16 Ağustos 2009 Pazar

Fenerbahçe 3 - 0 Sivasspor



Kadıköy'de ılık bir yaz akşamı, bilet fiyatlarına rağmen dolu tribünler ve Fenerbahçe sahada. Bir taraftar için daha keyiflisi yoktur sanırım. Sahadaki görüntü de bunu destekleyince akşam Fenerbahçe adına unutulmaz oluyor.

Önce Sivasspor'a bakalım. İleride iki pivot Ersen ve Kamanan. Arkalarında Onur, Cihan, İbrahim ve Kadir'den oluşan bir ortasaha. Savunmanın göbeğinde Yasin ve Sedat. Kanat bekleri ise Murat Sözgelmez ve Hayrettin. Onur hariç fizik olarak güçlü ama teknik olarak dümdüz, sıfır üretken bir takım bu. Akla oyunu kilitlemek ve Ersen & Kamanan ikilisinden seken toplardan üretmek dışında bir plan getirmiyor. Sahada da bundan farklı ya da Fenerbahçe'nin zaaflarına odaklanan bir plan göremedim. Örneğin sürekli 2. bölge ve ilerisinde oynayan Fenerbahçe kanatlarının arkasına sarkmayı düşünebilirdi Bülent Uygun. Özellikle de Roberto Carlos ve Andre Santos ikilisinin arkasına. Oysa sahaya çıkan kadroda o kanadı hem fizik olarak hem de teknikleriyle zorlayacak Musa ile Abdurrahman yoktu. Kulübeyi ısıtıyorlardı.

Fenerbahçe elindeki top hakimiyeti çok yüksek olan bu kadrosuyla bu Sivasspor'a karşı üstünlük kurmakta haliyle zorlanmadı. İki kanat beki, Emre ve hücumdaki 4'lü ile sürekli Sivas yarısahasındaydılar. Savunmanın öne çıkması, Cristian'ın da arkadan oyunu çabuk ve isabetli başlatmasıyla maçı başından sonuna kadar 2 ve 3. bölge arasında oynadı Fenerbahçe. Yüksek yüzdeyle paslaştı ve kopuk kopuk da olsa tempo yaptı ama kale hep uzaktan zorlandı. Bu dominasyonun getirmesi gereken pozisyon zenginliği cezasahası içerisinde sağlanamadı. Yaşanan pozisyon kısırlığının bana göre beş ana sebebi var.

Birincisi Alex'in sakatlanmasından sonra Deivid'in oyunu çok ortaya sıkıştırması. İkincisi yine Deivid'in imkanı bulduğunda final pasını Alex kadar kaliteli yapamaması. Üçüncüsü top kenarlara indiğinde hücumdaki 4'lünün ve hatta arkadan gelen ikilinin hava hakimiyetinin olmaması. Dördüncüsü Guiza'nın bu maçta doğru koşuları yapamaması, doğru pozisyon alamamaması. Beşincisi de oyunun çok fazla durması.

Sondan başlayarak gidelim. Fenerbahçe oynadıkça açılan, ritmini bulan, 4-2-3-1'in meyvesini toplayabilen bir takım. Özellikle ilk yarıda oyun taç atışlarından, su molasından ve bilhassa Sivas'ın anti futbolundan ötürü çok fazla durdu. Fenerbahçe bir türlü devamlılık sağlayamadı. Amaç kanat beklerini oyuna sokmak olsa da Andre Santos ve Kazım çok fazla içeri katettiler. Emre, Cristian ve Deivid'in arasına girdiler. Orada ayrıca Guiza ve ve Sivasspor kalabalığı olunca, oyun sıkıştı. İlk yarı boyunca da Andre Santos'un sol çaprazdan ve Deivid'in penaltı noktasından attığı şut dışında pozisyon bulunamadı.

İkinci devre uyarı gelmiş olacak, oyun biraz daha kenarlara açıldı, Gökhan ve Roberto Carlos'a oynanmaya başlandı. Deivid biraz daha arkada kaldı. İlk yarıya göre de top sahada daha fazla kalınca, katlana katlana geldi Fenerbahçe. Guiza kayboldu belki ama arkadaki blok fırsatlar yakaladı. 50. dakikada Emre'nin iki direğe çarpıp dönen şutu ve Roberto Carlos ile Gökhan'ın sürekli Sivas cezasahasına girişleri, oyunun devamında yaşanacaklarının ilk işaretiydi. 58. dakikada Önder'in kafası direkten döndü. 2 dakika sonra Deivid altıpastan kafayı vuracakken cezasahasında Hayrettin'in müdahalesiyle indirildi. Gol ise 70. dakikada Kazım'ın ayağından geldi. Ofsayt da olsa bu golün er ya da geç geleceği aşikardı.

Ardından Emre'nin kornerden Sasu vari attığı ikinci gol... Gece, Andre Santos'un yaptığı muhteşem slalom ve son vuruşu ile gelen 3-0'lık galibiyetle kapandı. Liderlik korundu.

Fenerbahçe artık temposuyla, artan coşkusuyla, hücumda çoğalışıyla, henüz çok devamlı olmasa da zaman zaman başarıyla uyguladığı presiyle, agresif ve 70'ten sonra oyunu koparabilen fiziki yapısıyla umut veren bir takım. Daum'un elinin değdiği belli. Eğer Daum elindeki geniş kadroda doğru ve iyi bir rotasyon uygulayabilirse üç kulvarda da başarılı olacak kapasiteye sahip bu Fenerbahçe. Ki bu maç özelinde Daum'a tek eleştirim de bununla ilintili. Oyun sıkıştığında Kazım'ın bölgesine Deivid'i çekip, oyuna Semih'i alabilirdi. Beklemeyi tercih etti 'Dahi'.


Birkaç bireysel gözlem ile bağlayalım yazıyı. Cristian bilhassa ikinci yarıda, geçen sene takımın yokluğunu en çok hissettiği Aurelio'dan daha iyi bir görüntü verdi. Adam kovaladı, top çaldı, agresif oynadı, hücumda gözüktü. Doğru zamanda, doğru yerde top aldı ve o topları iyi kullandı. Aurelio'dan ekstra olarak çabuk da kullandı. Ligi, takımını ve rakiplerini tanıdıkça; her geçen maç daha da iyi oynuyor. Savunmada Bilica sakar ama hepsi topla oynama sevdasından. Hayati hataları yapan ise Önder. Üstelik bu maçta doğru pozisyon almasına rağmen yaptı. Her iki devrede de Kamanan'ın bulduğu iki pozisyonun kahramanıydı. Birinde Cristian kademesine girdi ve Kamanan şutu atamadan topu kayarak çaldı. Diğerinde ayağını yatırarak, yarım voleyle iyi bir şut çıkardı Kamanan, ama Volkan müthiş çıkardı. Ki bu pozisyon maçın dönüm noktasıdır. Ayrıca ofsaytla kesilse de, Ersen'den penaltı noktasında yediği bir çalım var. Genel kalitesizliğiyle birlikte bunlar hep Lugano'nun imzasının kıymetini arttıran unsurlar.

Gökhan Gönül için söyleyecek kelime bulamıyorum. Tartışmasız Türkiye'nin en Avrupalı oyuncusu. Orta kalitesini de arttırırsa Avrupa'nın 1. torba takımlarında oynayacak yegane Türk. Fenerbahçe adına bu maçın Emre ile birlikte en iyi oyuncusuydu.

Etiketler: , ,

24 Yorum:

Blogger skiptomylou dedi ki...

Bugün bu adamı canlı izledim ya, dahada birşey istemem.

Şimdi otobüste koltuğuma kurulur, rahat rahat uyurum Ankara'ya kadar (:

Eyvallah Daum, transferin kralını yapmışsın!

16 Ağustos 2009 23:46  
Blogger sasa dedi ki...

Andre'ye helal olsun..takım da çok tempoluydu goller sonuncusu hariç biraz ballı olsa da sivası biz zorladık hataya....

16 Ağustos 2009 23:46  
Blogger tozasor dedi ki...

Alex'in sakatlığı uzun sürecekmiş, tüm moralim bozuldu.

16 Ağustos 2009 23:47  
Blogger shadowturk dedi ki...

tebrik ederim macı izlerken düşündüğüm bütün herşeyi yazmışsın. daha iyi maç yazısı olmazdı.

17 Ağustos 2009 00:44  
Blogger Onur dedi ki...

çok erken diyenlirisniz ama ligin resmi yavaş yavaş ortaya çıkıyor.

fb ve gs'nin hükmedeceği bir lig bizi bekliyor. oyuncu kalitesiyle zaten ligin çok üstündeler, geçen seneye oranla yapılan doğru teknik ekip tercihleri de eklenince zirv yarışındadiğer takımlara hiç şans tanımıyorum. ilk yarı sonunda 3.den min 8 puanlık bir farkla kopabilecek düzeydeler.

17 Ağustos 2009 00:45  
Blogger denissia dedi ki...

alex için en az 2 hafta diyorlar. her şey tam yoluna oturacakken yapma be alex. belki özer'i takıma kazandırır diyorum ama takımın başında daum olunca deivid'den vazgeçmeyecek gibi.

17 Ağustos 2009 00:55  
Blogger Guray dedi ki...

anadolu ajansı fenerbahçenin shevchenkoyu kiralamaya yakın olduğuna dair bir haber geçmiş ingiliz kaynaklı

17 Ağustos 2009 00:56  
Blogger sasa dedi ki...

aga bu ingiliz ajansının fenerbahcedeki yabancı sayısından haberi yok herhalde :))) gelebilmesi için herhalde carlosun gitmesi santosun carlosun yerine geçmesi santosun yerine de tuncayın geçmesi gerekir ki bu da fena olmaz şevçenko da anelkaya yapılan muamele gibi ikinci forvet olarak daumun yanında oturtulur..bence alexin yerinde m.topuz oynayabilir onun kadar estetiği süper olmasa da bence deivid'den daha başarılı olur orada..

17 Ağustos 2009 01:02  
Blogger Guray dedi ki...

deivid-cska flörtü vardı bir ara bence güzel hareket olabilir fenerbahçe açısından

17 Ağustos 2009 01:07  
Blogger tom dedi ki...

Cristian bana daha önceki laflarımı yedirdiği için çok mutluyum:)Çok iyi oynadı bugun.Top kaptı,zaman zaman defansın gediklerini kapattı,takımı atağa kaldırdı.
Maçın diğer yıldızları Emre,Gokhan ve 2 kritik kurtarışla Volkan.
Defansa bakarsak Bilica gayet iyiyken Önder cephesinde yeni bir şey yok.Tez vakit lugano nun takıma katılması şart.Kazım da epey değişim var ama hala istenilen seviyede değil.çok top eziyor.Deivid Alex in yerini dolduramadı dolduramazdı.çok etkisizdi bana gore.Guiza da bugun kalabalık savunma da kayboldu gitti.Son olarak Santos süper bir gol attı.Maçta o kadar iyi değildi.Takıma daha iyi alıştığında çok buyuk işler yapacak.
Son olarak takımda Daum faktoru belli oluyor.90 dakika oyundan kopmayan,one geçmesine ragmen geri çekilmeyip atak oynayan,hırslı mucadeleci bir takım gorunumu var.

Daha söylemek için erken ama Sivas ın durumu hiç iç açıcı değil.Bu sene Ligi 5-10 arası bir yerde bitirirler gibime geliyor.

17 Ağustos 2009 01:15  
Blogger sukullaci dedi ki...

lig tv de söylediler: golden önce semihi yanına çağırmış daum, tam semih girmeye hazırlanırken kazım golü atmış. daumda semihten vazgeçip selçuğu aldı. geçte olsa akıl etmiş daum semihi almayı ama 1-0 yeterli görmüş heralde

17 Ağustos 2009 03:08  
Blogger Soka dedi ki...

Ben Sivas tarafından bakayım bir de olaya, geçen sene 2. bitiren kadronun üstüne katacam derken mahfetmişsin, sahada tek yabancın var, musa yedek, yıldız sakat.. Nasıl revizyon bu..
Umarım Kazmın attığı gol kredisini arttırmaz, zira şu anda o bölgede tek sırıtan o..

17 Ağustos 2009 09:32  
Blogger DE SOUZA dedi ki...

Totamız geldi,2 maçta gol yemeyen tek takımız,rc3,özer ve semih iyileşti.tek sorun alex gibi görünse de ortada emre,özer ve m.topuz gibi oynatabileceğimiz adamlarımız var.özellkle topuz için iyi bir fırsat olabilir.rize maçı nekadar ölçü olur bilinmez ama bana o gölgede oynayabilir gibi gelio...
-bu arada eskiden idman sahası dereağzındayken sık sık okuldan kaçıp idman izlemeye giderdik.tabi Rambo'da hep ordaydı.kedisine "ya Rambo girsene idman sahasına"die takıldığımızda "şimdi burda girersem 100 kişi görür,ama stadda girersem bütün Türkiye'nin haberi olur" diye mantıklı ve esprili bi açıklama yapmıştı:)efsane adamsın Rambo:)

17 Ağustos 2009 11:59  
Blogger varol döken dedi ki...

@sukullaci
evet semih girmeye, biz de semih şentürk tezahüratı yapmaya hazırlanıyorduk, tam o sırada geldi gol...

@alper
andre golü atınca arkadaşı merdivene yıktım:) sanırım bir formaya ilk defa futbolcu ismi yazdırabilirim:)

tribünler de gerçekten havasını buluyor yavaş yavaş... kfy ve ünifeb çok iyi bir sene... tertemiz, tempolu, uyumlu fenerbahçe'ye yakışan ve takımı olumlu yönde etkileyen tezahüratlar var... daum'un moral motivasyonu taraftara da yansımış diyebiliriz...

ama bu taraftara 55 lira gerçekten insafsızlık, herkes kombine alamaz, yapmayın böyle... benim dün iki misafirim vardı, yurtdışından tamam veriyorlar ama yazık günah... ta nereden geliyorlar, forma alıyorlar, atkı alıyorlar... imkan olsa her maça gelecekler... bir kale arkası 55 lira olmaz, ayıptır!

@yine alper
misafirlerimden biri 60 yaşlarında... emre'nin golünden sonra bana kimi anlattı bil? evet sasu'yu:) fötr şapka ile gezermiş soyunma odasında... acayip yetenekliymiş... aynı maçta iki kere 45 metreden gol atmış... ama bir gün pırrr diye kaçmış... gerisini ben bilmiyorum, sen biliyorsun dinleyiveririm:)

17 Ağustos 2009 12:00  
Blogger fatih's dedi ki...

Ercan Taner anlatsaydi maci...
Santos aldi onune santos,bir çalim ,bir bir çalim santos x de geçti bakti kaleye santooooooooooooooos , santos atti,santos atti fenerbahce skoru 3-0 yapti kadiköyde show var ! Belki bu kadar gaz anlatmaz skor 2-0 diye ama 0-0 olsaydi böle olurdu :)

17 Ağustos 2009 13:11  
Blogger Schumy dedi ki...

O ofsayt golünü Galatasaray atsa;

O gol olmasa 3 gol yemezdi Denizli gibilerinden laflar çıkardı.

Aynı Konyaspor maçında Anelka' nın elle attığı gol gibi oldu. O golden sonra maç değişti.

Ama 3 sene şampiyonluk sözü veren bir başkan illa ki birşeylere güveniyordur.

Hala lidersiniz. Ama Sivas ve Denizli ölçü olamaz bence.

...

17 Ağustos 2009 14:05  
Blogger fatih's dedi ki...

Aziz Yıldırım'ın 3 sene sampiyon olucagiz demesini Papermoon cıkısı galatasaray sampiyon beşiktaş kupayi alicak diyen baskanlarla kariştirmayalim lutfen....

17 Ağustos 2009 14:30  
Blogger varol döken dedi ki...

@schumy
benim blogumda yanlış anlaşıldım falan yazmıştın ama bu anlayışı yanlış anlamam mümkün değil... o golü atsa da atmasa da fenerbahçe dün maçı alacaktı... neyse bunu geçelim bu önemli değil... bloga yazıyorsunuz, bakın buralarda bu işi çok iyi bilen, istatistiğini tutan, tarihini araştıran insanlar var (ben değilim, ben gönülden izliyor ve seviyorum sadece)... onlar yazıyor sonra bir bir mahçup oluyorsunuz (sadece sen değil, yorumlama anlayışı bu doğrultuda olan tüm arkadaşlar)... daha ilk haftadan bu gözle bakarsanız sonra gerçekten o gözler hiçbir gerçeği göremez... ben bunu diyeyim naçizane...

not: yorumu bir fenerbahçeliden hatta futbolseverden çok olayları her açıdan bakmaya çalışan bir sporsever gibi oku... galatarasay'ı günahı kadar sevmeyen ama bu seneki transferlerini takdir eden, arda'yı belki de izlediği gelmiş geçmiş en iyi oyuncu olacağını düşünen, rijkaard'ı antep maçında kulübede görünce vay anasını diyen bir sporsever... iki kulüp de bu sene iyi takımlar kurdular, iyi futbol oynuyorlar, daha da iyi olacaklar... bu iki yumurtadan biri elbet kırılacak... bu işin içinde folluk aramayın, keyifle izleyin, keyifle yazın...

17 Ağustos 2009 15:24  
Blogger Schumy dedi ki...

@ Varol Döken

"o golü atsa da atmasa da fenerbahçe dün maçı alacaktı"

Bak ben de yukarıda ne demişim. Bu yazdıklarımda yanlış anlaşılacak birşey yok. Senin blogunda Lugano doner mi diye olan yazının başlığına takılmıştım ve hemen fanatiklik olarak anladın ve başlığı değiştirdin.

Burada ise somut görünen birşeyden bahsediyorum ve emsalini de söyledim. Oyuncuların psikolojik durumları maç 0 - 0 ve 1 - 0 yenik oldukları durum arasında farklıdır. Bunu sen de çok iyi biliyorsun.

Bu bağlamda benim tezim senin tezini çürütüyor. Sen kain gibi maçı alacaktık zaten derken ben Sivassporlu oyuncuların oyundan düştüğünü ve çuvalladıklarını düşünüyorum. Kornerden yenen gol de buna en iyi örnek. Ben halısahada yemem o golü.

Çıkıp delikanlı gibi evet o gol ofsayt, belki olmasaydı Sivas maçın sonuna kadar direnirdi diyemiyorsunuz işte. Hep bir kaçış hep bir kainlik. Aynısını Konya' da da yaptınız.

Neyse siz böyle gollerle mutlu olun, bak benim de bir tezim var; Bu Sivas siz atamasanız da kendileri gol yerdi, Bülent Uygun' un takımı nasıl olsa.

Kolay gelsin.

17 Ağustos 2009 17:27  
Blogger Cansu dedi ki...

Fener bu maçtan sonra yürür. Kimse de tutamaz. Hele 20 Ağustos'da Avrupa Ligi maçı karşılaşmasında yer yerinden oynayacak. Bu performans devam ederse ben fenerden çok ümitliyim.

17 Ağustos 2009 17:55  
Blogger fabio luciano dedi ki...

@schumy

birincisi o blog varol döken'in değil benim blogumdu.

sadece bunu söylemek istedim.gerçi sana,extensor'a,eren dene zata iki üç çift laf etmenin vakti geldi de geçiyor.

alışkın olduğunuz gibi her işin içinde bir çakallık arıyorsunuz.biriniz elano transferinden sonra bu bloga gelip fenerbahçe ile ilgili atıp tutuyor.

senin fenerbahçe nefretin beyninde öyle ağır hasarlara yol açmış ki nereye ne yazdığını bilmiyorsun.

biriniz niye biz bugün oynuyoruz onlar yarın oynuyor diye saçma sapan post giriyor.sanki 2 gün sonra deplasmana kendi çıakcakmış gibi.sanki haftaya kendi deplasman avrupa ligi maçına çıkınca bir gün sonra oynamayacakmış gibi.

ama allahın var diğerlerinden farkın benim yorumu yayınladın.diğerleri küfür etmememe rağmen hiç bir yorumumu yayınlamadılar.

neyse bi tatile filan çıkın biraz dinlenin.sezonu erken açtınız.yoksa devre olmadan nefesiniz kesilecek.

için rahatlayacaksa ben söylerim gol ofsayttı diye.allahın bildiğini kuldan saklamaya gerek yok.

17 Ağustos 2009 18:04  
Blogger fatih's dedi ki...

Hep bir kaçiş hep bir hainlik diyorsun papermoon da adnan ile yildirim demiroren ne konustular neye dayanarak sampiyon gs kupa bjk nin olcak dediler 2006 da sampiyonlugumuz elimizden aldiniz ulan ertesi sene 2007 de yarifinalde bizi finale cıkartmadilar kimse sesini cıkarmadi geçti gitti sen gelmişin bana burda ofsaytin lafini yapiosun 2007-2008 senesinde bilioruz biz 1 metre ofsayttan atilan golleri misal ilk yaridaki antep-gs maci 1 metre ofsayt var servet atti gecerli sayildi gol ben gelsem ozmn hep bi hainlik var hep bi kaçiş desem olur mu ? bunlar futbolda olan seyler sen ilk bas takimlarin oynadigi topa bakacaksin arkadas fenerin nasil tempo yaptigina butun maci domine ettiğine gokhan gonulun enerjisine emre nin calıskanlıgına bak benım için galbiyetten cok takımın oynadigi futbol onemlidir lig uzun maraton bugun galip gelemsek yarin geliriz hakem hatalarini ihtiyacimiz yok ...

17 Ağustos 2009 18:15  
Blogger fatih's dedi ki...

Sen ofsayttan gol attiniz diosun belkide yenemicektiniz diosun sonrada bulent uygun un takimi diye sivas yine yenilirdi diosun e madem sivas maci vercek ne onemi kalmiş ha ofsayt ha penalti?

17 Ağustos 2009 18:18  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@schumy

"Ama 3 sene şampiyonluk sözü veren bir başkan illa ki birşeylere güveniyordur."

"Bu Sivas siz atamasanız da kendileri gol yerdi, Bülent Uygun' un takımı nasıl olsa."

Her şeyi ayarlayan, organize eden Aziz Yıldırım'ın 11 senede 4 şampiyonluğu var. 1 de son maçta, rakip küme düşmemeyi garantilemişken kaçırdığı var. Galatasaray'ın şampiyonluk sayısı aynı dönemde 5.

Bülent Uygun da Sivas'ın başındayken Fenerbahçe ile 6 lig maçı yaptı. Fenerbahçe'nin 3 mağlubiyet, 1 galibiyet, 2 beraberliği var. Galatasaray ile de 6 kez oynadı. Galatasaray'ın 4 galibiyet, 1 mağlubiyet, 1 beraberliği var.

Senin ne düşündüğünü de gayet iyi biliyorum, yanlış anlamayacak kadar iyi. Blogundaki takım arkadaşının da.

Bu muhabbet ilk ve sondur. Bunların yeri burası değil. Ultraslan, alisamiyen.net, ANTU ne güne duruyor ? Bir zahmet, rica ediyorum...

17 Ağustos 2009 18:38  

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa