30 Ağustos 2009 Pazar

Fenerbahçe 2 - 1 Manisaspor



Blog arşivinde "Gençler Hakem Olun" başlıklı bir yazı var. Neredeyse 1 sene önce yazılmış, ikincisini yazmanın zamanı gelmiştir bu maçtan sonra. Bu iş profesyonel bir meslek halini almadığı sürece böyle kötü icra edilmeye devam edecek. Maçın başında iki pozisyon var. Kazım kendi cezasahası içinde taban göstererek topu alıyor. Hakem Fenerbahçe lehine yanlış karar verip devam ettiriyor. Aynı hakem Alex'in nizami olmayan golünden önce aynı pozisyona Manisa aleyhine çift vuruş veriyor. Kendi kendini yalanlıyor. Ergin'in Emre'ye arkadan yaptığı hareket sarı kart. Doğru kararı verse Ergin atılacak, Tolga Özkalfa elini cebine atmıyor.Simpson'un Andre Santos'a yaptığı hareket Dünya üzerindeki herhangi bir sahada kırmızı karttır. Daha atlanan birçok da faul var. Türkiye'de hakemler oyuna bunları vermeyerek tempo kazandıracağını filan sandığından olsa gerek acayip ve anlamsız sert bir ligimiz oldu. Sonra kalite arıyoruz maçlarda. Bekir'in Ergin'e yaptığı hareket de penaltı. Yanında sarı da gerektirir. Bekir de atılacak yani oyundan; ama ne kart var ne de penaltı kararı. Bunlar benim kendi görgümce yorumu olmayan kararlar. Manisa'nın yan hakem tarafından kesilen ve devamında gol olan tartışmalı ofsayt kararına diyeceğim yok. Santimetreler konuşur, Şansal Büyüka piero yapsın ona.

Fenerbahçe son Sion maçıyla Emre'nin, bu maçla da Gökhan Gönül'ün oyuncu niteliği anlamında değerini anlamıştır artık. Bu iki yerli mücevher sadece mevkilerinde değil; Fenerbahçe'nin hem hücumunda, hem de takım savunmasında alternatifsizler. 4-2-3-1 dizilişinin işlemesi için Mehmet Topuz'u tercih ederdim ben Gökhan Gönül'ün yokluğunda. Daum ise Bekir İrtegün ile başladı. Bekir'in sağ bek gibi oynamak yerine stoperleri üçleyen karakteri sayesinde takımın simetrisi bozuldu. Önder'in süpürücü ve Lugano'nun sol, Bekir'in sağ stoper gibi oynadığı 3'lü bir savunma hattı oluştu.

Daum talimat vermiş sanırım; "geriden çıkarken beklerinize ya da önünüzdeki ortasahaya oynayın, ezbere ve havadan oynamayın" diye. Stoperlerin ayağı tuğla gibi, takımın boyu da kısa zaten. Bu açıdan talimat mantıklı
ama maç özelinde Alex'in tepesinde Yiğit vardı sürekli ve ortasahadan uzak oynadı hep. Andre Santos içeride kayboldu, Kazım arkasındaki Bekir'den destek göremeyince çizgiye inemedi. Manisaspor'un kompakt ve rakip yarı sahada pres yapan 4-1-4-1'i sayesinde Emre ve Cristian da yüzü dönük top alamadı. İlk 15 - 20 dakika hariç Fenerbahçe de doğal olarak topu ortasahada çokça kaptırdı ve oyunu bir türlü 1. bölgeye taşıyamadı. Yokları oynadı. İlk devrede Andre Santos'un sıfıra inip, ceza sahası içinden arka direğe çıkardığı top ve Kazım'ın sol çaprazdan yaptığı plase dışında pozisyon yok. Manisaspor'un ise Mehmet Nas'ın ortasında Simpson'ın uçarak vurduğu kafa ile yakaladığı ve 3'e 1 gelişen atakta Cristian'ın kestiği net bir pozisyonu var.

Kulübe geçen seneki gibi boş değil. Toplam değeri nereden baksan Türkiye şartlarında 20-25 milyon € olan Mehmet Topuz, Özer, Semih gibi oyuncular var.
Şu görüntüde bu oyuncular kullanılmayacaksa ne zaman kullanılacak ? Daum yine 70. dakikaya kadar bekledi. Değişikliklerin geciktiği her saniye Manisaspor'un etkiniği arttı. Nizamettin ve Güven, yavaş olan Bekir'in ve gidip de gelmeyen Roberto Carlos'un arkasına rahatça sarktılar. Becerikli olsalar Ergin kariyerinin en unutulmaz maçını oynardı. Cristian, belki de mecburen, geldiğinden bugüne en agresif oyununu sergiledi. Lig TV'nin teknolojisine güvenmiyorum, benim gözlemlediğim kadarıyla takımın en çok koşan oyuncularından biriydi. Yenilen gole kadar Volkan ile birlikte 'iyi oynadı' denilebilecek tek Fenerbahçe oyuncusuydu Cristian. Yenilen golde de kabahatin büyüğü Lugano'nun. O şiddetteki bir pas iki kişi tarafından kontrol edilen oyuncuya atılmaz. Atarsan bu kaçınılmaz sondur. Iniesta bile zor döner o topu alıp. Emre'nin de oyundan atılmasıyla Cristian'ın son 15 dakika paspas olması kaçınılmazdı.

Manisa'nın bu süreçte galibiyeti getirecek pozisyonları var ve ikinci golü bulmaları işten bile değildi. En azından bir puanı haketmişlerdi ama son dakikada Fenerbahçe'ye büyük ikramiye vurdu. Alex büyük topçu. 4 maçta 4 galibiyetli bir sezon başlangıcını da epeydir hatırlamıyorum.

Bu kötü maçtan Fenerbahçe adına umutlanacak tek icraat var. Geç bile yapmış olsa Daum'un Mehmet Topuz ve Semih değişiklikleriyle Fenerbahçe'yi 4-1-2-1-2 dizilişine kaydırması. akabinde Emre'nin kırmızı kartına rağmen hemen de üstünlük sağlandı ve Guiza'nın golü geldi ( gözlerim yaşardı maçı % 100 gol pozisyonu/gol oranıyla bitirmesi ). Aragones olsaydı muhtemelen Crsitian yerine Josico girerdi ve maç kaybedilirdi. Daum'un farkı bu riski göze alabiliyor olmasıdır.

Roberto Carlos'un şu hali tam bir kara delik. İtibarı yüksek, sorumsuzca çıkıyor. Çıkabilmesi için Andre Santos'un içeri katetmesi lazım. RC o kadar çok çıkıyor ve geri dönmüyor ki, Andre Santos ortasahadaki kalabalıkta kayboluyor ve anlık parlamalar dışında oyundan düşüyor. Mehmet Topuz ve Semih sağlıklılarsa yedek kalacak oyuncular değiller. Guiza oynuyorsa, onun aklı olan Alex'e mecbursun. Önder'i yazmaktan bıktım, eldeki kadroda Bilica olmalı Lugano'nun partneri ama yabancı sınırına takılıyorsun. Bu çok bilinmeyenli denklemi çözecek iksir 4-1-2-1-2. Daum ilk döneminde denemişti ama ya kanat beki ya da ideal iç oyuncularını bulamamıştı. Üstelik çok fazla forvet ve açık oyuncusu vardı takımda. Bu diziliş bir çok atıl oyuncu yaratıyordu. 4-2-3-1 daha uygundu. Bu kez öyle değil. Elinde hem daha dengeli ve alternatifli bir kadro, hem de bu dizilişi oynayacak kanat bekleri ve iç oyuncuları var Daum'un.

Volkan

Gökhan Gönül - Lugano - Bilica - Andre Santos

Cristian

Mehmet Topuz - Emre Belözoğlu

Alex

Semih - Güiza

Ukalalık gibi olmasın fakat teoride hem daha hücumcu, hem de savunmada zorluk çıkarmayacak bir düzen bu. Andre Santos ve Gökhan Gönül için daha ideal bir hücum ve savunma yapısı sağlıyor. Emre ve Mehmet Topuz yardımı var zira. Mevcut ortasahadan daha yaratıcı ve dinamikler üstelik. En azından kolay gözüken maçlarda ilk plan olabilir. Sadece Kazım'ı feda etmek zorundasın. Yine de maçına ya da oyunun gidişata göre forvette ya da skoru aldıktan sonra 4-2-3-1'e dönüp sağ açıkta kullanılabilir.

Emre'yi çok iyi oyuncu olmasına rağmen benim gibilerin neden sevmediğinin, benimsemediğinin cevabını Diyarbakır ve Manisaspor maçlarını izleyenler bulabilirler. Fenerbahçe forması bu kabadayılığın kostümü değil, olmamalı. Oysa meşrebi geniş bazı yöneticiler kendisine kaptanlığı layık görebiliyorlar. Yazık...

Gökhan Gönül'den sonra Fenerbahçe forması giyecek sağ beklere de Allah sabır versin. Kaç oyuncu yuhalanır Saraçoğlu'nda ?

Etiketler: ,

40 Yorum:

Blogger Aceto Balsikimo dedi ki...

Mucize puan cidden. gol öncesi sanırım eski trabzonlu ferhat saçma sapan bir top kaybetti ve mucize gerçekleşti. alex'li fener oyunu rakip sahaya yıkamıyor ama mucizeyi gene onun sihirli ayağı söylüyor. emre nereye kadar bu şımarıklığını sürdürecek merak ediyorum.. her maçta diklenmeler hakemlere taciz v.s santos bu maçta hayal kırıklığıydı. fener ileride pres yapamıyor rakip kolay oyun kuruyor bana ümit vermedi 3 er 3 er gidiyor ama çekirge bi yere kadar benden söylemesi.. manisa da ise kanadalı ortasaha ve liberyalı stoper fena değildi gerisi yalan. manisa nın iyi oynadı gözükme nedeni sadece fenerin çok kötü olması bence. yaratıcı ve bitirici oyuncu eksikliğini ilerde çok yaşarlar artık elelrinde zelenka falan yok..

31 Ağustos 2009 00:04  
Blogger Yunus dedi ki...

cristian da cok iyi degildi bence.. hücuma cıkarken cok top kaptırdı tabi bunda manisalı oyuncuların müthiş pres uygulamasınında rolü vardı ancak fenerbahçe nin 5 milyon euro verdigi ön libero bu kadar kötü oynamamalı.. sezer öztürk ilk 11 de başlasaydı o kaptırılan toplar daha olumlu kullanlsaydı fener bu akşam karizmasını cok kötü çizdirebilirdi.. kazandıgına göre daumdan büyük hoca yok fenerliler için..:D

31 Ağustos 2009 00:10  
Blogger Bypass Ratio dedi ki...

Adaş,
Bu galibiyet hele ki son dakikada alınması çok önemli.
Bütün FB'lilerin aklına Sakarya'da Luciano'nun 90+3'te attığı gol gelmiştir.
Bir takım son dakikada maç kazanıyorsa bu ilerideki iyi şeylere işarettir.
Neyse pembe tabloları geçelim, gerçeklere gelelim. Takım alarm veriyor. En iyi adamımız Volkan'dı. Daum yine saçmalamalarına başladı. Alex daha yeni sakatlıktan çıkmış ama kadroda. Bekir ve Güiza bu takımın topçusu değil. Semih sağlamsa bu takımın banko forveti olmalıdır. Sene başında Güiza boş kaleye iki gol attı diye havalara çıkarıldı. Gelen tekliflerde üçe beşe bakmadan Güiza satlmalıydı.
Takımda uyumsuzluk var. Bilmiyorum ama hem TSL'de hem de UEL'de işimiz çok ama çok zor.

31 Ağustos 2009 00:13  
Blogger fatih's dedi ki...

Cristian a laf soylerseniz cok fena sövücem haberiniz olsun :)

31 Ağustos 2009 00:15  
Blogger Bolat dedi ki...

Cristian berbat oynadi. Kaptirdigi toplari Selcuk kaptirsa yerin dibine sokulur olasi bir maglubiyetin bas sorumlusu olurdu.

31 Ağustos 2009 00:22  
Blogger zapata dedi ki...

Cristian takım kötü oynarken iyi oynadı mı demek istedin yoksa takım kötüydü Cristian ayrı bi' kötüydü mü? İlkini kastettiysen bu adama karşı çok büyük bir sempatin ve toleransın var gibime geliyor. Defansif anlamda kestiği toplar can alıcıydı evet ama hücuma çıkarken yaptığı pas hataları, topu kontrol edemeyip üstüne garip top kayıpları - golü de öyle yedik zaten- zaten hakemle el ele verip oyunumuzu bozan Manisa'nın ekmeğine yağ sürdü. Sadece 1 gol yedirmesi bile kötü olması için yeterli bir sebepken üstüne yaptığı hatalar da mı kötü dememiz için yeterli sebep değil. Selçuk'a bu yüzden methiyeler! düzmüyor mu milyonlarca fenerbahçe taraftarı?

31 Ağustos 2009 00:28  
Blogger longman dedi ki...

Manisa'nın verilmeyen penaltısı,ofsayt diye kesilen gollük pozisyonu ve maçın başında ceza sahasının üzeride K.Kazım'ın faulü var.Hakem sayesinde demek abartı olmaz.Dos santos kötü futbolcu,attığı goller onun kötü futbolunu arka plana atıyordu

31 Ağustos 2009 00:34  
Blogger Schumy dedi ki...

Keşke federasyon açıklamayı baştan yapsaymış Elano' ya falan milyon eurolar vermezdik :)

Hakemin façasını alan Emre' ye de selamlarımı iletiyorum :)

31 Ağustos 2009 00:56  
Blogger barış dedi ki...

@alper öcal

diyarbakır maçında emre-hakem olayına yaptığın yoruma şaşırmıştım hakikaten. olması gereken ve normal olan bugünkü sanırım, tabii senin emreyi savunmadığını da biliyorum bu arada.

31 Ağustos 2009 00:59  
Blogger algon dedi ki...

Zaten hücumda savunma yapmayan bu kadar oyuncu (Santos, Kazim, Alex) varken Fenerbahçe'nin savunmasına güvendiği isimlerden Baroni top kayıpları ve tutukluğuyla, Roberto Carlos ise arkasına atılan toplarla beklenenden kötü oynadılar. Bu iki oyuncuda bariz konsantrasyon eksikliği var.

Mac Degerlendirmesi:
http://algons.blogspot.com/2009/08/fenerbahce-2-1-manisaspor.html

31 Ağustos 2009 01:50  
Blogger Kaan Özaydın dedi ki...

aragones yorumun mükemmel olmuş. bence bu maçta farkı yaratan adam alex'di.

bu arada bahsettiğin dizilişin olacağını zannetmiyorum çünkü fenerbahçe'ye roberto carlos'u yedek bırakacak cesarete sahip bir teknik direktör gelebileceğini düşünmüyorum.

31 Ağustos 2009 02:14  
Blogger ergün dedi ki...

su futbol dünyasında semih e yapılan haksızlık kadar baska birine bu kadar haksızlık yapıldıgını hatırlamıyorum.bence daum un da santos yerine güiza ve bekir yerine mehmet topuz degisikligi yapması daha dogru olurdu.

31 Ağustos 2009 02:42  
Blogger Noat SamisA dedi ki...

Hakemlik profesyonel meslek olursa Türkiye'de hakemlik kurumu biter, maç yönetecek adam bulunamaz.

31 Ağustos 2009 02:45  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Noat Samisa

O zaman dışarıdan getirirsin ya da başka bir çare bulunsun. Hobi niyetine hakemlik yapılıyor Türkiye'de. Hakemliğim eimden alınır korkusu yok, sorumluluk sıfır. Mahalle baskısıyla bundan iyisi olmuyor işte.

31 Ağustos 2009 02:49  
Blogger Noat SamisA dedi ki...

Üst düzey hakem olmanın tüm dünyadaki öncül şartı, en az 10 yıl alt kademelerde geçirilmiş zaman. Bu süreçte hiç kimseyi tek meslek olarak hakemliğe yöneltemezsiniz. Bu bir süreç işi, yatırım yaptığınız kişi beklentilerinizi karşılayamayabilir. Ve bu bir spor aktivitesi. Ömür boyu sizi taşıyamaz. Hakemliğin pek çok farklı uygulaması var dünyada ama geneli hobi şeklindedir. İşi, futbolu sevmeyen adamdan hakem olmaz; hele iyi hakem hiç olmaz. Ya futbol ortamını değiştirmeye gayret gösterilir ya da dışarıdan hakem gelir; ikisinden başka çözüm yok. Bugün Emre Belözoğlu hakemi itti, TFFGHD yarın Emre'yi kınayan bir metin yayınlamalı mesela. Ama olmaz, Türkiye'de böyle şeyler imkansız. İnsanlar kınanmalı, bu bir örnek yalnızca. Sıkıntı insanlar değil, ortamdır.

31 Ağustos 2009 03:01  
Blogger fatih's dedi ki...

Harika bi yazi gerçekten...

31 Ağustos 2009 03:05  
Blogger Dr.Lector dedi ki...

Dk. 20-25 birisi Fenerin şartelini indirdi. Cidden karın ağrısı başladı. Kıvranıyordum. Tam da Simpson golü atıyordu ki, nasıl olduysa uçan kafa auta gitti. O top gol olsa Fener erkenden uyanıp cezayı çok fena kesecek, farka gidecek, maç yorumlarını revize edecekti herkes. Skor yorumculuğuna devam yani! Ama bu uyuyan dev geyiği çok sıktı. Ben şöyle kendi evinde, Liv'pool gibi,(Barca demiyorum; onlar 90 dk eziyet ediyorlar rakibe) MANU gibi "lan nooluyo" diyemeden kara gece gibi rakibin üzerine çöken, boğan, ilk 10-15 arası 1 gol bulup rakibin umudunu kıran bir takım ve umutsuzca birbirlerine ve medet umar biçimde kulübelerine bakışlar fırlatan rakip futbolcu toplulukları düşlüyorum. Eli ayağı titreyecek tam manasıyla! 3 pasın birini taca atacak en serinkanlı pasörü falan. Arkasından da başlayacak:
"VUR...LELELELELE...
FE!-NER!-BAH!-ÇE! VUR!"

Fatih Terim'in zılgıtını yemiş, elinde yetişmiş birisi olması hasebiyle tabiatı antipatik olan; fakat şu takımın hamurunda daha önce yine bu sayfadan senin de belirttiğin gibi Alperim; ne kadar da gerekli bir adam olan Emre'nin yokluğu bakalım haftaya kiminle hissedilmeyecek?!!!

Bu maçta açık seçik görüldü ki GG'nin ve KRALex'in önünde kim olursa olsun oynuyo kardeşim! Sanki oynamak zorunda kalıyo. Guiza maçtan sonra demiştir: "Ne çok özlemişim Alex'i!"

Son söz
@longman
"Dos santos kötü futbolcu,attığı goller onun kötü futbolunu arka plana atıyordu"
:)))

31 Ağustos 2009 03:32  
Blogger İskender Büyük dedi ki...

elinde mehmet topuz gibi sağ iç, emre gibi sol iç oynayabilecek iki dinamo varken bu sistemi denemesi lazım daum un aynen katılıyorum öngördüğün kadro düzenine... Ayrıca, ne kadar güzel goller atsada santosun sol açık oynayabilecek bir oyuncu olduğuna inanmıyorum. Aksine iyi bindiren bi oyuncu bunu sol bekte daha iyi yapar. Carlosada yavaştan yol verilmeli artık... Kazımdan iyi bir forvet yedeği olabilir başkada bişey olmaz

31 Ağustos 2009 03:50  
Blogger sampi dedi ki...

Hakemligin meslek olmasi gerektigine katiliyorum. Yalniz 30 bin kisinin cinsel kimliginizi sorguladigi ortamda bunu saglamanin yolu ortami dove dove duzeltmek ve hakemligi odullendirmektir. Senede 1 milyar dolarlik pastanin hakimlerinin yillik kazanci futbolcularin araba sigortasi tutarinda olursa sahada ezilirler. 10 senelik surec ideal de olsa esigi atlatmak icin 3 senelik bir hizlandirilmis program denenebilir su an 25 yas bandinda olan gelecek vaadeden adaylara mesela.

Roberto Carlos takimda en fazla parayi alan oyuncu. Ayriyeten cok buyuk marka oldugu icin onun takimdan kesilmesi sadece taktiksel degil yonetimsel bir karardir, bu kadar kolay verilecegini sanmiyorum.

Baklavali 4-4-2 mantikli, uygulanabilir ve gecerliligi olan bir taktik. Yalniz uzerinde yatirim yaptiginiz kanat oyuncularini cope atmak zorunda kalirsiniz. Ugur Boral, Kazim vs. yedek kulubelerinin koltuklarini popolariyla isitmaktan baska bir ise yaramaz cunku.

Mehmet Topuz'un yedek kalmasi bana mantik disi geliyor. Eger sakat degilse 9 m euro'luk yeni transfer oynatilmali bence.

31 Ağustos 2009 04:01  
Blogger eşkenar kare dedi ki...

Mehmet Topuz'un iç oynayabilecegini sanmıyorum. Emre gibi mümkün değil oynayamaz. Zaten son zamanlarında, Alex gibi oynamıştı kayseride.

Keşke olsa ama 4-1-2-1-2 kağıt üstünde kalır. Sağ iç oynayacak devamlılıgı gosterecek kimse yok takımda.

Zaten 4-2-3-1 oynarkende Emre alternatifsizdir maalesef. Bakalım Daum nasıl çözüm bulacak.

31 Ağustos 2009 04:07  
Blogger Cansu dedi ki...

Ben bu sezonun takımıı artık belirledim. Hem Süper Lig'de hem de Avrupa Lig'inde Fenerbahçe çok iddialı. Sion maçı itibariyle yükseldiği gruptan da başarıyla çıkacak ve Avrupa'ya bugüe kadar gösteremediği Fenerbahçeyi gösterecektir.

31 Ağustos 2009 08:47  
Blogger Arkhe dedi ki...

Direkt istediğim diziliş. Topuz transferinden beri bunu istiyorum.

31 Ağustos 2009 10:10  
Blogger enis dedi ki...

cicitürk, bence hizada bir cizgi çekememiş, ayrıca yan hakem de durdugu yer itibariyle süzemez, dinlendirilir kesin...aynı anda alex, guiza, semih oynarsa bu sistem fenere asla yaramaz, evet emre cok iyi ama 2 eliyle böbrekleri tutuyorsa, o an yorulmus demektir, atildigi pozisyonda da omuzu yiyen bitirim cocuk, öncesinde emreye kasti olarak kalcasını cıkarıyo, emrenin dengesi bozuluyor diye intikam alıyor aklı sıra, küfür filan yorgunluktan gelen seyler...son yılların en heyecanlı son 15 dk larından biri oldu, tanımadıgın adamlarla bile sarılıyorsun, komik...ama bunu allah istedi diyorum, şapkadan tavşan cıkan mac oldu, demek bu yıl şans da fenerden yana olucak

31 Ağustos 2009 10:12  
Blogger tom dedi ki...

maçı izlemediğim için maç hakkında yorum yapamam. Fakat 4-1-2-1-2 sistemi mevcut kadroya uyan bir sistem değil. Sağ iç te ve sol içte oynayabilecek mehmet topuz ve emre den başka futbolcu yok elimizde. O sistem anca bunun gibi gole ihtiyacımız olan maçlarda kullanılabilir. Emre nin yokluğunda yerine mehmet topuz u oynatıp 4-2-3-1 e devam eder Daum.

Son 15 dakka cristian ın paspas olduğundan bahsetmissiniz.Geriye duştuğumuz maçlarda Daum orta sahada cristian ı tek bırakıp forveti 3 leyip hatta 4 leyebilir.Peki cristian bu durumu nasıl kaldıracak?

31 Ağustos 2009 10:37  
Blogger Bolat dedi ki...

Fenerbahce'nin hocasi mac kazanmaya devam ettigi müddetce alarm da verse bu sistemden gecmez.

Zira yeni sistem demek en az üc-dört maclik alisma periyodunu beraberinde riske etmek demektir, Daum da bunu göze almaz. Garanticidir...

Ancak bir müddet puan kayiplari yasar takim pespese, iste o zaman gidebilir böyle bir arayisa...

Ayrica Fenerbahce'nin alternatifli bir kadrosunun olmasi birsey ifade etmiyor. Dün Özer, bildigim kadariyla 18'de bile yoktu.

31 Ağustos 2009 10:55  
Blogger varol döken dedi ki...

@alper
lig tv kaç metre yazdı bilmiyorum ama sandığından çok koştu cristian... evet çok hata yaptı ama allah aşkına selçuk ile kıyaslamayın! bu çocuk, gerçekten çok sevilecek, bakın çok iyi işler yapacak falan demiyorum ama gölgesinden önce koşuyor topa, istiyor onu, o yüzden de hata yapıyor... yaptığı hata kadar da gol kurtarıyor (bekir in belinin dönemediği yerde 30 metreden gelip topu sinirle panolara vurması)

bekir'i ağzım açık izledim, şaka gibiydi... hiç kimse ayağına gelen bir fırsatı böyle tepemez... her şeyi yedi, zzzt erenköy desem onu da yiyecekti... yasin'den kötü, asla bek olamaz, bugün gitsin, evet acımasızım:)

düzenini çok beğendim alper, iyi oturursa süper de işler ama daum yapmaz öyle şeyler bilirsin...

ben tribünde oturan biri olarak takımdan çok daha umut verecek bir şey söyleyeyim fenerbahçeli arkadaşlara... tribün eskisi falan değilim ama fenerbahçe taraftarını son 5 senedir bu kadar uyumlu, istekli, ahenkli, destekleyici görmedim... gereksiz tezahürat yok, küfür yok, kavga yok... birlik var, uyum var, ortak bir sevgi var... en çok bu umutlandırıyor beni, gerisi laf-ı güzah...

31 Ağustos 2009 10:56  
Blogger fyckreth® dedi ki...

yaw su yorum bolumunde de amma les kargasi varmis. Andre Santos`u kotu futbolsu yapani mi ararsin, yoksa Elano icerikli igrenc espriyi yapani mi dersin. Futbol federasyonuna saldirmak icin acele etmeyin, once bir kendi macinizi seyredin derim. ne cabuk unutuluyor bazi seyler aklim almiyor.

31 Ağustos 2009 11:06  
Blogger benden bu kadar dedi ki...

cristian mesela bu maçta iyi oynadı. aurelio dan büyük topçu mu? kim söyleyebilir bunu? aurelio dikine oynamıyordu demişti birisi. cristian oynuyor da ne yapıyor, xabi alonso pası mı veriyor? top kaptırıyor boyuna. cristian 2. sınıf bir ön liberodur. selçuk'tan hallicedir. büyük maçlarda oynayan deniz'den de kötüdür. küçük maçlarda oynayan deniz'den iyidir.
şapkadan tavşan çıkmadı işte.

4-1-2-1-2 meselesi;

alper abi şimdi 4-3-1-2 bu taktik bi kere. 4-1-2-1-2 nin kanat oyuncususu; misal, joe cole. neyse rakamlar çok da önemli değil,

bu taktikle bizim beklentimiz topuz'un ambrosini'lik, emre'nin seedorf'luk yapması. hadi emre'den seedorf çıkar da, topuz'dan ambrosini'yi arsene wenger bile çıkaramaz.

beklerin yerini doldurmak, hızlı tek pas yapmak, topu kaptırınca dönüp kovalamak....topuz'un bunları yapamayacağını çocuklar biliyor. bırakın 4-3-1-2 de orta saha oynamasını, bizim mahalle maçında orta saha oynaması sakıncalı topuz'un. alex yokken onun mevkiinde oynaması lazım bu adamın. topuz = alex'in yedeği. bunun anlaşılması çok zor değil. aziz yıldırım mehmet topuz'u transfer ederken nerede oynayacağını düşünmüş müdür sizce? düşünse yapar mıydı bu transferi? israf işte. sonra tabata'ya bjk 8 verdi diye dalga geçiyorlar antu forumlarda. işiniz gücünüz dalga geçmek zaten. dönün de kendi şeyinize gülün.

hakem kısmına tamamiyle katılıyorum. hatta benim maç içindeki tepkim şöyle oldu,

şimdi bi sürü fenerli maç izliyoruz, baktım hakem manisanın ofsayt olmayan golünü de penaltısını da yedi, dedim ki abicim böyle gidecekse ben böyle maç kazanmak istemiyorum manisa gol atsın sevinicem anasını satıyım dedim.. biraz sonra gol oldu, benle birlikte 2 amca daha sevindi, dedim abi siz manisalı mısınız, yok dediler ama seni haklı bulduk biz de sevindik. dedim hadi hayırlısı bakalım millet benle fıttımış anlaşılan.. 90+4 deki gole kadar elimde duran para üstü (o kadar konsantre olmuşum ki ilk yarının başından beri duruyor) golden sonra sağa sola fırladı heyecandan ne yaptığımı bilemez oldum o derece sevindim gole..futbolun böyle yaşanması gerektiğini düşünüyorum. rakibin hakkını verip maç kazanmak ayrı zevkliydi vallahi...

31 Ağustos 2009 12:35  
Blogger Bolat dedi ki...

Cristian calisiyor ediyor evyallah. Ama Fenerbahce'ye vites arttiracak bir isim degil. Esas sorun burada.

Su anda fark yaratan isimlerden Emre 5 milyon € ya geldi, hatirladigim kadariyla. Üstelik yerli. Cristian ise 7 milyon €.

Yani verdiginiz ve ihtiyaciniz olanin karsiligi degil bence.

31 Ağustos 2009 13:30  
Blogger dt.ibo dedi ki...

@Alper Öcal

Bir süre amatörde hakemlik yapmış (daha fazla dayanamamış) biri olarak yazıyorum, evet hakem ücretleri az ama amatörde bile o ücretleri 4 gözle bekleyen ne insanlar olduğunu görseniz, hakemliği bir meslek gelecek olarak gördüklerini, sırf hakemlik te kolay yükselebilmek adına açıköğretim olsun da bi diplomam olsun mantığıyla meslek seçmeden üniversite okuduklarını bilseniz biraz daha anlama şansınız olur belki bazı şeyleri.
malesef ki tepedeki insanların eşi dostu olmadan, eski bir hakem/gözlemci çocuğu olmadan hakemlikte ilerlemeniz çok zor(özellikle büyük şehirlerde).ancak işinizden çok derneğe giderek hocalarla laflayarak onlara yardımcı olarak kendi torpilinizi yaratmanız söz konusu bu da zaman ve emek istemekte.
ben kursa katılırken şöyle düşünüyodum. tamam futbolculuğum yok yabancı dilim var, mesleğim var ama kafası çalışan biriyim. hata da yapsam bundan ders çıkarmam ve kendimi düzeltmem kolay olur (çok fenadır hata yaptığını maç içinde kavrayacak kadar zeki olmak).
ama ne oldu benden az koşanlar, D/Y lı sorularda geçme notu 60 iken 62 alanlardan (98 almışlığımda vardır) maç brifingi dinler olduk. Ankara'nın en ücra yerlerinde sabah 9 da maça çıkmaya başladık, dedilerki bunlara katlanamayan hakem olmasın. ben dde dedimki hakemliğiniz sizin olsun da bir adım öteye zor gidersiniz sizin bizler gibileri elinde tutmaya çalışmak yerine işinize gelirse tavrınızla hakemlik bir yere gelmez.
neyse laf daha çok uzar bu anlatımda çok iyi yansıtamamış olabilirim ama sadece profesyonellik ile de çözülmez bu iş. o zaman da rant artacak bu devran böyle işlemeye devam edecek bir şekilde.
çözüm mantalitenin değişmesinde

31 Ağustos 2009 18:07  
Blogger syd dedi ki...

Alper, bu sistemi ben de beğeniyorum. Sen daha iyi bilirsin gerçi, ama tipik Brezilya takımı sistemi işte. Oynamamız gereken sistem de bu, fakat elimizdeki kadro bu sistemin uygulanması için yeterli değil. Misal, eğer çift forvet oynayacaksan, her an hazır 2 tane forvet yedeğin olacak. Bizde 1 tane bile yok. Hadi biraz zorlasan şapkadan Kazım'ı çıkarırsın oraya. Başka? Deivid? Yapmayın nolur. Eğer bu sistemde oynayacaksak, en az 1 tane Fenerbahçe'ye yakışır Türk bir santrfor almamız gerekiyor şu tabloda. Bana kalırsa sistem sezon başında belirlenip, transferler ona göre yapılmalıydı. Yönetime kısmen hak veriyorum, bizim teknik adamımız bile belli değildi sezon başında fakat belli olduğu dönemlerdeki transfer politikalarını da hatırlamak istemiyorum açıkçası.

Mehmet Topuz orada oynamaz diyen arkadaşların aksine, ben Mehmet Topuz'un en etkili olacağı mevkinin orası olduğunu düşünüyorum. Biraz sıksan, Emre'nin sağ ayaklısını yaratırsın Mehmet'ten. İşkembeden sallamayalım. Emre gibi, rakibe önde presle basan bir karakterde mi Mehmet? Türkiye'de hiçbir futbolcunun olmadığı kadar evet.. Rakip defanstan dönen topları ilk kademede toplama becerisi nasıl? Emre'yle neredeyse eşit. Bu topları şutla veya olumlu pasla kullanma karakteri? O da var. Enerji? Daha Mehmet'in enerjisi hakkında hiçbir şey görmedik, ama idman ve maç sayısı arttıkça onu da göreceğiz. Türkiye'deki en güçlü ortasahalardan biri? Eee? Nasıl oynamaz diyorsunuz o zaman? Haa, rica ediyorum, Mehmet'in Kayseri'deki maçlarını tvdeki maç özetlerinden izliyorsanız, lütfen bu konuda tartışmayalım. Ama benim gibi son 2 yıldır 2 haftada bir Kayseri maçı izleyen birinin görüşlerini de lütfen dikkate almanızı rica ediyorum. Mehmet sağ açıkta değil, en iyi orada oynar. Onun futbol karakterine en çok yakışan mevki orası. Haa, bu sistem oynanır mı, oynanırsa orada Mehmet mi kullanılır bilemiyorum. Bizimki öngörü sadece.

Forvete de değineyim bari biraz. hep söylediğim gibi, Semih müthiş bizden, müthiş oyuncu, ama asla ilk 11 futbolcusu değil bizim için. Olamayacak. Alışmış kudurmuştan beterdir diyorum. Sezon başında elde Kazım varken, üzerine Özer ve Mehmet Topuz gibi isimler alınmışken, Deivid gönderilip yerine çok sağlam ve Güiza'nın karakterine uygun bir santrfor almalıydık. Fenerbahçe her zaman çift forvet oynamalıdır. Yıllardır böyle gördük, yemişim total futbolu, endüstriyel futbolu. Saraçoğlu gol ister. Defansın arkasına sarkan Güiza gibi deplasman takımı topçusuna bırakırsanız koskoca Fenerbahçe forvetini, bu taraftar size küser.

31 Ağustos 2009 18:41  
Blogger Aycan dedi ki...

Bir sorum var. Gökhan Gönül'ün efsane performansı sadece hucüma çok iyi çıkabilmesinden değil, muhteşem savunma yapabiliyor oluşundan.

Andre Santos muhtemelen hucumcu bek olarak efsane performans gösterebilir önerdiğiniz düzende. Ama Gökhan'a simetri yaratabilecek bir savunmacı olabilir mi bilmiyorum. Siz ne dersiniz?

Bekir'in pozisyonu penaltı değil diyene de penaltı diyene de bir şey demek istemem. Benim gördüğüm oyuncu kendini atıyor. O şekilde düşmesi zaten manasız. Sağ ayağını takıyor savunmaya. Gelgelelim o şekilde müdahele yapan savunmayı da sömürecek tabiki forvetler. O yüzden çok sıkıntlı bir pozisyon.

Ofsayt pozisyonu da bence devam ettirilmeliydi. O kadar zor pozisyonlarda bizim hakemlerimiz korktuklarından cesaret edemiyorlar. Hoş kendi yarı sahasından çıkana da ofsayt çalabildikleri için bizler meseleyi yanlış anlmış olabiliriz:)

31 Ağustos 2009 21:37  
Blogger Aycan dedi ki...

@ Tom:

Ancak 10 kişi kaldığımızı unutmayalım. Pas pas olmak zorunda kaldı biraz da. Cristian zeki bir oyuncu. En azından lig için öyle diyebilirim. Kendi adıma gayet memnunum.

Hata yapmasından da doğal bir şey yok. Ama doğru olanı Selçuk'tan falan daha iyi ve çabuk öngörebilip uyguluyor. Selçuk'un da bir çok taraftarın aksine, gayet iyi bir yedek oldugunu dusunuyorum. Ozellikle Deniz yoksa...

Berbat oyunu da fazla büyütmuyorum. Maç maç değişen performans olacak elbette. İyi bir takım var elde.

31 Ağustos 2009 21:45  
Blogger benden bu kadar dedi ki...

@syd

topuz konusunda kim ne dese boş tabi ama oyuncunun karakteri belli. senin söylediğin şeyleri yapabiliyor zaten de, benim söylediğim şeyleri yapabiliyor mu, o lazım bana. topuz'un sağa sola deli gibi koşmasına bakıp ha tamam bu adam mücadeleci iyi madem koy orta sahaya top kapsın şut çeksin mantığıyla hareket ederseniz zaten dünya futbolunda ne ballack'ın ne aurelio'nun işi var, hepsi yalan. bak deli gibi koşmuyorlar.

orta sahanın ortasında oynamak ayrı bir olay. öyle her benim diyen adam oynayamaz. ha topuz'u sağ açığa koyup defansif katkı beklemezsen eyvallah. yoksa sözümü dinleyeceksin arkadaş. topuz'un kazım'ın yerinde oynamasına itirazım yok. zaten kazım geri gelip de iş yapmıyor. ama andre santosu çekip semih'i koyarsanız işte o anda topuz'un oynaması büyük risk. o zaman zaten kazım'ın oynaması da risk.

4-3-1-2 de orta saha oyuncularının ne kadar hayati önemi olduğunu alper abi hepimizden iyi biliyor. topuz'un her kaçıracağı bekin kalemizde net pozisyon olarak döneceği kabak gibi ortada. emre bu konuda az daha bilinçli mesela. gider bindiren beki kovalar. ama topuz bir kovalar iki kovalar üçüncüde unutur veya tutamaz adamı. çünkü mantalitesinde yok böyle birşey. adam kayserispor'da boyuna açık veya forvet arkası oynadı, hiç mi insafınız yok, topuz gibi hızlı-teknik-yorulmak bilmeyen adam bi de oyunu çift yönlü oynasa kalır mıydı 26 yaşına kadar kayserispor'da? hamit altıntop mu sanıyorsunuz mehmet'i?

neyse..bence böyle, sizce öyle, haklı olanı zaman gösterir. hepimiz fenerbahçe için konuşuyoruz sonuçta. kazandığımız sürece sorun yok, taktik sistem önemsiz, bi kaybetsin daum herkes sövecek taktiğe, oyunculara, ruhsuzluğa. bakalım da görelim. gs de yenilir inşallah ilk yarı 0-0 bitti :))

31 Ağustos 2009 21:59  
Blogger Turiaf dedi ki...

4-3-1-2 maç içersinde geçilebilecek bir sistem ancak takımın ana sistemi olamaz. Öncelikle Sol bek için yedekler fazlası ile varken dağ bek için bu sistemde oynayabilecek gökhan dan başka oyuncu yok. Ayrıca iç oyuncuları emre ve mehmet'inde yedekleri yok. Forvettede en fazla Kazım'ı yedek tutarsınız oda yeterli olmaz. Fenerbahçe 4-2-3-1 e göre transferlerini yaptı ve Alex sakat olmadığı sürece maçlara bu sistemle bşalıyacaktır

1 Eylül 2009 02:17  
Blogger arttvendelay dedi ki...

su yorum kismini fenerbahce'ye saldirmak icin kullanan gs'lilerden gina geldi, yok keita'yi bosuna almismis yok hakem emre'nin facasini almismis. asy'de yazin kardesim bunlari, yaziyla ilgili soyleyecek neyin var?

1 Eylül 2009 02:32  
Blogger algon dedi ki...

Cristian'in gercekten de iyi oynadigini dusunmuyorum. Sadece yenilen golde degil, oncesinde de bircok kritik top kaybi yapti. Arkasinda Lugano topu kazaninca cok goze carpmiyor. Tamam, ilk gol de onun kazandigi toptan geldi, ancak Fenerbahce orta sahasinda oynamak istiyorsa daha iyi top dagitabilmeli.

1 Eylül 2009 04:20  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@benden bu kadar

İngilizler 4-4-2 diamond diyorlar, bizde diamond yerine baklava tabiri geçerli.

Öyle yazmak uzun geliyor bana. 4-1-2-1-2 daha kolay. 4-3-1-2 diye yazmıyorum çünkü aynı simetride oynamıyorlar.

Mehmet Topuz o fizik, enerji ve yetenekleriyle ile her mevkide oynar. Yeter ki rolüne iyi çalıştırılsın.

1 Eylül 2009 09:31  
Blogger stormbringer dedi ki...

Alper Öcal, aynen dediğine katılıyorum sistem için. Hele bir de bu taktiği Milan'ın 4-5 sene önce oynadığı 2-6-2'ye benzetebilirlerse içerdeki maçlarda Kadıköy'den beraberliğin bile zor çıkabileceğini düşünüyorum.

Andre Santos'a kötü diyenin alnını karışlarım. Uğur Boral'ı beğenip Santos'u beğenmeyeni boğarım.

"Semih'e haksızlık yapılıyor" diyenlere ayrıca hastayım. Yahu bu adam 2 sene evvel(CL'de çeyrek final oynandığı zaman) Zico tarafından ne zaman ilk 11'e konsa akılda kalan tek bir iş yapmadı. Çok zor maçların adamı değildir Semih. Hele karşı takımın stoperleri iyiyse hiç varlık gösteremedi, gösteremez. Guiza çok gol kaçırabiliyor hatta adama kafayı yedirtiyor; ancak Semih ile karşılaştırılamaz bile.

Cristian içinse çok haksız yorumlar yapılıyor. Bir kere Aurelio'nun Aurelio olabilmesi için 4-5 sene geçmesini bekledi Fenerbahçe. Adam ilk geldiğinde kimse beğenmedi de varoş futbolcu olarak görülüyordu. Uyum denen muhabbet budur bence. Sadece oyuna değil takıma uyum süresini yaşıyor Cristian. Biraz daha beklemek lazım bence. Ön libero mevkii için düşünürsek Cristian yetenek olarak da Aurelio'dan üstündür; fakat Fink şu anki durum itibariyle kendisinden kesinlikle daha iyidir, tam bir Alman panzeridir.

1 Eylül 2009 11:01  
Blogger benden bu kadar dedi ki...

@alper öcal

abi umarım topuz dediğin gibi orta saha oyuncusuna devşirilir. devşirilirse çok büyük olay olur. bakalım görelim.

1 Eylül 2009 20:45  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa