18 Ekim 2009 Pazar

Gaziantepspor 2 - 1 Fenerbahçe



8. haftada sezonun en seyirlik ve dinamik oyunlarından birini oynayarak alınan Gençlerbirliği galibiyeti ve kazanılan 24 puandan sonra, Galatasaray'ın da fikstürü göz önüne alınınca Gaziantepspor maçının önemi büyüktü. Alex ve Lugano olmasa da sürekli kötü oynayan Guiza ve birkaç haftadır düşüşte olan Andre Santos'un yokluğundan mecburen gelecek rotasyon bence Fenerbahçe'nin yararınaydı.

Fenerbahçe oyuna da iyi başladı. Galatasaray gibi bir takıma karşı dahi topa daha fazla sahip olabilen Gaziantepspor ortasahasına karşı Emre - Cristian - Mehmet Topuz üçlüsü hem fizik hem de teknik kaliteleriyle üstün geldiler. Bu üçlü hem Zurita - Hakan - Murat üçlüsüne baskı uygulayarak top kullandırmadılar, hem de kendileri top yaptılar.

Bu fark sayesinde - sağ kanattaki Gökhan - Kazım ikilisinin formsuzluğuna rağmen - ilk 26 dakikada bir tanesi gol olan 6 gol girişimi var Fenerbahçe'nin. Hepsinde de sol kanadın imzası var. 6. dakikada Emre'nin ortasahada presle kaptığı topu soldaki Roberto Carlos'a açtı. Ortasına Semih vurdu, top kornere çıktı. 8 ve 12'de yine soldan Emre'nin Kazım'a, Roberto Carlos'un da Semih'e kestiği toplar ofsayt ile kesildi. Tartışılır bayraklardı. 16. dakikada Vederson'un kornerine Mehmet Topuz altıpasta, boş pozisyonda kötü vurdu. 24. dakikada Roberto Carlos'un ortasına arka direkte, sağ çaprazda Mehmet Topuz'un güzel vuruşu uzak direk dibinden dışarı çıktı. 26. dakikada yapılan 6. denemede ise gol geldi. Vederson'un soldan ortasına Semih enfes bir kafa vurdu.

Alex olsaydı çok daha fazlası olabilirdi ama Gaziantep gibi bir deplasman için bu manzara yeterlidir. Bu kadar hücum ederken Gaziantep'in tek gol girişimi 22. dakikada Julio Cesar'ın penaltı noktası hizasında, sağ çaprazdan sol ayakla uzak direğe yaptığı plase. Oyunun iki yönünde başarılı olan, topa % 65 civarında hakim olan, iyi ve beklentimin ötesinde bir Fenerbahçe vardı ilk 30 dakikada. Ardından Fenerbahçe kendini sakınmaya, 4-1-4-1 oynayan Antep kenar bekleriyle birlikte oyuna girmeye başladı. Çok uzun bir takım olmamasına rağmen Lugano'nun yokluğunda havadan etkili oldular. Julio Cesar'ın 34. dakikadaki kafası ilk devrede Antep'in bulduğu en net pozisyon. Fenerbahçe'nin bu bölümdeki tek pozisyonu 45+1'de bulduğu 3'e 2 kontrataktan geldi. Gol olmadı belki ama futbol meraklıları için önemli bir kılavuzdur bu pozisyon. Mehmet Topuz ile Alex'in futbol zekasını arasındaki farkı göstermiştir.

Mehmet Topuz topu solda Vederson'a açtıktan sonra yerinde Alex olsaydı penaltı noktasıyla Vederson arasına koşu yapar ve topa vurabilecek bir açıda yerini alırdı. Böylece hem kendini hem de altıpasa koşan Semih'i, savunmacısını rahatsız ederek, rahatlatırdı. Mehmet ise topu verdikten sonra anlamsız bir yere, ceza yayının sağına doğru hareketlendi. İki Gaziantepspor oyuncusu da Semih'i kontrol edip, topa vurmasını engellediler.

İkinci devrenin başlamasıyla birlikte Fenerbahçe oyunun temposunu düşürmeye ve maçı rölantide götürmeyi tercih etti. Gaziantepspor ise tersi görüntüdeydi ve topa daha fazla hakim oldular. İlk yarıdaki Fenerbahçe'nin sol kanat etkinliğinin bir benzerini ürettiler. Gökhan'ın sarı kart korkusu, Kazım'ın tek taraflı ve gamsız oyunu sebebiyle Jorginho ve Olcan orada öyle rahat oynamaya başladı ki teknik direktör Couceiro sağ kanattaki Erken Sekman'ı Ferdi ile değiştirip sol kenara üçüncü oyuncuyu soktu. Olcan'ı supporter olarak Julio Cesar'ın yanına yolladı. 3 sezon önce aynısını Inter yapmıştı. Maxwell ve Chivu dışında Cruz'u da sola deplase olarak oynatmıştı Mancini ve Fenerbahçe'ye 3 gol atmıştı takımı. Inter ile Gaziantep arasında kalite farkı var elbette. 74. dakikada Olcan'ın direkten dönen kafa şutu dışında o üretkenlikte değildi Antep ve Fenerbahçe rakibini Volkan - Bilica - Önder - Cristian göbeğiyle son bölgede durduruyordu ama bir yapılan ve bir yapılmayan değişiklik Gaziantep'in önündeki bütün engelleri kaldırdı.

Son 3 haftadır ve bu maçta da takımın iyilerinden olan Vederson'un oyundan alınıp jetlag olmuş, 3 haftadır ayakta zor duran Andre Santos'un sahaya sürülmesi üzerine ciddi kafa yordum ama Daum'un ne planladığına dair kafamda bir ışık yanmadı. Oysa bu hamleden sonra Antep sadece soldan değil, sağdan da Erman ile dövmeye başladı Fener'i. Sağlam duran Volkan - Bilica - Önder - Crsitian göbeğinin dengesi bozuldu. Allah'ın sopası yok. Julio Cesar'ın attığı ilk gol bu kanattan Erman'ın pasıyla geldi. Andre Santos'un yapmadığı kademe yüzünden üstelik.

Diğer tarafta ise Özer ile Kazım'ı değiştirip, Mehmet Topuz'u Gökhan'ın önüne kaydırmak Fenerbahçe'nin düşen sağ kanadını sağlamlaştırabilir ve en azından galibiyet korunabilirdi. Daum tercih etmedi. Onun teşhisi sorunun Gökhan'dan kaynaklandığıydı. Gökhan'ı çıkartıp Bekir'i denedi. Allah'ın sopası yok. Son saniye golündeki pozisyonu yarattı Bekir. Öncesinde de hücumda Fenerbahçe lehine maçı 2-1'e getirecek pozisyonda topu çok kötü kullandı.

Sonuçta Gaziantep Julio Cesar'ın çok klas 2 golüyle Fenerbahçe'nin galibiyet serisine noktayı koydu. Galatasaray'a da böylece bu akşam oynayacakları Trabzon maçının sonucuna göre Kadıköy'de liderlik şansı doğdu.

Etiketler: ,

14 Yorum:

Blogger fabio luciano dedi ki...

çok ciddi avanatjımızı kullanamadık.bu maçtan alınacak 3 puan kadıköy'de zaten bizden yana olan psikolojik avantajları iyice yanımıza almamızı sağlayacaktı.

lugano'nun oynamamasını ise anlamıyorum.andre santos oynamamasına rağmen bir gün sonra dönmedi mi türkiye'ye? suarez arjantin maçında 90 dakika sahada kalıp willem maçında ilk 11 başlayıp golünü atmadı mı?hem de bu maç bizden bir gün önce oynandı.yani bizim deplasman mazereti de bu durumda ortadan kalkar.

profesyonellik sadece sözleşme yenileme döneminde hatırlanacak bir olgu olmamalı.

daum'un oyun okuma konusunda ciddi handikapları var.şu maçta ilk golde topu kaptıran emre'nin 70'den sonra bittiğini göremedi.topu ileride tutabilecek yegane adam özer'i 89'da aldı oyuna.

9 maçın 8'ini alan bir takımın taraftarı olarak bu kadar memnuniyetsiz olmaktan ben de hoşnut değilim ama şu maçı vermeyi de hazmedemiyorum.ilk devre golü bulana kadar oynanan oyun,oyun 1-1 olunca ikinci golü yiyene kadar kurulan anlık baskının yarattığı tehlikeler nasıl bir takıma karşı oynadığımızın göstergesiydi benim adıma.antep'in abartılacak bir tarafı yok.bu maçın böyle olmasının tek sorumlusu ciddi teknik direktör yanlışlarıyla yenilgiye davetiye çıkaran daum'dur.13 kişi le buraya kadar gelirsen ihtiyacın olduğu anlarda vermedğiin dakikaların acısı senden işte böyle çıkar.özere'e güvenmemek değildir mesele.özere'e yeterli dakikaları verip hazır tutabilmek ihtiyaç halinde sahaya sürebilemketir.o dakikaları vermezseniz bu maçta dökülen kazım ve topuz'ı kötü oyunlarına rağmen sahada tutmak zorunda kalırsınız.

daum her zaman en önemli maç önünüzdeki maçtır derdi ama bu maçta gökhan'ı oyunda alması onun daha çok gs maçını düşündüğünün kanıtı oldu.

kazım'da bence kanat oyuncusu değil.topu her aldığında sırtını dönüp topu korumaya yeltenen hareketleri tipik santrafor hareketleri.bu maçta topuz sağ kanata çekilip hem o kanatın defans yönü kuvvetlenirdi, hem de semih'in veremediği paslarda yanında ona yakın oynayan bir santrafor olarak çok daha iyi iş yapabilirdi.deivid'in semih'e oynadığı zamanlarda orada adeta ikinci bir santrafor gibi oynayıp ona yakın kalmayı düşünerek yardımcı olduğunu biliyoruz.kazım ne geriye yardım ediyor ne de semih'e veya güiza'ya yeterli desteği veriyor.

18 Ekim 2009 20:56  
Blogger Tuğberk dedi ki...

Özer konusunda birşey yazmak istemiyorum diyerek bu konuda yapılan mantıksızlığı uzatmadan geçiyorum..

İlk yarı bu kadar eksiğe rağmen böylesine zor bir deplasmandan alınması güzel bir skorla soyunda odasına giden Fenerbahçe , orada ne olduysa ikinci yarıya inanılmaz düşmüş ve zayıf olarak çıktı..

Mehmet - Emre - Cristian üçlüsü ortasahada oyundan çok düştü , buna kanatlarda oynayan Kazım ve Wederson'da ayak uydurunca Fenerbahçe top tutamamaya başladı..İşte burada Özer hamlesi gelmeli ve Fenerbahçe rakip yarısahada biraz top tutmalıydı..Böyle olmayınca özellikle son 15 dakikada Cristian stoperlerin arasına kaymaya başladı..

Gökhan kart görür korkusuyla yerine Bekir'in alınması en azından 1 puana maloldu..

Krediden yedik hocam..Daum biraz normal şeyler yapsaydı yenilginin gelmeyeceğini düşünüyorum..

Ve hocam sen Santos konusunda daha iyimser ve bilgilisin..Nedendir bu performans..?Bu maç için de değil , ne oldu bu adama..

18 Ekim 2009 21:01  
Blogger fırat dedi ki...

Dk 45+1 deki pozisyon için yaptığın yorum gerçekten dört dörtlük. Aynen katılıyorum. Alex i eleştirenlere alın size Alex farkı diye sunulacak bir pozisyon

18 Ekim 2009 21:11  
Blogger SkyCaptain dedi ki...

Fenerbahçe ile sözleşme yapan hocaların mukavelelerine 70'ten önce oyuncu değiştirmeyeceğim maddesi mi ekleniyor acaba diye düşünüyorum artık. Geçen seneki değişiklik krizini bu sene de yaşıyoruz. 70'e kadar takım debriyaj sıyırıyor ondan sonra değişiklikler başlıyor. Ancak bugünkü gibi fuzuli değişiklikler olacaksa hiç olmaması da bazen iyi olabilir diye düşünüyor insan. Dahi Daum'un sağ bek yapmaya çalıştığı Bekir İrtegün eski takımına iyi çalıştı. Son goldeki faulün yanısıra maç 1-1'ken hafif tikleyip içeri yuvarlayacağı topa abanıp taca atması da seyri güzel bir başka olaydı. Özer'in 88. dakikada alınması da Özer şahsında Fenerbahçe taraftarına hakarettir. Bu ne be, kaç milyon Fenerbahçe taraftarı bu çocuğun oynayacağı günü bekliyor bizim Herr daha adama son 3dk haricinde süre vermedi.

Allah'tan haftaya GS maçı var da bir nebze olsun rahatız ancak derbide ters fırtına çıkar da yönümüzü kaybedersek 2 haftada alabora oluruz...

18 Ekim 2009 22:03  
Blogger Mel dedi ki...

yani aslinda isin sikici tarafi fenerbahce'nin maci kaybetmesi, ya da daum'un anlamsiz oyuncu degisiklikleriyle sahada gezinen gaziantepspor'a uc puan hediye etmesi degil. isin sinir bozucu yani fenerbahce'nin ozellikle deplasmanlarda aliskanlik haline getirdigi bu rolanti futbolundan bir turlu sirkilememesi. daum'un ilk zamaninda dahi bu kadar vurdumduymaz, geriye kapanarak oynamiyordu fenerbahce, ama zico'nun zamaninda baslayan. aragones doneminde de kaliplasan bir duzeni var fenerbahce'nin istanbul disindaki maclarda, ve her ne kadar bu sene antep macina kadar bunun karsiligi olarak puan kayiplari yasanmadiysa da biz futbol ve fenerseverler icin iskenceye donusuyor mac. gecen seneyi hatirlayin - aklima en azindan iki tane birbirinin kopyasi mac geliyor:bursaspor 2-1 fenerbahce, sivasspor 2-1 fenerbahce. iki macta da erken gol bulan takim golden sonra altmis yetmis dakika golun uzerine yatar, ne dogru durust pres yapar, ne dogru durust pas yapar, tempotu dusurur de dusurur, sonunda gelip bir tane sikistiriverirler, bu sefer bizimkiler efelenir, ama oyun plani bu cesareti kaldiramadigindan midir nedir, 90+2,3, ya da 4'te bir gol daha yenir.

anlayamiyor musunuz ey fenerbahceli topcular ve teknik heyet - bu ulkede bir fenerbahce, bir galatasaray var, liverpool deplasmanina mi ciktin ki tempoyu dusuruyorsun? anlamiyor musun, senin kalitende takim temponun yukseldigi her macta antep'in buldugu 1 pozisyon karsisinda 4 tane bulur.

yahu bir de ey daum, bu kazim sana ne kiyak yapti da bizlere iskence edersin? hayir ben mi cahilim de bu adamin onbirin degisilmezi oldugunu anlamlandiramiyorum. oyun zekasi kisitli, savunma yapmaz, rakiple dalasir, hakemle dalasir, takim arkadasiyla dalasir, seyirciye bile zaman ayirir onunla da dalasir, ama bir tane musbet hareket yapmaz koca doksa dakikada. pes yani, koy beni, aynilarini vallahi billahi ben de beceririm. yeter be.

18 Ekim 2009 22:57  
Blogger Gökhan dedi ki...

Bir kaç maçtır düşüş yaşayan Santos mu ? Ben santosun abartısız 7 maçtır hiçbir şey yapmadığını görüyorum rezalet vasat bir oyuncu

18 Ekim 2009 23:08  
Blogger Schumy dedi ki...

Ligde oynanan her maçta beraberliğe 1, galibiyete 3, mağlubiyete ise 0 puan veriliyor.

Kısacası demek istediğim Daum eğer biraz daha cesaret edip bu maçta en azından bir tek yarı Alex' i oynatıp maçı koparabilseydi, akşam Galatasaray çok büyük bir baskıyla sahaya çıkacaktı. Fark 8 puana çıksaydı da Fenerbahçe Kadıköyde güle oynaya top oynayacaktı.

Fenerbahçe zaten kendi sahasında çok rahat top oynuyor Galatasaray' a karşı ama işte futbol sahada oynanmadan da puan verilmiyor. Daum stratejik bir hata yaptı bana göre.

19 Ekim 2009 00:43  
Blogger Onur Erdem dedi ki...

Her seyi cok guzel yazmissin Alper, ozellikle Semih'in pozisyonunun analizi ve Alex ile ilgili yazdiklarini QTM'de yazacak tek bir adam cikmaz, ama maalesef bu guzel yazinin son cumlesi de cok QTM usulu olmus :p

19 Ekim 2009 00:51  
Blogger tofi dedi ki...

tek sorumlu daum bence, 13 kişiyle lig bitmez, yedekleri iyice soguttu, takım yorulmus, mucadele edicek, yada top tutacak adam lazımken, gidiyo bekiri oyuna alıyo, bekirin fenerbahcede işi ne, hele sag kanatta..özer denen adam var, bence türkiyenini en yetenekli adamıdır, şaka gibi oyunagirdiginde kronometreye baktım 88.30 yaziyordu, yedeklerde taraftarımızın her zaman küfrettigi enim hep begendigim selcuk var, bu adam onca derbi ve sampiyonlar ligine cıkmıs, gaziantep macında 15-20 dk oynıyamıycak durumda mı? dünkü oyun, denizlide giden sampiyonluk gibiydi, çöpe atilan ilk yari, ikinci yarı da ondan beter, takımda elle tutulsa sadece emre gerisi hikaye....mehmet topuza nasil bu kadar dayandı hayret ediyorum, semihi de gördük ayrıca...not: bekirin o sagdan yaptıgı aut atısı neydi anlamadımi top taca cıktı, insanın ayagının ayarı olur hayatımda oyle komik siddette orta görmedim, amatör ligde bile

19 Ekim 2009 08:39  
Blogger PVH dedi ki...

Carlos formayi kapmis en azindan, koleksiyonuna koyar. Gidis yakin tabii, biraz toplamak lazim. Daum da tahminimce artik kafasinda futboldan emekli olmus adami forma toplasin diye oynatiyor, koca Carlos bu, gonlunu kirmamak gerek.

19 Ekim 2009 09:15  
Blogger my jekyll doesn't hide dedi ki...

Hocam bir kaç defa Daum'un sair tercihleri için sen de yazmışsın Allah'ın sopası yok diye..bu adam Özer ve Kazım konusundaki inadını sürdürürse asıl o zaman görülecek Allah'ın sopası yok'un anlamı..

19 Ekim 2009 11:18  
Blogger varol döken dedi ki...

valla ben 2. yarı ingiliz ligi özetlerine geçtim, dönerken kaçırdım ilk golü... sorun sadece fenerbahçe sorunu değil, ben üzüldüm takım tutan biri olarak ama nedir bu futbol ya... allahaşkına biri bana anlatsın bu ne biçim bir futbol... sadece fenerbahçe değil gaziantep de böyle... ne taraftarı heyecan veriyor ne sahası ne oynadıkları futbol... çiğne çiğne bitmez bir ömür boyu şekersiz sakız...

fenerbahçe'nin deplasman maçlarını yayınlamasın lig tv, izlemesen olmuyor izlesen ömründen ömür gidiyor...

hakikaten dayanıp izleyenleri, not alıp binbir emekle buraya yazanları kutluyor, alınlarından öpüyorum...

19 Ekim 2009 17:32  
Blogger benden bu kadar dedi ki...

bu arada görüntü olarak en beğendiğim blog bu. tebrik ediyorum gerçekten.

20 Ekim 2009 14:52  
Blogger peralta dedi ki...

abi alex - mehmet topuz tespitin çok doğru. yalnız mehmet topuz biraz da sağ ayaklı olduğu için o koşuyu yaptı sanırım. mesela rize maçında hafif sağa doğru hareketlenip uzak köşeye nefis bırakmıştı.

gerçi bahane değil, orada doğru koşunun dediğin gibi vederson'la penaltı noktası arasına yapılması gerekirdi. nitekim sheriff maçında benzer bir koşuyla semih'in asistini değerlendirdi. tabi o alex...

21 Ekim 2009 12:34  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa