14 Ağustos 2008 Perşembe

Aragones Vazgeçmek Zorunda




Partizan 10 sene önceki Fenerbahçe gibiydi maçın başında. Evinde Avrupa'da biraz ismi olan bir takıma karşı ürkek, gergin, panik. İlk 6-7 dakika ayakları titredi hepsinin, öyle ki kalecileri topu tutmaktan imtina ederek yumrukluyordu. O 6-7 dakika sonunda Kazım gene döktürecek, Semih'in MTK tarifesini Güiza bu kez Partizan'a uygulayacak sandım. Sırplar 8. dakikada duran topta kurnazlıklarını gösterdiler ve Fenerbahçe'ye gol atabileceklerine inandılar. Nasıl pozisyon alacağını bilmeyen, ne yaptığını anlamadığım Selçuk'tan ibaret ortasahayı her seferinde tek topla geçtiler. O toplardan birinde kanada açtıkları bir topla İspanya'da kariyer yapmış, sahada soğukkanlı kalabilen tek oyuncuları Paunoviç ile golü buldular. Grobari şovuna coşkusunu da eklemeye başladı. Sonra Bogunoviç ile inanç ektiler. Bundan bir 10 sene önce oynansaydı bu maç zafer de ekleyebilirlerdi.



Zira Bogunoviç'in golü verilecekti o zaman ve skor 3-0 olacaktı.
Yeni bir Sigma faciasından kılpayı yırttı Kanarya. Maç oradan döndü, Fenerbahçe gene kötüydü. Lamine Diarra Fenerbahçe göbeğiyle kedi fare oyunu oynuyordu ama yine de daha fazlasının olmayacağı belli olmuştu. Partizan hiç ummadığı 2-0 korumacılığı, Fenerbahçe ise deplasmanda 2 sayılan 1 gol için oynuyordu. Alex Xavi değil Alex rolüne geçmeye başlıyor, duraan toplar kazanılıyordu. Üstelik o duran topların en kıymetlisini, 2 senedir hasret kaldığı penaltıyı. 2. Avrupa kupası maçında 2.kez...



Devreye golle girmek Partizan ve Grobari'nin tüm gazını aldı, Fenerbahçe'nin de ölü toprağını. İkinci devreye daha atılgan ve derli toplu başladılar. İlk devrenin 50. saniyesinde R.Carlos'un attığı 50 metrelik topu ararken pozisyonu heder eden Güiza bu kez Lugano'nun benzer topunu düzeltti ve okçu selamını doyasıya yaptı. Ardından Aragones Euro 2008'de uyguladığı İspanya değişiklik menüsünü sipariş etti. Bir forvet, bir ortasaha dışarı iki ortasaha içeri. Sonrası pas, pas, pas. Tek fark o pasların İspanya sözkonusu olduğunda etkili ve çabuk, Fenerbahçe söz konusu olduğunda verimsiz ve tembel olmasıydı. Bu zamanla düzelebilir ama bu oyuncu seçimleriyle değil.




Kadim dostum Onur Erdem ile konuşurken takımın mevki bazında geçen seneye göre geride olduğunda mutabık kalmıştık. Örneklemek gerekirse;


Aurelio > Selçuk
Maldonado > Alex
Alex > Semih
Semih > Güiza

Aurelio bir yönetim kararı ve muhtemelen oraya daha üst seviyede bir yabancı alınacak ama diğerleri teknik adam tercihleri. Bu tercihler solda Uğur ve sağda Kazım ile birleşip Fenerbahçe ortasahasını daha top alırken ayarlaması gereken duruşu bilmeyen Selçuk'a emanet ediyor. O emanetten de hayır gelmiyor haliyle. Yerlerinde oynamayan oyuncular geçen sene en iyi yaptıkları ve mekanikleştirdikleri işi, alan paylaşımını dahi yapamıyorlar. Dolayısıyla hücumda pas trafiği, savunmada ise kademe aksıyor. Sadece Fenerbahçe sıradanlaşmıyor, birazcık eli yüzü düzgün rakibi ve oyuncuları da kıymetleniyor. Mesela Diarra. Aynı şekilde Avrupa çapındaki iki stoper Edu ve Lugano önlerindeki alanı paylaşamayan bu kalabalıktan ötürü sanki 2.lig seviyesindeler izlenimi veriyorlar. Hele bir de orta yuvarlağa yakın oynuyorlarsa.Fakat ne zaman Emre ya da ona yakın karakterde bir oyuncu oyuna girip Alex orjinal yerine geçiyor, o zaman Fenerbahçe'nin oyunu gelişiyor. En kötü standardını buluyor.

Kısacası Aragones vazgeçmek zorunda. Ya oyuncu tercihlerinden ya da dizilişten. Genç Semih mi, 14 milyonluk altın okçu Güiza mı ? 4-4-Alex-1 mi, 4-1-3-2 mi ? Bu sene Gürcan Bilgiç'in ekmeği bunlar. Yoksa Fenerbahçe yürüye yürüye şampiyon olamayacağı gibi geçen seneki CL klasmanına yaklaşamayacak dahi. Tabi Aziz Yıldırım sürpriz yapıp bir 20-30 milyon € daha harcamaz ve birer sağ ve sol ortasaha almazsa...

Etiketler: ,

1 Yorum:

Anonymous edi vedır dedi ki...

öff tam manasıyla iki ucu boklu değnek. alex, guiza semih üçlüsünden hangisini takımdan kessen yazık olacak. bunları takımdan kesmeyeyim diye dün geceki gibi zorlama bi düzen kurarsan da takıma yazık olacak. ama sonuç olarak ikinci ihtimal daha korkutucu olduğu için futbolculardan biri feda edilecek herhalde.ya da uğur boral ve kazım kenara alınıp 3 tane koşan orta saha önlerinde alex forvette de semih ve guiza. bence doğru olan geçen seneki sistemi özellikle zor maçlarda devam ettirmek, semih guiza ikilisinden birini yedek oturtmak. zor iş gerçekten de..

14 Ağustos 2008 11:56  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa