1 Aralık 2009 Salı

Yürüyedur Zico



Olympiakos 2 haftadır galip götürdüğü maçları, son 10 dakikada yediği gollerle, berabere tamamlamış ve liderlik koltuğu tekrar Panathinaikos'un eline geçmişti. Derbilerde klasman önemli değildir. Kazanmak esastır ama Karaiskakis'te oynanacak maç ligin liderini de belirleyecekti. Üstelik 4 sezondur da Olympiakos kendi evinde PAO'yu yenemiyordu. Olympiakos Başkanı Kokkalis işini şansa bırakmayarak, takım galip geldiği takdirde atılan her gole 100.000 € vereceğini açıkladı maçtan önce. Ayrıca futbolun hemen ardından iki kulübün basketbol takımları da kozlarını paylaşacaktı. Ortam da haliyle maçlar başlamadan cehennem gibi yanıyordu. Panathinaikos otobüsü Karaiskakis'e gelirken saldırıya uğradı. Gate 7'nin yolları savaş alanına çevirmesi yüzünden de, PAO kafilesi trafiğe takıldı. Derbi neredeyse ertelenme aşamasına geldi, ancak 1 saatlik gecikmeyle başlayabildi ama izlemeye değdi. Atmosferin yanı sıra beklenmedik bir kalite de vardı.



Zico'nun elindeki kadronun yarısı revirlik. Derbyshire, Galletti, Ledesma, Torosidis, Stoltidis, Diogo kadroda yoklardı. Santrfor Mitroglou'nun arkasında normalde Diogo oynuyor. Yokluktan mecburen Oscar'ı denedi hoca. Sol bek Leonardo'yu da mecburen açığa çekti, sağ tarafta ise Zairi'ye şans verdi. Ortasahanın ortasında ise Dudu ve Maresca oynadılar. Takımın en sorunlu rotasyonu ise Torosidis ve Stoltidis'in yokluğunda savunma. Tandemde Mellberg'in partnerliğine bu maçta Polonyalı Zewlakow monte edildi. Kanat beklerinde ise Galitsios ve Raul Bravo oynadılar.

Panathinakos'un kadro rotasyonu Olympiakos'a göre daha dar ama domuz gribi olan Karagounis dışında önemli bir eksikleri yoktu. Ten Cate savunmacı bir 4-3-3 kurdu derb için. Takımın en etkili iki açığı Ninis ve Leto'yu kenarda tuttu. Djibril Cisse'nin sağında Salpingidis, solunda Gabriel'e yer verdi. Orta üçlüde de defansif olarak daha güçlü olan Gilberto Silva - Simao ve Katsouranis'i kullandı.



Maça daha arzulu ve iyi başlayan da eksiklerine rağmen Thrylos oldu. Maresca ve Dudu'nun pasörlüğünde oyunu PAO yarısahasına yıktılar. Kenarlardaki Leonardo ve Zairi'ye boş alan yaratmaya çalıştılar ama PAO'nun Giourkas, Vyntra, Sarieggi ve Spyropoulos'tan oluşan savunma dörtlüsünü geçemediler. İlk 20 dakikadaki tek gol girişimi Maresca'nın cezasahası dışından attığı şut. PAO da bu baskıyı sadece 1 kez kontra atağa çevirebildi. Onda da Cisse'nin sağdan attığı şutu Raul Bravo kendini siper ederek tehlikeli olmaktan çıkardı.

Oyunun kontrolü 20'den sonra PAO'nun eline geçti. Ten Cate'nin üçlü ortasahası sazı eline aldı. 25. dakikada Cisse'nin şutu direğe takıldı. 28'de sakatlanan Zewlakow yerine Zico stopere Avraam Papadopoulos'u sürmek zorunda kalınca, baskıyı iyice arttırdı PAO. 10 dakika 3 kez Salpingidis, 1 kez de Vyntra ile şans yakaladılar ama Nikopolidis'i geçemediler. Devre'nin sonunda Dudu'nun attığı pası Oscar ezdi; ama ek sürenin son saniyesinde Mellberg'in kafayla sektirdiği topu, Dudu rövaşata ile kale ağzına indirdi. Mitroglou boş kaleye golü yaptı. Karaiskakis yıkılmak bir yana alev alev oldu. Başkan Kokkalis'in uyarısıyla Tony Montana vari taramalı tüfekli gol kutlamasından vazgeçmiş ve bir süre pompalı tüfeğe dönmüştü Mitroglou. Derbide özünü buldu. Formayı da çıkarınca sarardı.



İkinci devreye de hızlı başladı Thryle. Zairi solda Cristiano Ronaldo hareketleriyle Spyropoulos'u aptala çevirdi. 54. dakikada aynı hareketleri sağda Giourkas'a çekti ve nefis kesti. Mitroglou sol çaprazda Van Basten kokan enfes bir dömivole ile skoru 2-0'a getirdi. Tribünleri ikinci kez taradı. Ten Cate 2-0'dan sonra Gabriel ve Simao'yu oyundan alarak Ninis ve Leto kozlarını oynadı. Akabinde, 66. dakikada Cisse aynı hücum içinde iki net pozisyon yakaladı. Nikopolidis ikisini de çıkardı. Zico hemen Domi ve Levy değişiklikleriyle oyuna müdahale etti.

Bundan sonra oynanan 25 dakikada Olympiakos esti, PAO durdurmaya çalıştı. Öyle ki; Ten Cate forvet Salpingidis'i oyundan alıp Christodoulopoulos ile ortasahasını güçlendirmeye çalıştı. Başaramadı. Mitroglou 2, Oscar ve Dudu da 1'er kez net gol şansı yakaladılar. 3. gol gelse unutulmaz bir skor olabilirdi. Zico da maçın ardından buna vurgu yaptı ama ilk derbisinden galibiyetle çıkmak ve liderliğe oturmak da fazlasıyla memnun etti hocayı. Maçtan sonra sevinmek yerine, PAO'da oynayan ve sahayı boynu bükük terkeden vatandaşları Gilberto Silva ve Gabriel'i teselli etmesi bana eski günleri hatırlattı.



Futboldaki zafere aynı akşam basketbol zaferi de eklendi. Bu iki galibiyetle Olympiakos bu sezon ezeli rakibini farklı branşlarda 7. kez yenmiş oldu. Olympiakos taraftarları futbol takımının durumundan memnunlar. Ketsbaia ile defansif, sıkıcı ve yavaş bir oyun oynarlarken, Zico'nun gelişiyle daha ofansif bir yapıya büründüler. Takımın eksikleri var ama pas organizasyonu ve alan oyunu oturmaya başlamış. Zico'nun aklı hissediliyor. Sakatlar düzeldiğinde, devre arasında takviyeler yapıldığında; rahatsız başkanları Kokkalis de limon sıkmazsa çok daha iyi bir oyunla, her kulvarda başarılı olmaları işten bile değil.

Ama önce Arsenal. Haftaya kendi evlerinde yenilmezlerse Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kalacak Olympiakos.

Yürüyedur Zico.

Etiketler:

1 Yorum:

Blogger varol döken dedi ki...

kenarda sevincini görünce içimi bir hüzün kapladı desem anlarsın değil mi alper...

1 Aralık 2009 17:29  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa