24 Ağustos 2009 Pazartesi

Prolific



Tobol maçları hariç Galatasaray'ın Avrupa Ligi ön eleme maçlarını izleyemedim. Fenerbahçe maçlarıyla çakıştı hep. Tobol maçlarının kadrosu da sezonu götürecek çekirdek kadrodan çok uzaktı. Fikir ürettirecek nitelikte maçlar değildi. Oysa ligde henüz Galatasaray maçı sektirmedim. 4-3-3, diziliş, oyun anlayışı, rakip kalitesi gibi yorumları daha sonra yaparız. Önce tabeladakini konuşmak lazım. Çünkü tabela böyle yazıldığı sürece hepsi çerçöp. Ligde 3 hafta tamamlandı. Gaziantep, Denizli ve Kayserispor maçlarında atılan 11 gol var. Maç başına 3,66 gol eder. Fenerbahçe'nin ligin gol rekorunu kırdığı 1988/89 sezonundaki gol ortalaması ise 2,86. Galatasaray an itibariyle o efsane takımdan neredeyse 1 gol fazla atıyor. Ne kadar süreceğini futbol müneccimleri söylesin ama Şampiyonlar Ligi kalitesinde bir hücum hattı var Galatasaray'ın. Her yerinden bereket fışkırıyor. 3 maçta atılan 11 golün girilen gol pozisyonuna oranı % 50'den fazla. Sadece bu lig için değil, Avrupa liglerinin de üzerinde bir ortalama bu. Erman Toroğlu jargonuyla neredeyse gerdeğe girmeden çocuk yapıyor Galatasaray. Geçen seneden kredisi olmayan, kadro ve teknik adam kalitesinden ötürü beklentinin çok yüksek olduğu, kazanmak zorunda olan bir takım için böyle bir başlangıç çok değerli. Guiza da % 20 ile gol atmaya devam etsin...

Etiketler: ,

14 Yorum:

Blogger fatih's dedi ki...

Galatasaray in bu iştahli oyununu görünce umutsuzluga kapiliyorum.

24 Ağustos 2009 01:18  
Blogger burusvilis dedi ki...

Ben de hiçbir maçını izlemedim ama henüz ayhan-mustafa sarp göbeğiyle hücum hattının arasına girebilecek orta sahaya sahip bir takımla da karşılaşmadılar.Tabi ligde oynadığı 3 takımın da maceraperest teknik direktörleri olduğunu da göz ardı etmeyelim.Haftaya kiminle oynuyorlar?Yılmaz Vural takım çalıştırıyor mu bu yıl?

24 Ağustos 2009 01:20  
Blogger İlledesen dedi ki...

O değilde Elano'nun gol müthişti .. Das Santos'a nazire yaptı :))

24 Ağustos 2009 01:36  
Blogger togaydilber dedi ki...

bu sene gs şampiyon olmazsa gerçekten futbolun adaleti yok demektir bu kadro ile avrupa liginde en az çeyrek final oynar

24 Ağustos 2009 02:08  
Blogger memduh95 dedi ki...

Güiza pahada Baros'u ikiye katladı da sahada bi Baros etse kafi.

24 Ağustos 2009 02:12  
Blogger eeyore21 dedi ki...

Hücum hattı gerçekten çok iyi Galatasaray'ın ancak özellikle Keita kapanan rakipler karşısında pek işe yaramayacak gibi.

24 Ağustos 2009 02:43  
Blogger haute_couture dedi ki...

@ togaydilber

futbolun adaletinin olmadığını 2005/06 ve 2007/08 sezonlarında galatasarayın şampiyonluklarıyla çoktan gördük zaten

24 Ağustos 2009 03:24  
Blogger Aycan dedi ki...

Galatasaray'ın maçlarını izlemedim. Ancak bir şey dikkatimi çekti. Atılan gollerin yaklaşık yarısı kendi kalesine ya da penaltı veya gerçekten "aptalca" hatalar ile gelmiş denilebilir. Bunu Galatasaray'ı yermek için söylemiyorum. Merak ettiğim bir konu var, takip edenler cevaplarsa sevinirim.

Galatasaray oyun içerisinde nasıl oynuyor? Pozisyon üretme zenginliği ne durumda? Baskı kurduğu çok açık rakiplerine ama bu gerçekten "oynayan" bir takımın baskısı mı? Tabi topa sahip olamayan takımlara karşı bu hücum hattı efsane olmaya aday. Bu bakımdan soruyorum.


Not:Elano'nun golü gerçekten çok güzeldi.

24 Ağustos 2009 04:39  
Blogger lesmiserable dedi ki...

Aycan'ın sorusuna cevap vereyim burusvilis'in dediğini kayseri 30 dakika yaptı ve oldukça zorladı, gs'ın anhtarı burada m.sarp-ayhan iyi niyetliler ama öndeki 4'lünün yükünü taşımak oldukça zor. hala gs'ın elinde çok oyuncusu olmasına rağmen aurelio'ya ihtiyacı var. bu dörtlüyü sadece bu taş gibi ikili (aurelio- linderoth) kaldırır bence. Veyahut dün maçta olduğu gibi topalı oyuna alarak yani oyuncu değişiklik hakkını o bölgeden biriyle kullanarak,potansiyeli yüksek tutmak gerek. Hakikaten çok büyük yük biniyor çünkü.

24 Ağustos 2009 11:13  
Blogger Fatih dedi ki...

rakiplerin kendi kalelerine gol atmalari ya da basit hata yapmalari bence galatasaray'in baskici, hataya zorlayan oyunu sebep oluyor. baskici derken de oyle olduruc bir pres degil demek istedigim. defans adamlari (ya da rakip takim oyunculari demek daha dogru olur) ben adam paylasimlarinda hatalar yapiyor, bir anlik ben vurmazsam bunlardan biri cikar vurur diyerek girmemesi gereken topa giriyor vs vs.

gs oyle sahanin her yerinde basan top oynamiyor, ama sahanin her yerine yayiliyor. mesela dun aksamki macta 24.dakikadaki kornerde arda aydin'a, aydin balta' tarzi kisa paslarla yapilan bir organizasyon oldu. o esnada tum kayseri defansi topa kilitlenmis durumda, sabri balta'nin uzun topuna sag kanattan kosu yapip pozisyona girdi, tum defans hala obur tarafta mesela. ya da arda'nin ilk golde arkada poz vermesi.

takimdaki iyi oyuncular buyuk etken, ama kenardaki taktisyenler de cok onemli, ozellikle neeskens, bosa not tutmuyor 90 dakika.

24 Ağustos 2009 11:18  
Blogger düşendeli dedi ki...

Bu sene Galatasaray'ın şakası yok, belli oldu. Eğer bir erken form tutma sorunu yaşamazlarsa bu sene şampiyonluk yarışını sonuna kadar domine edecekler. Ama üç maçtan sonra Galatasaray şampiyonluğu hakediyor demek de saçma. Çünkü Galatasaray öyle ahım şahım göze hoş gelen bir futbol oynamıyor. Ama oyunu genelde rakip yarına alana yığıp karambolden, duran toptan kolay goller buluyorlar. Ayrıca kapalı defansları da oyuncular bireysel yetenekleriyle açıyor. Sonuçta Galatasaray iyi bir takım ve iyi bir hava yakaladılar, bu sene çekişmeli bir şampiyonluk yarışı olacak.

Bu sezon şampiyon olan takım 80-82 puan barajını aşar. Yani 20'den fazla puan kaybeden takım şampiyonluğu da kaybeder. Beşiktaş ilk üç haftada 4 puan kaybetme hakkını kullandı bile. Fenerbahçe'nin şampiyonluğu kovalayabilmesi için kolay maçlarda hata yapmaması gerekiyor. Geçen sezon ilk beşteki takımlarla oynadığımız 8 maçın 6sını kazanmış ama daha zayıf takımlarla oynanan maçlarda inanılmaz puanlar kaybetmiştik. Bu sezon o puan kayıplarının 4te 1'ine bile tahammül edilemez.

Umarım bu akşamki Diyarbakır maçında bir kazaya uğramadan üç puanı alırız. Kredimizi daha zor maçlara saklamalıyız.

24 Ağustos 2009 14:56  
Blogger baho dedi ki...

beşiktaş 5. haftada çok büyük sıkıntı yaşatıcak galatasaraya ahada yazıyorum..

24 Ağustos 2009 16:00  
Blogger Sohu dedi ki...

Kezman patlaycak diye 2 sene bekledik sonunda PSG büyük kazık yemiş oldu. Güiza'yı da seneye birine 6-7m euroya veririz artık. Semih son maçta oynayınca biz tv karşısında oh be dedik. Van Hooijdonk'tan beri o pozisyona doğru adam alamadık bir türlü.

24 Ağustos 2009 16:33  
Blogger granger17 dedi ki...

hocam bu konuda sana fazla katılmayacağım ligde galatasarayın 3 maçını izledim bu kaçarmı diyeceğim net bir gol pozisyonu çok fazla rastlamadım ama girilen gol poziyonunu direk gole çeviriyolar yani yüzdeleri çok yüksek ama diğer tarafta fenerbahçeye bakarsak bu yüzde çok düşük ama gol pozizyonu olarak fenerbahçe daha çok pozizyona giriyo ama değerlendirme oranı çok düşük

25 Ağustos 2009 15:20  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa