedin iki maça çıkıyorsunuz sadece. Üstelik varsa asıl işinizi de yapabiliyorsunuz. Bünyamin Gezer hafta içleri polis, Süleyman Abay macbook başında grafiker mesela. Ve omuzlarında hissettikleri yük grafiker ya da polis olmaktan daha az; tıpkı hakem olmak için geçtikleri tedrisat gibi...

Baş ve en sıkı denetçileriniz de haftada bir gün olmak üzere Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu. Onu da televizyonu kapatarak çözmeniz mümkün. Eskiden taraftarlar sinkaflı küfrediyorlardı stadda, e artık cezasından ötürü onu da yapamıyorlar eskisi gibi. Ancak taraftar forumlarında içlerinde dökebiliyorlar. Orada bile cezalar var. Olmadı servis sağlayıcıdan IP numarasını isteyip dava açabilirsiniz. Yönetici iki laf ettiğinde de Federasyon kurulları bayıltıveriyor zaten. Vicdanınız dışında hesap vermek zorunda değilsiniz kimseye ve hiçbirşeye. Gönüllü olarak yaptığınız bir işten ötürü gayet de iyi para alıyorsunuz. Hele bir de FIFA hakemiyseniz Avrupa'yı geziyorsunuz.


Hakemlik sarmadıysa da düdüğü bırakır ve mevcut işinize devam edebilirsiniz. Hatta hakemliğiniz sırasında biraz kaşarlanmışsanız başka şeyler de yapabilirsiniz. Sizi kabul edecek birçok gazete, televizyon mevcut mesela. En kötü ihtimalle TFF kurulları var.


Hiç durmayın hakem olun gençler.


Şaka bir yana bu kadar rahatken ne kadar sorumlu hisseder, titiz davranabilir ki insan ?

O yüzden ilk başta hakemlik profesyonel bir meslek kolu haline getirilmeli. Sosyal güvenliği sağlanmalı.
Alınan ücretler her türlü baskı ve tehdide karşı koyacak kadar iyileştirilmeli. Hakem olanların görevde bulunduğu sürece başka bir işle iştigal etmeleri yasaklanmalı. Hakemlik formasyonu profesyonel bir üstyapının altında oluşturulmalı ve standardize edilmeli. Belirli periyodlarda geçilen fiziksel ve teorik testler yinelenmeli.

Aksi takdirde bu keşmekeş devam edecek. Biz de bu garabeti izlemeye devam edeceğiz...

Etiketler: , ,

4 Yorum:

Blogger Çubuklu Sevdalısı dedi ki...

ya uzun zamandır düşündüğüm bişeydi.nereye başvurabiliyoruz falan daha detaylı yazarsan sevinirim.bütün şartlarda bana uyuyo.

1 Aralık 2008 01:45  
Blogger Çubuklu Sevdalısı dedi ki...

bide su 2 senelik saha deneme süresinide açarsan sevinirim.

1 Aralık 2008 01:46  
Blogger PCLioN dedi ki...

Alt yaş kategorilerinde yan hakemlik yapan bir arkaadaşım vardı, o da sonunda bıraktı. Orda da torpille, tanıdıkla yürüyormuş işler anlattığı kadarıyla. Alt taraftan da iyi hakem yetişmesi zor gibi...

1 Aralık 2008 01:46  
Blogger papaz dedi ki...

harika yazmış olmuş hocam, eline sağlık.

1 Aralık 2008 21:07  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa