27 Ağustos 2009 Perşembe

Fenerbahçe 2 - 2 Sion



Rölanti oyun başka birşeydir, konsantrasyonsuzluk ve laubalilik başka. Fenerbahçe taraftarının, geçen sezondan sonra sahada mağlubiyet dahil en son görmek isteyeceği manzaradır şu laubalilik, isteksizlik, konsantrasyonsuzluk. Gökhan Gönül bile maçın ilk 10 dakiksında 3 tembel pas yaptı. Hücuma gidince de geri dönmedi. Futbol affetmez, cezalandırır. Cezalandırdı da. Hakem olmayan penaltıyı vermese tırnak yiyerek seyredecektik. Birilerinin bu oyunculara Fenerbahçe'nin içeride oynadığı her maçın bayram olduğunu, her maçta aynı sorumlulukla ve kazanma duygusuyla sahada oynamaları gerektiğini hatırlatması lazım. Gerçi ortalama bir zeka bile tribüne bakarak anlardı bu durumu ama Emre girene kadar kılları kıpırdamadı beyzadelerin. Girilen pozisyonlara rağmen bu temposuzluk ve laubalilik sayesinde bütün coşkumun, keyfimin, umudumun da içine ettiler.


Transferini ve kaptanlığını içime sindiremesem de Fenerbahçe için Emre'nin önemi hem mental hem de teknik olarak büyük. Bu maçtan çıkan ders de Emre'nin rolüyle alakalı olmalıdır. Ön alanda yaptığı pres ile takımın mesafesi kısalıyor, kompakt bir yapı oluşuyor. Bu sayede hem geri dörtlü rahat ediyor, hem de hücumda daha fazla oyuncu oluyor. Olmadığında ise bütün defolar ortaya çıkıyor. Zira Emre hem kart görmeye hem de sakatlığa meyilli bir oyuncu. Mehmet Topuz, Özer ya da bir başkası; oraya muhakkak bir oyuncu daha hazırlanmalı. Bütün sezon Emre'nin sırtında geçmez. Aynı fikrim kaleci Volkan Demirel özelinde de geçerli.

Maçın teknik anlamda özeti ise Önder, Vederson, Selçuk ve Uğur gibi futbol zekası olmayan 4 oyuncunun buna ek olarak isteksizlikleri ve konsantrasyonsuzlukları ile yarattığı negatif farktır. Daum'un lafta değil icraatta da bu oyunculara yedek/alternatif oyuncu olduklarını bu denli hissettirmemesi lazım. Sion da rotasyon yaptı ama oynayanlar maksimumunu vermeye çalıştı. Fenerbahçeliler ise maça kerhen gelmiş gibiydi. Eğer bunlar yedeklik konusunda bu kadar rahatlarsa, o zaman da iplerini kesmek lazım. Selçuk'u mahalle maçında oynatmam. Dünya'nın en kötü, en vasıfsız ortasaha oyuncularından birinin Fenerbahçe'de oynayabiliyor ve bunu 6 senedir yapabiliyor olması mucize. Fenerbahçe kaldığı Süleyman Demirel'in siyasi hayatından daha uzun gibi geliyor artık bana. Guiza da gitsin Xerez'de filan oynasın. O golcüyse ben de Lefter'im.

Etiketler: ,

25 Yorum:

Blogger Recep dedi ki...

Daum şu ana dek çoğunlukla aynı futbolcularla oynadı. Dışarıda kalan oyuncular dediğin gibi kendilerini yedek kategorisinde hissettiler. Bi de bu oyucuların mental özellikleri yeterli seviyede olmadığından ortaya böyle bir durum çıktı. Bu gece az kalsın tur da gidiyordu. Kazım'ın pozisyonu penaltı mı, tartışılr.. O gol olmasa sonuç n'olurdu bilinmez. Allahtan teknik kadroda Koch gibi bi uzman var da yine 2. yarının ortasından sonra Fenerbahçe kendine geldi. Aslında bu maç hem Daum için hem de yedek kalması muhtemel oyuncular için iyi bir uyarı oldu. Umarım kendilerine en kısa sürede çeki-düzen verirler.

28 Ağustos 2009 00:16  
Blogger Erdem dedi ki...

Maçı izlemediğimden bir şey diyemiyorum. Yalnız hocam Guiza seni bu kadar kızdırdığına göre neler yapmıştır kim bilir :).

28 Ağustos 2009 00:28  
Blogger arttvendelay dedi ki...

daum her zamanki gibi genc oyunculari yok edecek. 90'da ozer'i oyuna sokmak adamla dalga gecmektir

28 Ağustos 2009 00:41  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@artt

Genç oyuncu meselesine katılmıyorum ama değişiklik yorumun doğru.

@Erdem

Bu Guiza güya sistem kurbanıydı, pas vermiyordu takım buna. Son 15 dkaikada 2 net golü kaçırdı. 1 tane de önüne alamadığı var. % 20-25 bitiricilikle oynuyor neredeyse.

28 Ağustos 2009 00:45  
Blogger twilost dedi ki...

Daum gelince sevinmiştim ama bütün sevinciğimi kursağımda bıraktı şimdiye kadar. Tamam takım şampiyonluğa oynayacak minimum 75 puan toplayacak- ki 80i de geçicektir- küçük takımlara puan kaybetmeyecek ama sadece ligde sadece 14 takıma karşı bu böyle olacak. ben bu sene galatasarayı içerde yenebileceğimize inanmıyorum. bu şekilde oynayan bir takım o maça kadar sihirli değnek değmediği takdirde paramparça olur. bu takım ziconun fenerbahçesi gibi zorlu takımları mat edecek bir takım değil. antrenörün de zaten öyle bi takım yaratma amacı da yok. yönetimin bile yok. bilica gibi adamı alıp üstüne senelik 2 milyon euro veren selçuk gibi odunla sözleşme yenileyip 1.5 milyon euro veren yönetimden europe leaguede başarı falan beklenmez.
bu takım beşiktaşla galatasaraya karşı bu sene 4 maçı da alamaz. bu takım bu şekilde oynayacaksa el'de gruptan çıkamaz. çıkarsa güç bela çıkar bi üst turda eline verirler bu takımın..
ayrıca 11 tane belirli isim var. volkan gökhan lugano bilica carlos kazım emer christian santos alex guiza. bu isimler sakat olmadığı sürece cezalı olmadığı sürece her maç oynayacak. diğerlerinin formu yada bu oyuncularının formsuzluğunun en ufak bi önemi yok. semih deivid topuz vederson önder selçuk uğur da ara sıra oyuna girecek. sakat oldu mu biri yerine oynayacak. ilk 11 çıkma şansları başka türlü yok. diğer adamların da oynama şansı yok. bu maç rotasyon yapıyorum geyiğine vedersonu uğuru selçuğu semihi koydu. yalandan işler bunlar. selçukla uğur zaten ne işimiz var burda der gibiler. ilk 45 dakika bu 2si yüzünden 9 kişi oynadı takım. hadi uğur neyse de selçuk ortada oynuyor ve takımın içine etti direkt.

28 Ağustos 2009 00:48  
Blogger Sekhranikos dedi ki...

bir insan haftada 10 saat - bazen daha fazla- antreman yaparak 10 yıl 12 yıl gelişmeden ot gibi kalmayı nasıl başarır canlar bana bunu bi anlatın. Yahu nefesinden, tükürüğünden futbol kapabileceğin adamlar geçti bu kulüpte nasıl OT gibi kalmayı başarırsın. Aynı yahu aynı. 10 sene evveli neyse bu topçuların şimdisi aynı. Wederson ankaraspora geldiğinde neyse hala o! yahu mevkiinde roberto carlosun yedeğisin. Körmüsün adam! hiç mi öğrenesin gelmiyo.

Guiza içinse ne desen haklısın hacı. Bir an önce kurtulmalı lakin ayın 31 ine bişi kalmadı elimizde kalacak gibi.

28 Ağustos 2009 00:48  
Blogger twilost dedi ki...

devamı:
devre arası 3 oyuncu ısınmaya gelince sandım ki 2. devre daha fazla dayanmayıp değiştircek(!) adam selçuğu 90 dakika sahada tuttu böyle bir olay yok.. üstüne gitti devre arası ısındırdığı adamları kulübüye oturttu 20 dakika sonra 10 dk sonra dalga geçer gibi as oyunculardan 2sini oyuna aldı. 2 tane adamı daha ısınmaya yollayıp özeri anca 88de oyuna aldı. terbiyesizlikten oyuncuyla dalga geçmekten başka bir şey değildir bu. sahadaki 11 oyuncudan daha yetenekli bir adamı değersiz önemsiz madde yerine koydu. maç 2-2 diye en ufak bi hücuma yönelik değişiklik yapmayıp 75te hadi maçı kazanmamız gerekiyor triplerine as oyuncuları soktu. naptı onlar maçı mı kazandık ne değişti hiç bir şey. allah aşkına galatasaray nasıl bi kadro ile maça çıkıyor. serdar eylik adındaki adam daha düne kadar ismi yokken ilk 11 çıkıyor. biz bir abdülkadiri furkanı onuru 15 dk maça sokamıyoruz. allah aşkına selçuktan daha mı kötü oynayacaktı abdülkadir. maçı mı kaybettircekti? bu oyuncular cidden gitsinler eğer oynamak futbolcu olarak devam edebilmek istiyorlarsa.. yazık cidden yazık..

28 Ağustos 2009 00:52  
Blogger fabio luciano dedi ki...

oyuna girdikten sonra guiza soldan gelen ortaya bomboş pozisyonda uzak direğe çok basit şekilde kafayla vurmak yerine topa tosunca kendimi bi acayip hissettim.Bunu yapmak için illa Barcelona'da filan mı oynamak lazım yoksa ortalama bir santrafor bunları yapamaz mı?

28 Ağustos 2009 00:58  
Blogger tom dedi ki...

Bu maça yorum yapılmaz arkadaş.Selcuk Ugur Onder Guiza Wederson varken bu takımın maçı da izlenmez.Yok zengin bi kadromuz var bizim de hikaye Emre ye Santos a Cristian a bir şey olsa oynayacak adamlar bugunkuler işte.Bu kadar laubalilik bu kadar vurdum duymazlık olmaz ya.Birilerinin bu takıma zerre kredileri olmadığını anlatması lazım.Sahada tek bir iyi oynayan olmaz mı ya.

28 Ağustos 2009 01:02  
Blogger SkyCaptain dedi ki...

Guiza'nın önünü kesip soralım. "Are you player, are you big player???"

Fenerbahçe içinde de maalesef Güiza'yı destekleyenler ve desteklemeyenler olarak sınıflara ayrıldık. Ben bu geceki Semih'i gördükten sonra Güiza'yı gözüm kapalı oynatırım. En azından sağa sola kaçıp deplase oluyor, Selçuk'un 90 dakika boyunca yapamadığını yapıp geride top çalıyor. Varsın 2-3 maç gol atamasın bence bu sezon ligde gol kralı Daniel Güiza olacak...

28 Ağustos 2009 01:14  
Blogger fatih's dedi ki...

@ twilost
Abdulkadir,Furkan hakkinda yorumlarina sonuna kadar destekliyorum
Lakin ;
Alper Öcal in dedigi gibi Selcuk,Vedorson,Ugur,Önder gibi mental açidan eksiklikleri bulunan oyun zekasi düşük oyuncularin takima bugun negatif katkisi pozitif katkisindan çok oldu.Ayrica futbolcularda aşiri bir özgüven ve konstrasyon eksikliği vardi gordüğün gibi.Bu maça bakarak Fener buyuk maclari kazanamaz Uefa Avrupa Liginden zar zor cikar bir üst turda eline verirler demene katilmiyorum.Bu tür sezon başi maçlarda takimlarin formsuz bi görüntüsü çizmesi normaldir aksine Fenerbahce sezona cok formda bi giriş yapti ama bu maçta bazi nedenlerden dolayi kötü oynadi bu kadar karamsar olma bence.
He bide Guiza siktir olsun gitsin lutfen bu adami satmayan zihneyeti anlamakta zorluk çekiorum ne bitiriciliği var ne bir adam geçme,dripling,verkaç özelliği var anlamadim gitti bu adami nedir bu beklentiler neye dayanarak 20 gol atar diolar anlamiyorum

28 Ağustos 2009 01:21  
Blogger eşkenar kare dedi ki...

maçı izlemedim ama emre yorumuna katılıyorum. alternatifi yok. özer ve topuz denenir en fazla ama onlarında o görevi yapacagını sanmıyorum. gectigimiz senelerdeki aurelio olsa, o da bir alternatif olurdu belki.

güiza ise iyi oynasada cok kacırıyor. normal pozisyonları gectim, karsı karsıya kaldıklarını atmaya baslasa artık. şişko diye begenilmeyen ronaldo olsa sene basında beri 10 gol atmıştı şimdiye.

28 Ağustos 2009 01:35  
Blogger düşendeli dedi ki...

Bu maç bana geçen seneki Aragones'in takımını hatırlattı. Takım isteksiz, durgun, laubaliydi. 2-1'de herkes tur gidiyor diye panik yaptı. O an turu geçelim de ne olursa olsun dedim ben de.

Carlos, Emre ve Güiza olmayınca takımın orta sahadaki pas trafiği resmen felce uğradı. Diyarbakır'a attığımız ilk golü hatırlarsanız, atak bu oyuncuların arka arkaya yaptığı tek paslarla gelişmişti. Yerlerine oynayan vederson, selçuk, uğur, semih gibi oyuncular ne yazık ki 3 metre yanındaki boş adamı görmekten aciz ya da o kadar futbol zekaları yok.

Forvetlerimiz hakkında da bir iki laf edeyim. Güiza kötü, Semih ondan da kötü. Güiza resmen basiretsiz. Bu gece 15 dakika içinde 2 tane mutlak pozisyon harcadı. Hele o kafa topu inanılmazdı; yavaşça köşeye bırakmak İspanya milli takımında oynayan bir forvet için bu kadar zor olmamalı. Öte yandan Semih ise o pozisyonlara da giremiyor. Ayrıca ne yazık ki Güiza'nın oyun zekası kendisinde yok. Bu gidişle yedek golcü olmaya devam edecek. Eldeki malzeme buysa bu sezon da forvette ilk tercih Güiza'dır.

Bu arada Cristian'ı bu maçta çok beğendim. Hatta geldiğinden beri en dikkat çekici oyununu oynadı diyebilirim. Selçuk'un yanında resmen orta sahayı tek başına toparladı. Sanırım rakibi oyun olarak ezdiğimizde yaptığı katkıyı pek görmüyoruz ama rakip de biraz oynayınca önemi ve iyi oyunu ortaya çıktı. Andre Santos da bu gece Alex'in yerinde forvet arkası oynadı. Adam geldiğinden beri sol bek, sol kanat, sol iç derken dördüncü farklı mevkisinde oynadı. İki gol attı ama pas dağıtımı falan yapamadı. Onun yapamadığını Emre 15 dakikada yaptı. Santos sanırım en fazla katıyı sol kanatta oynarken yapıyor.

Son olarak da yabancı sınırlaması gereği Bilica ligde yedek kalacaktır. Önder ne yazık ki bu maçta pek güven vermedi. Çok sakat hamleler yapıyor. Umarım ilerde Lugano ile daha uyumlu oynarlar.

Not: Daum umarım bir daha Selçuk ve Uğur'u 18e bile almaz. Kanser edecekler beni.

28 Ağustos 2009 01:54  
Blogger fatih's dedi ki...

Semih pozisyona giremiyor demek ne kadar dogru bilmiyorum zaten emre girince oyuna yari sahaya yiktik pozisyonlar ole gelmeye basladi emre girip semih cikmasaydi eminim semihde o pozisyonlara girerdi

28 Ağustos 2009 03:06  
Blogger arttvendelay dedi ki...

alper daum kadar genc oyuncu yetistirmekte basarisiz, yeni yeteneklere yer vermekten korkan az TD gelmistir fenerbahce'ye. kac sene oldu, takimda hala onder, selcuk, deniz oynuyor. adamin kafasinda degismeyen 3-5 oyuncu var, bir de oynatmayacagi kafaya taktiklari var (bkz: mehmet topuz)

yazik oluyor gercekten de, bu sene aldigimiz adamlari herhalde bursa'ya verecegiz sercan'i almak icin devre arasinda

28 Ağustos 2009 03:08  
Blogger Northx dedi ki...

kazım'ın pozisyonu penaltı gibi durmuyor ama sion'un penaltısı da penaltı değildi bana göre.

28 Ağustos 2009 04:13  
Blogger Prometheus dedi ki...

Dün tur gidecek diye yüreğim ağzıma geldi resmen. Uğur, Selçuk, Vederson falan bu takımın oyuncuları değiller. Bir de hemen 2. yarının başında oyuncu değişikliği beklerken ben, Daum 75'den sonra değişikliğe gitti yine, 90'da da Özer cabası, gerçekten anlayamıyorum.

Maç sonu röportajında şöyle demiş Daum;
"Oynadığımız 4 eleme maçını da mağlubiyetsiz kapattık. İkinci maçlara neticeye göre, turu geçmek için oynadık. Bugün de hedef sadece turu geçmekti. Herhangi bir şov filan istemedik. Hedefimiz turu geçmekti. Bu maçı da bazı futbolcularımıza maç dakikası vermek için kullandım. Hedefimiz şimdiden Manisa maçıydı. Manisa maçına gelince, o maçta bize dinlenmiş futbolcu gerekecek. Çünkü Manisa maçı, bu maçtan daha zor olacak. Onun için bu değişiklikleri yapmasaydım, bizim için daha büyük brir risk olabilirdi. Bugün oynayan futbolcularımız da yorgundu. Onlarda oynayan futbolcular gibi tüm seyahatleri yaptı. Çok maç yaptık Ama sonuçta onlar da hedefi yakalamak için her şeyi yaptı..."

Tur gitseydi ne yapacaktı merak ediyorum doğrusu ama neyse artık maç geride kaldı. Bu maçtan çıkardığım sonuç şu, birkaç sakatlık ve ceza durumunda Fenerbahçe hemen geçen seneki formatına dönüverecek, takımın üstüne yapışmış bu Aragones vurdumduymazlığı. Son lafım da Güiza'ya; yatacak yerin yok senin!

Not: Yeni bir blog açtım, ilgilenenler, gelişimi için olumlu olumsuz eleştiri yapmak isteyenleri beklerim, saygılarımla.

http://prometheus-josefk.blogspot.com/

28 Ağustos 2009 08:58  
Blogger dodo dedi ki...

Bence Daum'a yapılan eleştiriler haksız, şöyleki:
Deplasmanda 2-0 kazanılmış bir maç var, kadronuz görece geniş ve içerde oynuyorsunuz. Daum'un rotasyona girmesi bence gayet makul. Kaldı ki oynattığı futbolcular da geçen sene nerdeyse banko oynayan Selçuk, Uğur, Önder. Hata öncelikle olarak bu futbolculardadır.
Neden devre arasında kötü oynayan bu oyuncular değiştirilmedi diye Daum'a kızmak da olasıdır ancak o zaman da, güvendiği oyuncularını kötü oynadılar diye maçın daha ilk yarısının sonunda kızgın taraftar ve ağzının suyu akarak hazırda bekleyen medya ordusunun önüne atmış olacaktı. Zaten son 15 dakika skor avantajı +2 iken gerekli müdahaleyi de yaptı kendisi.
Maçı stattan izledim. Devre arasında böyle takım olmaz diyerek maçı terk eden bir sürü fenerli oldu. İyi giden takım bir maçta konsantrasyon eksikliği nedeniyle bu kadar eleştirilmemeli bence. Başarı istiyorsak daha yolun başındayken biraz daha müsamahalı olmalıyız bence.
Burada bence tek hata takıma maçın ciddiyetinin kavratılamamasıdır.
Saygılar...

28 Ağustos 2009 09:31  
Blogger varol döken dedi ki...

@düşendeli
önder ve cristian oynamadı ki maçta be abicim:)

@alper
tribünler umut veriyor bu sene en azından ve uğur boral'ı neden sevmediğini anladım bu sefer gerçekten:) daum'un rotasyon konusundaki tutum ve düşüncelerini biliyoruz ikimiz de ama o kadar karamsar olmaya da gerek yok... karamsar olunacak tek adam bilica!

ve gökhan gönül oley, başka da bir şey demem!

28 Ağustos 2009 10:08  
Blogger benden bu kadar dedi ki...

korkmayın bişeycikler olmaz biz gs maçını aragonesle bile kazandık kadıköy'de, daum'la hayli hayli kazanırız.

valla güiza 14 milyona değmeyecek bi adam olduğunu n kere kanıtladı zaten. başarısız transfer, bariz bi şekilde kalitesi düşük. sadece araya kaçıp karşı karşıyalarda topu aşıran adam arıyorsanız ben size getireyim fransa 2. liginden bisürü zenci. 14 milyona aldığın adamda bi dribbling olması lazım abi, nedir bu ya? güiza top sürerken en yavaş defans bile yetişiyor arkasından. odonkor'u alsak hiç bi sorunumuz kalmaz bence :))

28 Ağustos 2009 10:15  
Blogger Kaan Eren dedi ki...

Dün futbolcular hiç konsantre değillerdi, belliki teknik kadro kendilerini maça iyi hazırlamamış Daum Sion'u küçümsemiyoruz desede sahada futbolcular ve geç gelen değişiklikler tam tersini gösterdi bize. Zaten Daum da maçtan sonra açıkladı aklımız Manisaspor maçında diye. Hal böyle olunca Uğur Boral sol kulvarda tribünde baka baka şaşırdığım sol kulvardaki boşlukları zerre kadar değerlendirmedi. Selçuk pas hatalarına devam etti Cristian ın eski halinden eser yoktu her topu yana veya geriye oynadı kanada verdiği paslarda geç kaldı. Andre Santos ise çok kolay oyundan düşüyor ama gol bulma özelliği zor anlarda çok işimize yarıyıcak gibi duruyor. Semih fizik olarak inanılmaz güçsüz ve konsantre değil bitirici vuruşları çok zayıflamış bir kafa topu bile alamadı ve rakip defansı hiç yormadı Guiza nın en önemli özelliği çok koşuğ rakip defansı yorması keza oyuna girer girmez golle burun buruna geldi ama atamıyor kardeşim atamıyor Guiza benim için geçen seneki Ankaragücü maçında bitmişti ama hala destekliyoruz umitsiz yaşanmıyorki. Neyse artık kura çekimine geldik ümidim zor takımların çıkması ve takımımızın tam kapasitesini görebilmemiz ve tabi ki güzel deplasmanlar...

28 Ağustos 2009 13:22  
Blogger varol döken dedi ki...

@düşendeli-2
yanlış olmuş o kafa karışmış sabahın ilk yorumunda:)

28 Ağustos 2009 15:07  
Blogger Dr.Lector dedi ki...

Uğur! Selçuk! Bu forma size büyük kardeşim. O kadar net!

30 Ağustos 2009 11:27  
Blogger Dr.Lector dedi ki...

"Emre'nin yerine hazırlanacak adam" bu yazının ana fikri ve beni bu maçtaki görüntüden sonra iyiden iyiye endişelendiren konu. Fırsatı değerlendiremeyenleri Daum mükafat(!)landırır hiç endişe edilmesin. Daum obsesif adam. Aurelio'yu Aurelio yapan ve daha sonra da her yorumcunun ağzına pelesenk olmuş "Aurelio gibi adam lazım" cümlesini yaratan Daum; Özer'den, Topuz'dan, Abdülkadir'den vs. öyle bir eleman çıkarır mı göreceğiz.

30 Ağustos 2009 13:51  
Blogger Cansu dedi ki...

Sonuçta 2-2 beraberlik alsak da başarımız ortada. Eşleşmelerde de baya şaslı idik. Avrupa Ligi şimdi daha bir heyecan kazandı diye düşünüyorum.

31 Ağustos 2009 08:50  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa