10 Şubat 2009 Salı

İtalyan Hasta


Maçında başında Dunga'nın rüküşlüğünü ve İtalya'nın sahadaki onbirini görünce hevesim kaçmadı desem yalan olur. Lippi Dünya Derbisi dediği maça forvette çaylaklarıyla çıktı. Forvette dünkü çocuk Pepe ve ortasahada da Montolivo. Brezilya ilk 5 dakika oynayın bir görelim der gibiydi, sonra aldı sazı eline. Oluşturdukları küçük üçgenlerle, kısa ince paslarla aktılar İtalya kalesine. İtalyanlar ise afyon yutmuş gibiydi. Hiç bu kadar silik, vurdumduymaz, taktik disiplinden kopmuş bir İtalya izlememiştim daha önce. Pirlo başta, sadece ne yaptığını bilmez değil aynı zamanda kırılgandı da. Ezdiği topları sayamadım, üstüne bir de çıtkırıldım Robinho'ya top kaptırdı. Gitsin Pizza Kulesi'nden atsın kendini. O topun devamında Elano affetmedi. Buffon da maşallah Volkan'dan beter formuyla. Cagliari'den yediği golün aynısını yedi, kolay topta ters köşeye yattı. Bunlar aşılabilir sorunlar yine de, velakin İtalyan oyuncuların bireysel olarak formları yükselde de çok ciddi bir yaratıcı ortasaha ve savunma göbeği sıkıntısı olacağı aşikar. Lippi şapkadan tavşan çıkarmazsa 2010'da işleri zor.





Lippi ikinci devreye uyurgezerlerin bir kısmını çıkararak başladı. Luca Toni fiziğiyle Lucio - Juan tandemini epeyce zorladı, Perrotta da Ronaldinho'ya sardı. Yavaş yavaş futbol seyir zevkinden çıkıp laubalileşen hareketlerine "kırarım bacağını" oyunu oynadı. Rossi ise İtalyanların da inceci oyuncu çıkarabileceğini haykırır gibiydi. Peder Bey'i 82'ye götürdü hareketleriyle, Villareal'de kalmaz dedirtti.

Brezilya'nın da gol öncesindeki paslaşmaları ise enfesti. İlk golün ardından arayı fazla soğutmadan yine benzer bir organizasyonla geldiler, Robinho ölmüş topu diriltti. İtalya'nın sahadaki en istekli ve iyi oynayan Zambrotta'yı bir nevi crossover ile yatırdı, soluyla uzak direk dibine gönderdi. Legrottaglie ne yapıyordu o sırada ben çözemedim. Aynı şekilde Gilardino'yu da forvette. Son yılların en büyük bidonudur, hayalkırıklığıdır gözümde. Süperstar olması bekleniyordu, standart bir forvete döndü.


Ronaldinho'nun artistik pası ve sonrasında Marcelo'nun topuğunu ağzı açık izleyen ve hep beraber ayağa kalkan Emirates tribünleri günün fotoğrafıdır kanımca. Julio Cesar'ın Toni'nin 2 metreden yaptığı vuruştaki kurtarış ise uzun süredir gördüğüm en iyi kaleci refleksiydi. Maçta tek asabımı bozan şey ise Dunga'ydı.
Oyuncu değişikliği için maçın sonlarını beklemesi, Baptista ve Pato gibi iki formda oyuncuyu dalga geçer gibi son 5-10 dakika kala oyuna alması sadece benim değil eminim Brezilyalıların da hoşuna gitmemiştir. 2010'da ne yapacak merak içindeyim. Zira takıma girebilecek bambaşka yetenekleri olacak, Hernanes ve Keirrison başta...

BRASIL

Júlio César; Maicon, Juan (Thiago Silva), Lúcio e Marcelo; Gilberto Silva, Felipe Melo, Elano (Daniel Alves) e Ronaldinho; Robinho (Júlio Baptista) e Adriano (Alexandre Pato).
Técnico: Dunga

ITÁLIA
Buffon; Zambrotta, Cannavaro, Legrotaglie e Grosso; De Rossi (Aquilani), Montolivo (Perrotta), Pirlo (Dossena) e Pepe (Camoranesi); Gilardino (Luca Toni) e Di Natale.
Técnico: Marcello Lippi

Local: Emirates Stadium, em Londres (ING)
Data: Terça-feira, 10/02/2009
Juiz: Howard Webb (ING)
Gols: Elano, aos 12, e Robinho, aos 26 minutos do primeiro tempo
Cartões amarelos: Zambrotta, Grosso e Perrotta

Etiketler: ,

4 Yorum:

Anonymous Sebastian Bach dedi ki...

2006'daki orta sahanın beyni dediğimiz oyun kuruculuğu Pirlo'ya bırakmak makul görünse de 2010 için bu pek geçerli olmayacak.. İtalyanın aslında 2006 kimliğine dönmesi için Aquilani, De Rossi ve Pirlo için alternatif bulması şart..

Marek Hamsik'i oynatamayacaklarına göre kime kalacaklar merak ediyorum..

Bu takıma lider lazım.

11 Şubat 2009 01:12  
Blogger WalentinO dedi ki...

Sen brezilya ben İtalya, Ankara'da buluşalım pes2009'da kapışalım :)

http://walentino.blogspot.com/

11 Şubat 2009 09:33  
Blogger Olympian dedi ki...

bobo diye bi adam vardi, milli futbolcu. onu da harcadi dunga.

11 Şubat 2009 09:46  
Blogger Her Yol Roma dedi ki...

"Rossi ise İtalyanların da inceci oyuncu çıkarabileceğini haykırır gibiydi" demişsin, çok doğru ama adam zaten abd'de falan yetişti, manchester'da oynadı. 13-17 yaşları arasını italya'da geçirmiş ama gerçekten iyi bi futbolcu olacak bence. villarreal'den italya milli olabilmek de başlı başına büyük bi başarı kanımca.

saygılar

11 Şubat 2009 10:53  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa