21 Eylül 2009 Pazartesi

Frank Rijkaard


"A good manager is an active manager"

by Mark Lawrenson / PES 2009 Commentator

45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?

Etiketler:

28 Yorum:

Blogger Tuğberk dedi ki...

Rijkaard , Fenerbahçe'ye çok yakışırdı diyorum ve daha da bişey demiyorum , demekte istemiyorum..

22 Eylül 2009 00:42  
Blogger Schumy dedi ki...

Guiza' nın ve Kazım' ın 11 başlamayıp, Topuz ve Semih' in 11 başladığı günü görürsek milad olur herhalde.

Daum' un bu tercihlerinin de kendi iradesiyle olduğunu düşünmüyorum. Geçen sene de aynı sistem vardı.

Önce basın mensuplarına, sonra rakip taraftara saygısızlık yapan, en son olarak da kendi taraftarına pussy denen küfürü layık gören Kazım' a da selamlarımı iletiyorum. Antipatiklik konusunda yükseklisans tezini bitirmek üzere...

22 Eylül 2009 02:07  
Blogger Dr.Lector dedi ki...

"... who dont afraid to change things" diye de devam eder o comment :) PES 2010 da iyi olmuş bu arada. Demo bile sardı.

22 Eylül 2009 09:39  
Blogger Dr.Lector dedi ki...

Aydınlık bir Fenerbahçe için!
!!!90 dakika SEMİH!!!

22 Eylül 2009 10:43  
Blogger Griffith dedi ki...

Önce bi 70'te çıksın da 45 sonra...

22 Eylül 2009 16:17  
Blogger tofi dedi ki...

drogbayı alsan iş yapıcak mı, mehmetdemirkolun yazısını okuyun derim, sonunda selcuk, guiza, kazim konusunda aynı fikirde oldugum biri cıktı

22 Eylül 2009 20:29  
Blogger Onur Erdem dedi ki...

Alper QTM rayina oturtmussun olayi :D

Teknik adamlik herkesin aklindan gecen degisiklikleri yapmak olsaydi hic o adamlara yilda 3 milyon euro verilmezdi, tribunde kurulacak 10 kisilik bir juri ile halledilirdi olay... Bu kadar abartmayalim...

Rijkaard'in su ana kadar oynattigi oyunun Gerets'in veya Feldkamp'in oynattiklarina kiyasla teknik acidan ne gibi artilari var, tabelaya bakmadan bunlar tartisilsa keske...

Tabii bir de tabelaya bakildigi kadar Mustafa Sarp'in kafasi, Keita'nin krosesine de bakilsa iyi olacak...

Ha bir de daha gecen hafta Leo Franco ceza sahasi disinda golluk pozisyonu elle oynayarak kesti, bariz kirmizi kart olmasi lazim ama konusulmadi bile... Oysa bugun memlekette en cok konusulan isim Ali Gunes! Komik cidden... Ve bu komedinin oldugu yerde Fenerbahcelinin oncelikli derdi de Guiza Kazim, Daum vs olmamali...

23 Eylül 2009 01:42  
Blogger arttvendelay dedi ki...

ciktigini degil, bir daha fenerbahce formasi giymedigini gormek istiyorum. ayiptir bu kaynaklarla yapilan bu yanlis transferler futbolcu ve TD bakimindan

daha fazla zaman gecmeden aziz yildirim daum'u da alip gitsin artik bu klupten

23 Eylül 2009 08:19  
Blogger Prometheus dedi ki...

Sezon başında Rijkaard'ın Fenerbahçe'ye gelme durumu vardı da Fenerbahçe sonradan vaz mı geçti yoksa ben mi yanlış biliyorum?

23 Eylül 2009 09:08  
Blogger hadizlow dedi ki...

:) gülsem mi ağlasam mı?

23 Eylül 2009 09:25  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Onur


Ben sadece bir tanesini kurdum ama "a good manager" ile başlayan 1000 tane cümle kurulabilir. Bilhassa sezon ve maç öncesi hazırlıkları anlamında kapsamlı, komplike ve zor bir iş bu. Üstelik çok da göz önündeler. İletişim anlamında da bir siyasetçi kadar iyi olmalılar. Milyonlarca € tutarındaki kontratları bunun için alıyorlar.

Saha içinde ise yorumu bu kadar zor bir oyun değil futbol.

Guiza kötü oynuyor. Rinus Michels'i de getirsen kötü oynuyor der, 3.lig hocasını da.

Aradaki farkı yaratan bahsettiğim hazırlık dışında bu kötü oyuna olan müdahaleleri.

Ya kötü oynayan Guiza'yı çıkarırsın oyundan, ya da Guiza'nın performansını arttıracak başka bir plan uygularsın.

Rijkaard bu ve benzeri hamleleri yapıyor, Daum daha az yapıyor. Guiza özelinde hiç yapmıyor.

24 Eylül 2009 11:13  
Blogger hücum futbol dedi ki...

&Onur Erdem

Rijkaard'ın oynatmak istediği oyunu henüz sahaya yansıtamadığı işlerin hala yıldızlar üzerinden ilerlediği eleştrine katılıyorum. Ama bu takıma tam anlamıyla Rijkaard'ın eli değmiş demek için ciddi derecede zaman ve birlikte çok maç lazım. ikincisi de özellikle ona uygun orta saha ve defans adamları lazım. Galatasaray şu an sadece kaliteli hücum adamları ile gidiyor. Ama orta sahası o pas trafiğini kuramıyor. topal ve sarp'la zaten bu trafiği kurması mümkün değil. veya Servet, zan, emre aşıktan pique veya popescu pası bekleyemezsin.

Ama bu beklenen oyunun henüz oynanmaması Rijkaard'ın şu 2-3 aylık sürede takıma gerçekten bir 'active manager' gibi müdahele etmediğini göstermez.
takım için disiplinin sağlanması, kadronun en geniş ve efektif bir şekilde kullanılması, kaliteli ne yaptığını bilen, paylaşımcı bir kenar yönetim, çok iyi bir sezon öncesi kamp, kondisyon ve fizik güç anlamında 2000 yılının GS'na yaklaşan bir antreman temposu, kadro ve 11 istikrarı, yerinde oyuncu değişiklikleri ve oyuna müdaheleler, herşeyden öenmlisi herkesin hocaya olan sayıgısı ve güveninin had safhda olması. Ve bütün bunları gayet sakin, dingin ve bilgece kimseyle polemiğe kavgaya girmden gerçekleştirmiş olması Rijkaard'ın farklılığıdır.

Rijkaard ve ekibi sadece Galatasaray için değil Türk futbolu için bir şanstır. Fatih terim, mustafa denizli, daum (o da türk gibi) tarzı şark tipi hocalık yerine aklı, sakinliği, uzun vadeli ve planlı çalışmayı model olarak alan bir ekolün temsilcisinin burda olması ve başarılı olması çok önemli. 2 yıl sonra kadronun eksik taşları yerine oturduğunda eğer Rijkaard hala burdaysa emin ol o zaman daha önce buralarda oynanmamış bir oyunu göreceksin.

Öte yandan manisa, bursa, ibb maçlarında fenerbahçe lehine olan bariz hakem hataları da var. senin bakış açınla olaya baktığımızda maalesef esas resimden uzaklaşırız. hakemi olayın dışında tutalım ve oyuna bakalım.

Aziz yıldırım'ın maalesef Fenerbahçe üzerindeki en büyük etkisi kulübün çapını, vizyonu hep kendi limitleri ölçütünde sınırlaması. Daum'la bu yıl şampiyonda olabilir Fenerbahçe. Ama tarih o kupaları iyi oyunla, güzel oyunla kazananları yazmıştır. Benim gözümde geçen yılkı Beşiktaş'ın şampiyonluğu istatistikten öteye geçmez. Zira birtakım maç maç yapılan cinlikle hesap kitap ve günü kurtarma planları gelen hesapsız plansız ve kısa vadeli olduğu gayet net olan bir başarı!.

Son 6-7 yıldır Galatasaray'ın 3 katı bütçeye sahip bir kulübün gelebildiği nokta hala Türkiye lig şampiyonluğu hedeflemesi ise olayın hakemle falan ilgisi yok. zihniyetin değişmesi gerekiyor bence.

24 Eylül 2009 12:46  
Blogger varol döken dedi ki...

insan 7sinde neyse 70inde de odur lafının 3.5 milyon euroluk karşılığı daum...

fenerbahçe olmasa, daum u izlemem o kadar söyleyeyim, hiç bana 6da 6 tribi yapmasın!

evet geri döndük bu arada, ne kötüymüş blogsuz kalmak...

24 Eylül 2009 15:57  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Varol

Sen yoksun diye yazmadık zaten.

Aslında, daha doğrusu içimden gelmedi. FIFA U-20 World Cup geçici olarak sönen futbol aşkımı yeniden alevlendirdi.

Yeniden başlıyoruz kısmetse :)

24 Eylül 2009 17:34  
Blogger Bypass Ratio dedi ki...

Alper,
Yorumlarına yazdıklarına katılmamak elde değil.
Beni üzen nokta ise FB taraftarının hala QTM, hakem vs bahaneleri peşinde koşması.
Yok Sarp vurmuş, Keita çakmış. Hakem görmemiş vs vs. Eee o zaman bizim Manisa maçında Manisa'nın ofsayt diye kesilen atakları ne olacak?
Yorumlardan bir tanesinde arkadaş güzel yazmış. Terim, Daum, Denizli için şark tipi hocalar diye benzetme kullanmış. Çok yerinde. Rijkaard bu hocamsı hocalardan çok farklı. Bunu her haliyle belli ediyor. Sırf bu yüzden GS'ı kıskanıyorum. Daum ile Rijkaard karşılaştırması yapmak bile gereksiz. İsterse Daum 10 sene şampiyon yapsın bizi.
GS yönetimi de ahım şahım olmadığı halde maalesef yönetimler arasında vizyon farkı var. Koca kulüp Aziz Yıldırım'ın elinde oyuncak oldu. Seyirci profili yükseldi, stad birinci sınıf oldu ama kulüp lümpen bir kulüp haline geldi.
Eğer bir antrenör Güiza gibi bir adamı 18 kişilik kadroya layık görüyorsa o adama antrenör denebilir mi? Sezon başında bu adamı almak isteyen yabancı kulüpler cidden var mıydı Alper? Bilgin var mı? Eğer gerçekse Fatih Tekke + 10.000.000 Euro teklif nasıl reddedilir anlayamıyorum. Bırak F.Tekke’yi 10 milyon Euro bile yeterdi.
Her geçen sene FB'den soğuyorum. Yönetim ve yapılan rezalet futbolcu tercihleri sayesinde.(Örnek: Son maç takımını satan Ali Bilgin, terbiye sorunlu Emre B. ve malum kıvraklıkların sahibi Mehmet Topuz. Ve tabii ki 30.000.000 Euro maliyetli tavernacı kılıklı Güiza...)

24 Eylül 2009 20:07  
Blogger Onur Erdem dedi ki...

Sorun hakem hatalarindan ziyade bunlarin kamuoyuna sunulus bicimi ve bunun ne ciddi bir sorun oldugu, bu durumun idrakine varmadan yapilan yorumlardan da belli oluyor...

3 sene once 6-0'lik Erciyes macinda Appiah'in kirmizi kart gorup 3 mac ceza almasina neden olan kafa ile Mustafa Sarp'in Tabata'ya kafasi ayni kafa... Biri "kirmizi kart dogru, ceza dogru" diye islenir, oburu "abartacak bir sey yok" denip gecistirilir.

Emre kafa kesme hareketi yapar, tv goruntulerinden 2 mac ceza alir, cezayi almadan once butun medyada "utanc verici, rezalet, felaket" diye yakarislar duyulur, Keita yumruk atar, ceza almaz, medyada da "degmis mi degmemis mi belli degil canim" denir ve gecilir.

Ali Gunes'in hareketi kirmizi kartlik harekettir, ayni Leo Franco'nunki gibi, ilki herkesin diline dolanir, Ilker Meral dunyanin en kotu hakemi ilan edilir, ikincisi halinin altina supurulur, lafi bile edilmez.

Bu durum "normal" olarak goruluyorsa denecek bir sey yok tabii...

24 Eylül 2009 23:58  
Blogger Mel dedi ki...

Sudur -

volkan; onder, bilica, lugano, andre santos; cristian, mehmet topuz, emre belozoglu; gokhan, ozer; semih.

4-3-2-1 (4-3-3)'un turevi. Uc may soyle oynat, takimin mucadele gucu su ankini mislen katlar. Alex dusmani da degilim, cok da severim, ama su sistemin en azindan bir olasilik haline gelmesini istiyorum. ilerde mehmet, emre, gokhan, hatta hatta diri bir ozerle, semihle fistik gibi de pres yapilir, boylelikle savunmada biraz one cikabilir, takim simdikine gore hem daha tempolu hem de daha ekonomik oynar.

25 Eylül 2009 07:45  
Blogger Istanbulin dedi ki...

@ Mel

Gokhan Gonul'u niye kestiniz anlamadim.

25 Eylül 2009 12:18  
Blogger Mel dedi ki...

@istanbulin

gokhan'i kesmedim - bir daha bakiniz.

25 Eylül 2009 16:48  
Blogger tozasor dedi ki...

Özer kadroda yok, Kazım ve Deivid hatta cezalı Emre kadroda..

25 Eylül 2009 20:33  
Blogger L.E.N. dedi ki...

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Bacağı kırılır ve protezle oynatılmasına hakem izin vermezse ve buna çıldıran Daum tribüne gönderilirse neden olmasın ?

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Zeki Müren esprisini yaptırma bana.

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Evrim teorisi kavak ağaçlarını habitatı bellemiş balıklara kaydadeğer bir açıklama getirebildiğinde neden olmasın ?

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Genç ve Deli Semih istiyorsun ?

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Oy oy oy, Diaby'nin ara pasına bak- Ha? Pardon abi ?

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Aynı şeyi mezun oldu olalı "ayda 6 milyar maaş" için de soruyorsun.

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ "Bu felaketin sorumlusu Fenerbahçeliler'dir."

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ "Löw'ün/Hiddink'in/Rıdvan'ın intikamı ağır olur"

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Çay-koy-ski.

***

- 45'te Guiza'nın çıkacağı günleri görecek miyim ?
+ Senin "3 senede 3 şampiyonluk" diyen bir başkanın ve bu dar vizyona göre iş başı yaptırılmış "Avrupa kupaları ikinci planda" diyen dar kafalı bir teknik direktörün var. Tabii ki hayır.

26 Eylül 2009 00:48  
Blogger mrt309 dedi ki...

Bu Daum ne kadar beceriksiz bir adammış. Türkiye'de üçüncü sınıf antrenör muamelesi görüyor adam resmen. Sadece Türkiye liginde başarılı olabiliyormuş. Sanki Türkiye liginde beşiktaşlar galatasaraylar oynamıyorda bütün maçları artvin hopasporla yapıyormuşsunuz gibi.

Benim anlamadığım nokta şu: fenerbahçe ile galatasaray tamamen aynı futbolu oynuyor. dörtlü defans, iki defansif yönü kuvvetli ortasaha, ikisi kanat olmak üzere 3 hücumcu ortasaha ve tek forvet. Ayhan olmayınca galatasaray, emre olmayınca fenerbahçe zorlanıyor. fenerbahçe daha iyi pas yapıyor. galatasaray frikik ve kornerlerden çok sayıda gol buldu ve forveti daha bitirici. arada ne fark varki rijkaard futbol tanrısı iken daum üçüncü sınıf teknik direktör oluyor? Rijkaard da nonda varken baros'u oynatıyor. tıpkı güiza - semih ilişkisi gibi.

Ama tüm ülkede garip bir beklenti oluşmuş durumda. galtasaray'ın birkaç ay sonra gerçek futbolunu oynayacağını barcelona gibi olacağını düşünüyor herkes. bence rüyadan uyansanız iyi olur. galatasaray'ın öyle bir futbol oynamasına imkan yok. hatta uzun yıllar aynı futbolu oynayabilecek bir takım görmemiz zor. çünkü orada messi, iniesta ve xavi var. sen bu adamların bağlasan zaten durmazlar. bu üçünün aralarında yaptıkları paslar ve ayaklarında top tuttukları süreler barcelona'yı her maç %60 topla oynama yüzdesine taşıyor. siz bunu topal, sarp ve elano ile mi yapacaksınız? bu demek değilki galatasaray ve teknik direktörü kötü. ben sadece daum'un o kadar kötü olmadığını anlatmak için bu örnekleri veriyorum. yoksa galatasaray'da taş gibi bir takım olabilir istikrarlı bir süreçte. ama aynısı fenerbahçe ve daum içinde geçerli. biri kara diğeri ak değil. daum'da en az reijkaard kadar hocadır. belki fenerbahçe'de birkaç ay sonra gerçek futbolunu oynayacak. neden galatasaray'ın hocasının kredisi varken daum'un yok?

ne kötü bir antrenörmüş bu adam, neyseki almanlar iyi yırtmış, az kalsın milli takımın başına geçecekti. verilmiş sadakaları varmış. ben zaten 20 senedir bu takımın başında beğenilen antrenör görmedim. güiza'ya da bazı laflar hazırladım. bir de Özer için bir kaç lafım var. antu'yu ve blogları takip ederken öyle bir Özer imajı oluştuki beynimde sanki adam Messi ve bizde yedek bekliyor. Daum oynatmıyor. çünkü geri kafalı, anlamıyor. merakla bekliyorum özer'in performansını.

26 Eylül 2009 01:36  
Blogger antti_sumiala dedi ki...

@onur erdem

klasik antu felsefesi.. işiniz gücünüz galatasaray üzerine yoğunlaşmak, galatasaray a laf atmak..

lambuja burada daum un oyuncu değişikliklerini eleştirmiş.. güiza ya çok kötü oynadığı maçlarda 90 dakika sabır gösterilmesinden dem vurmuş.. sen kalkmış yok qtm, kırmızı kartmış, bilmem neymiş..

kaç yıldır her takımın lehine ve aleyhine olaylar gelişti.. bu sene de böyle olacak.. insan faktörünün olduğu her yerde hata vardır.. bunu kabullenince ve her hatanın altında buzağı aramayınca eminim futboldan daha fazla zevk alacaksın..

yoksa 30 hafta geçse de 30 yıl geçse de hala yok ofsayttı, yok arda kırmızı kart görmeliydi.. mantalite değişmeli önce..

26 Eylül 2009 15:12  
Blogger Schumy dedi ki...

Devre arası oldu. Bakalım Daum bu maçta kaçıncı dakikada müdahale edecek.

Gerçi Fenerbahçe iyi oynuyor, Antalyaspor' da defans diye birşey yok.

Tek Guiza Semih hamlesi bile fark getirebilir.

26 Eylül 2009 20:51  
Blogger Marko dedi ki...

Güiza'nın kötü olduğu aşikar da dün oyuna giren Semih benim uzun süredir gördüğüm en yorgun, en bitkin Semih'ti. Semih zaten çabuk, adam geçebilen falan bir forvet değil. Önde top indirir, top tutar, topu önde paylaştırır vs. Ama şu haliyle hiçbirini yapacak durumu yok. Santos, Güiza, Semih falan derken bu genel bitkinlik hali canını sıkıyor insanın...

27 Eylül 2009 12:00  
Blogger varol döken dedi ki...

@alper
üstteki resim şahane ama neden yoruma kapattın anlayamadım...

daum'a ben şahsen kötü antrenör demedim, demem... severiz de bir zico gibi sevemeyiz tabi... artısını eksisini biliriz, saydık sezon öncesinden... bildiklerimizi doğrulayınca huzursuz oluyoruz, üzülüyoruz... takımın oynadığı futboldan ziyade sahaya hakim olan anlayışa kızıyorum ben... bursa deplasmanında taraftar her şeyini ortaya koyarken, selçuk'u oyunu alan zihniyet... takımın önde basması gerektiği çok açıkken hem de... ne oldu selçuk girince, gene çok önemli 2 pozisyon verdik...

kör kör eleştirmemeye çalışıyorum her şeyi... çok anladığımızı da iddia ettiğimiz yok ama duygusal yanını hissediyoruz işin... tribünde deli danalar gibi küfreden adam da değiliz... belki biraz sevgimizin karşılığını arıyoruzdur sahada...

sonuçta galatasaray puan kaybetti fenerbahçe lider ama lambuja'nın yazdığı gibi bizim umudumuz, sevgimiz sezon başına göre eksik biraz...

ligde alsaydım ben o yenilgiyi ama twente'yi eziverseydim... budur benim naçizane isteğim...

28 Eylül 2009 10:39  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Varol

Hakem konuşmayı çok seviyoruz ama beceremiyoruz. Beceremeyince yorum kısmı kapanıyor maalesef.

28 Eylül 2009 10:59  
Blogger dncrdnc dedi ki...

10. hafta maca gitmenin bi anlamı kalmadı :D

28 Eylül 2009 12:05  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa