29 Temmuz 2009 Çarşamba

Anderlecht 5 : 0 Sivasspor



Türk futbol tarihi hem milli takımlar hem de kulüpler bazında Avrupa arenasında hezimetlerle dolu. Sivasspor 5 yiyen ilk takımımız değil ama Türk takımları arasında Avrupa arenasında uzun zaman sonra gördüğüm en çaresiz, en kötü takımdı. Asıl şaşırtıcı olan ise Türkiye'nin son 2 senedir en derli toplu, en sistemli, alan ve pozisyon oyununu en iyi uygulayan takımlarından birinin oyun bilincinden bu kadar uzaklaşmış olmasıydı.

Sivasspor santra öncesi sahaya simetrisi düzgün bir şekilde 4-2-3-1 olarak dizildi. Kalede Petkovic, önünde stoperler Yasin ve Sedat. Sağ bek Abdurrahman ve sol bek Hayrettin. Onların önünde iki ortasaha oyuncusu Mbemba ve İbrahim Dağaşan. En ileride Ersen Martin ve arkasında Erkan - Onur - Musa üçlüsü. Diziliş o diziliş. Bir daha sahada asla bu şekilde gözükmediler. 2 senedir 4-3-3 dizilişine ve 3'lü bloklara alışmış takım santradan sonra 2'li blok düzenine dayanan 4-2-3-1 ile 4-3-3 arasında kaldı. Asimetrik bir görüntü verdi. Hem ortasahada hem de savunmada büyük pozisyon ve yerleşim hataları yapıldı.

Rijkaard'ın gelişinden sonra alevlenen 4-3-3 tartışmalarında Mehmet Demirkol bu dizilişlerin aslında çok farklı olmadığını söylese de oyunun merkezi olan ortasahada hem hücum hem savunma görüntüsü çok farklı olan dizilişler bunlar . 4-3-3'te iç oyuncu farkı var bir kere. Bekleri de oyuna katan, yelpaze gibi açılan, daha dinamik bir diziliş. 4-2-3-1 nispeten daha düz. Bunun sıkıntısını maçın başında Sivas bekleri çok yaşadı. Alışık oldukları oyunda hep önde pozisyon alıyorlar ve Sezer - Musa ikilisiyle pas alışverişine girip hücuma katılıyorlardı. En uçtaki sağ ve sol forvetleri de böylece besliyorlardı. Forvetlerin boşalttığı alanı iç oyuncuları; beklerin çıkmasından oluşan savunma boşluklarını da, öne çıkan tandemin hemen önündeki İbrahim Dağaşan kapatıyordu. Oyun böylece kompakt bir hal alıyordu. 4-2-3-1 düzeni böyle işlemiyor. Ortadaki oyuncuların üzerine hem savunma hem hücum anlamında daha fazla yük biniyor bu dizilişte. İbrahim'in gedik kapama işini yaparken, alıştığı şekilde sahada enlemesine özgürce koşturabileceği kimlikten uzak olması gerekiyor. O alanı yanındaki diğer ortasaha oyuncusuyla organize olarak paylaşması ve sonra çaldığı topu da önlerindeki 3'lü bloğa aktarması şart. Aynısı yanında oynayan Mbemba için de geçerli. Topu kullanmayı bırakın savunmaları gereken alanı dahi paylaşamadı bu ikili. Sürekli birbirlerine girdiler. Altalta, üstüste... Abdurrahman ve bilhassa Hayrettin de önde kalınca, Anderlecht amatör takıma karşı dahi bulamayacakları boş alanı buldu Sivasspor karşısında. Bilgin Gökberk kızmasın 80 metrede oynadılar oyunu.

Anderlecht'in klasik 4-4-2 dizilişinde kenarlarda oynayan Chatelle ve Boussoufa bu alanlara her hücumda sarktılar. İki oyuncu da adam eksiltebilen, dripling yapabilen, içe katedebilen ve iyi top kesebilen oyuncular. Çok etkili kullandılar o boşlukları. 5, 6 ve 9. dakikalarda 3 tehlikeli atak yaptılar. 4. atak sonrası gelen kornerde de De Sutter ile golü attılar. Petkovic'in yaptığını da yerli Lukovcan Volkan Babacan yapmaz. Anderlecht madeni bulunca durmadı, işlemeye devam etti. Anderlecht'in savunma göbeğinde oynayan Deschacht bir ara Beckenbauer gibi oynadı. Sürekli tempo bastılar. Sivas'ın ligde uyguladığı ve fazla müsamaha gösterilen sertliğe Avrupalı hakem müsamaha göstermeyip sarıları yapıştırınca oyunu da soğutamadılar. Anderlecht savunmada henüz uyumu yakalayamamış Sedat - Yasin ikilisinin hatasını değerlendirip, 33. dakikada Chatelle ile 3. golü buldu. Maç maç olmaktan çıktı bu dakikadan sonra. Anderlecht ikinci devre oyunu soğutup, kendini kasmayarak iki gol daha buldu. Sivas'ta oynanacak maç sadece ülke puanı ve Sivas'ın psikolojisi için önemli.



Bülent Uygun'a geçelim. Kendi azmi ve hırsıyla ördüğü bu kadar güzel bir işi, bu denli sınırlı imkanlarla kazanılan şu büyük başarıyı ancak bu kadar antipatik gösterebilir bir teknik adam. Çene, çene, çene. Teknik adamlar bu kadar öne çıkmamalı, Mourinho kadar zeki ve hazırcevap değilsin sen. O kadar kredin de yok. Geride kalıp takdir edilmeyi beklemek yerine öne çıkıp rezil olursun böyle. Devre arasında Uğur'u aradım; 'tüm suç benim' demeci verir dedim. Yanıltmadı. Ama kurtaramayacak. Katlanacak artık 'la ilahe illallah', 'türbülent', '5 yedi 6 yemedi' dokundurmalarına. Kendi ediyor ama şu emeğin de böyle değersizleştirilmesi ve oyuncuların yarın hor görülecek olması üzüyor insanı. Umarım ligdeki rekabetçi karakterleri bozulmaz bu hezimetle. Mehmet Yıldız da sadece bir oyuncu değilmiş Sivas için. Ibrahimovic'i de koysan o liderligi kimse yapamaz başka Sivas'a. Daha fazla izlemek lazım ama gelenler ile gidenler arasında da kalite farkı görünüyor bu maç itibariyle. Transfer konusunda da megalomanlığını yaptığı kadar iyi ve tecrübeli değil Bülent Uygun şu manzarada.

Anderlecht ile bitirelim. İki sene önce Fenerbahçe'ye gol dahi atamadan elendiği kadrodan farklı değildi. O zamanın yedek kalecisi Proto as kaleci olmuş. Van Damme, Polak, Biglia, Juhasz, Deschacht, Wasilewski, Boussoufa aynen sahada. Tchite yerine daha kaliteli Arjantinli Matias Suarez'i koymuşlar. Sağda oynayan Ahmed Hassan yerine daha kollektif Chatelle'yi bulmuşlar. Frutos yerine de daha hamleli De Sutter iyileştirmesi yapılmış. Bunlar dışında aynı anlayış, aynı oyun ve aynı oyuna etki eden tribün ambiansı. Yapamadılar şöyle kutu gibi, akustiği sağlam bir stad Türkiye'ye.

Etiketler: , ,

13 Yorum:

Blogger Ziverbey dedi ki...

ilk resim yok iranik olmuş ...

29 Temmuz 2009 01:25  
Blogger solomon dedi ki...

sivas artık uefaya da gidemiyor değil mi ?

29 Temmuz 2009 01:30  
Blogger solomon dedi ki...

yalnız anderlecht seyircisi de harikaydı. herifler resmen 12. adam gibi. yani maçın içinde. mesela bir belçikalı çalım atıyor bütün stad oooooooooo falan.

böyle olmalı

29 Temmuz 2009 01:33  
Blogger Sekhranikos dedi ki...

mourinho bile çok sevimli değilken o çenesi ile adamın başarısının binde birine ulaşmayan bir tip konuşunca birde boyuna din ve millet temalı söylemler katınca mide bulandırıyor. Uyaranı da yok herhal. En çok merak ettiğim bu fenerde topçu iken de mi böyle idi aceba?

29 Temmuz 2009 02:49  
Blogger Popeye dedi ki...

Demekki sende 5 yiyebiliyormuşsun.

Bülent Uygun; "Galatasaray gibi 6 gol yemem 7 gol yerim, Beşiktaş gibi 8 gol yemem 9 gol yerim" açıklamalarını hatırlar oldum birden.

29 Temmuz 2009 09:05  
Blogger fabio luciano dedi ki...

@solomon

sivas bu turda elendiği için avrupa ligine 4.turdan katılacak.

4th Qualifying Round involving 74 teams:
35 winners from the 3th qualifying round
15 cup winners from countries ranked 1-15
3 third-placed teams from countries ranked 7-9
3 fourth-placed teams from countries ranked 4-6
3 fifth-placed teams from countries ranked 1-3
15 teams eliminated in the 3rd qualifying round of the Champions League

şu linkten de tüm turlarla ilgili bilgileri alabilirsiniz..

http://www.xs4all.nl/~kassiesa/bert/uefa/

29 Temmuz 2009 11:10  
Blogger Cansu dedi ki...

Sivassporu bilmiyorum ama eğer beşiktaş Avrupa ligine düşerse 4 büyüklerimizi avrupa sahnesinde izleriz.

29 Temmuz 2009 17:40  
Blogger Tuncay dedi ki...

@ popeye

yanlis hatirliyorsun, o demeci verirken takim ismi telaffuz etmemisti bulent uygun. hatta sonra bir panelde 6 yemeyi gs degil fener'e ithaf ettigini soylemisti

29 Temmuz 2009 19:15  
Blogger Borges dedi ki...

Alper, farkli bir konu olsa da sunu merak ettim. Bu yazi asagida verdigin Sporyazarlari etiketi olmasina ragmen orada yer almadi, nedenini merak ettim..

3 Ağustos 2009 13:59  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Borges

İlk defa senden duyuyorum.

Sporyazarlari.com sahibi ve editörü benim arkadaşım Metin Sipahioğlu. Yazıyı yazdıktan sonra söyledim, Metin de tamam hallederim dedi.

Unutmuş olabilir. İş yoğunluğunda atlamış olabilir. Ben de siteye girip bakmadım bir daha gerçekten. İş kazası diyelim :)

3 Ağustos 2009 14:12  
Blogger Borges dedi ki...

Tesekkürler Alper aciklama icin, yüksek ihtimal dalginligina gelmistir.

3 Ağustos 2009 14:16  
Blogger Sporyazarlari dedi ki...

@ Alper Öcal & @ Borges

cok cok ozur diliyorum, bu yazıyı alıp koymayı unuttuk o geceki dalgınlık ile, sitelerimizde bir yazılım guncellemesi yapılıyor ve yaklasık 10 gundur onlarla ugrasıyoruz, herkesin nezdinde alper kardeşimden cok cok cok ozur diliyorum bu hata icin.

metin sipahioglu

6 Ağustos 2009 00:55  
Blogger Borges dedi ki...

Metin Sipahioglu: Buraya gelip bilgilendirme yapma zahmetine girdiginiz icin ben tesekkür ediyorum. Güzel bir yaziydi, isterdim daha cok insan okusun, hepsi bu.

tekrardan inceliginiz ve ayni zamanda yaptiginiz güzel site icin tebrikler.. zira cok büyük bir kolayliktir bu insanlara sunulan..

Saygilar.

6 Ağustos 2009 01:24  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa