26 Kasım 2008 Çarşamba

Unutulmaz Maçlar: Almanya vs Cezayir


1982 Dünya Kupası'nda halen üzerinden pis kokuların ve şike dedikodularının kalkmadığı bir mücadele.

Kadrosunda bugün neredeyse hepsinin önünde saygıyla eğildiğimiz isimlere sahip Batı Almanya’ya bir göz atalım. Kalede 103 gollü sezonda Fenerbahçe forması da giyecek olan “Toni” Harald Schumacher, defansta ileride Beşiktaş Teknik Direktörlüğü yapacak Hans Peter Briegel görülür. Saçlarının yanısıra, müthiş sol ayağıyla da ün yapmış Paul Breitner, büyüklerimizin futbolun cambazlarını sayarken ismini asla unutmadığı Pierre Littbarski, eski Bayern Munih Felix Magath’li orta sahanin yani sira forvet hattı da birbirinden müthiş isimlerden oluşmaktadır. Altın kafa lakaplı Horst Hrubesch ve Karl-Heinz Rummenigge, rakip defanslar için gerçek birer tehdittir. Başlarında ise, ileride Galatasaray teknik direktörlüğü yapacak olan Jupp Derwall vardır. 1980 yılında Italya’da düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nın sahibi olarak bu turnuvaya gelen Almanya, kendinden çok emindir ve bu turnuvayı da kolayca kazanacağını düşünenlerin sayısı hiç de az değildir.


Cezayir kadrosunda ise Fransa’da top koşturan 3 futbolcunun yanı sıra, ileride Avrupa’nın büyük takımlarının gözdesi olacak olan Rabah Madjer, Belloumi ve Assad gibi Afrika’da forma giyen, yetenekli oyuncular bulunmaktadır. Ancak Almanya’nın kadrosuna kıyaslanacak bir durum elbette ki söz konusu değildir.

Bu durumlar ortadayken ilk maçlar gelir çatar. Cezayir, Almanya’yı sergilediği mücadele ile şoka uğratır. Oyuncular sahada adeta hayatlarının en büyük mücadelesini verir. Ilk yarıyı gol yemeden atlatan Cezayirli oyuncular, ikinci yarıda Almanya’ya Afrika’dan onca yolu boşuna gelmediğini gösterircesine hünerlerini göstermeye başlarlar, 54. dakikada, ceza sahasına giren Belloumi’nin taşıdığı top Alman defansının bacaklarının arasından geçer ve Madjer’in önüne düşer. 1985 yılında Porto forması giyerken, finalde atacağı nefis topuk golüyle Bayern Münih’i devirerek kupayı kaldıracak olan Madjer, bu golü atarken hiç zorlanmaz. Bu golün üzerinden 15 dakika geçmeden Almanya gole cevap verir, Magath’ın pasıyla Rummenigge takımına eşitliği getiren golü kaydeder. Ancak, Almanların sevinci sadece 1 dakika sürer, Zidane, Assad ve Belloumi üçgeninin geliştirdiği organize atakta, Belloumi takımını tekrar öne geçirir.

Almanlar bu maçta düştükleri durumu hazmedemez. Oyun genelinde başvurdukları sertlikler, Cezayir’den Fergani ve Cerbah’ın ciddi şekilde sakatlanmasına sebebiyet verir. Ancak bütün bunlar, Almanların maçı kazanması için yeterli olmaz. Cezayir bu maçtaki oyunuyla ve aldığı puanla 2.tur için büyük avantaj elde etmiştir ancak işler hiç de beklendiği gibi gitmez.

Almanya maçından sonra Avusturya’ya 2-0 yenilen Cezayir, Şili’yi 3-2 ile geçer. Öte yandan Almanya, Şili’yi Rummenigge’nin hat-trick yaptığı maçta 4-1 mağlup etmiştir. Ancak burada FIFA’nın yaptığı büyük hata, Almanlar tarafından sinsice değerlendirilir. Cezayir’in son maçı Almanların son maçından bir gün öncedir. Grupta alınan bu sonuçlarla Almanya, eğer Avusturya’yı 1-0 yenerse, 2.tura Avusturya ile birlikte yükselecektir. Cezayir maçlarını tamamlamıştır ve yapacak hiçbirşeyi yoktur. Almanya ve Avusturya, son maça çıkarlar ve 10.dakikada skor Hrubesch’in golüyle 1-0’a gelir. Iki takım bu dakikadan sonra 80 dakika boyunca hiçbirşey yapmazlar ve bu utanç dolu maç 1-0 biterken, Cezayir 2.tura hiç de haketmediği bir şekilde veda eder. Maç boyunca durumu protesto etmek isteyen Cezayirli taraftarların oyunculara banknotlar sallaması, ve Ispanyolca “Fuera,Fuera” “Dışarı! Dışarı!” diye stadı inletmesinin yanı sıra, bir Alman’ın kendi milli bayrağını yakması akıllardan asla silinmez.

Maçtan sonra yaptığı açıklamada Derwall “ Sahaya futbol oynamaya değil turu geçmeye çıktık ve bunu da başardık.” şeklinde bir açıklama yaparak şikeyi bir anlamda kabul eder. Öfkesi dinmeyen Alman taraftarlar, staddan çıktıktan sonra takımın kamp yaptığı otele gelerek protestolarını sürdürürler, Alman oyuncular bir türlü susmak bilmeyen taraftarların üstüne su balonları atarak dağıtmaya çalışır.

Tarihe “Anschluss” (2. Dünya Savaşında Almanların Avusturya’yı nazi rejimi döneminde bünyelerine katmalarını anlatan terim, Almanca’da politik ittifak, birlik anlamında) maçı olarak geçecek olan bu maçtan sonra FIFA dersini alır ve gruptaki kritik maçların bundan sonra aynı gün ve saatte oynanacağı açıklanır.

Etiketler: ,

3 Yorum:

Blogger Her Yol Roma dedi ki...

hocam müthişti saolasın, duymuştuk olanları ama şimdi ayrıntısıyla öğrendik.

27 Kasım 2008 17:49  
Blogger Daima Fenerbahçe! dedi ki...

bu dervalin olduğu her yerde şike yada teşvik mi olur arakadaş. bakın malatya-bjk maçı doğanlar falan ve derken dervalin ilk gs şampiyonluğu.

28 Kasım 2008 17:59  
Blogger The Glorious Strategist dedi ki...

yazıda geçen zidane kimdir? var mı bizimkiyle bir alakası yoksa sadece memleketlisi mi?

18 Kasım 2009 23:59  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa