23 Ekim 2009 Cuma

Steaua Bükreş 0 - 1 Fenerbahçe



Steaua Bükreş 4 sezondur kendi liginde şampiyon olamıyor. Geçen sene dibe vurup ligi 6. bitirdiler ve bu sene yeniden yapılanıyorlar. Bir sene önce Şampiyonlar Ligi 3. öneleme turunda Galatasaray'ı eledikleri takımın yarısı yoktu sahada. Golanski - Radoi - Goian - Marin dörtlüsünden oluşan savunma dörtlüsünden tek kalan Golanski. Roberto Carlos ile akran olan Marin'in yerine sol bekte artık Rada oynuyor. Radoi - Goian tandeminin halefi ise Ghionea - Baciu. Ortasahada Toja'nın partneri Petre'nin sakatlığında Eric Bicfalvi/Onicaş. İleride Moreno ya da Stancu değil Kapetanos var. Kalede de sene başında Zapata değil Tataruşanu oynuyordu. Yani takımın omurgası neredeyse yenilenmiş. Takımın çaylak olmayan tek bölgesi Nicolita ve Szekely'nin oynadığı kanatlar. Ne kalite ne de uyum olarak rakibe üstünlüğünü kabul ettiremiyorlar. Ligde kendi evinde oynadığı 5 maçta 4 gol atabilmişler. UEFA Avrupa Ligi'nde de henüz gol atamadılar.

Fenerbahçe maçında da bu sorunlar net olarak gözüktü. Fenerbahçe'nin ortasahada kullandığı Mehmet Topuz - Cristian - Emre - Andre Santos dörtlüsü, Alex ve Semih'in yokluklarına rağmen, maç başlar başlamaz pas yaparak oyuna kontrollerine aldı ve Steaua Bükreş'i deplasman takımı havasında oynamaya zorladılar. İlk 15 dakikanın ardından da Emre ve Özer'in organizatörlüğünde gol girişimleri başladı. Andre Santos'un kale ağzında değerlendiremediği iki seken top, Kazım ve Mehmet Topuz'un 18 yakınında attıkları şutlar Fenerbahçe'nin ilk devrede yakaladığı pozisyonlar. Steaua Bükreş'in tek gol girişimi 9. dakikada Kapetanos'un attığı şut. Devrenin özeti Fenerbahçe'nin gol girişimlerindeki 10-1'lik üstünlüğü ve rakibinden üç kat fazla pas yapması. Öyle ki; Steaua Bükreş teknik direktörü Stoichita buna dayanamayarak ezilen ortasahasına 41. dakikada yaptığı Onicaş ile müdahale etti.

Romenler bu değişikliğin de etkisiyle oyunda daha fazla gözükmeye başladı. Kapatanos biri direkten dönen, diğeri de gökhan Gönül'ün son anda yaptığı hamleyle önlenen iki pozisyon buldu ama Fenerbahçe yine oyunun kontrolünü ve temposunu ayarlayan takımdı. İlk 15 dakikada 5 kez Zapata'nın kalesini yokladı ve 6. girişimde, 59. dakikada da Kazım ile golü buldu Fener. Biraz ofsayt kokuyordu ve son vuruş açısından da özel değildi belki ama hazırlanış açısından özel ve güzel bir goldü. Özer'in goldü hazırlarken yaptığı ince dokunuş Fenerbahçe taraftarının onu neden bu kadar sahada görmek istediğine dair verilebilecek en güzel saha içi örnektir. Fizik olarak ilerledikçe daha başka mevkilerde, daha başka rollere de soyunacak bu genç adam. Yeteneği fazlasıyla mevcut.

1-0'dan sonra hem Steaua hem de Fenerbahçe farklı bir anlayışa büründü. Stoichita Kapetanos'un yanına ikinci forvet olarak Daryo Moreno'yu soktu. Fenerbahçe'nin skoru koruma psikolojisiyle birlikte Romenler oyunu Fenerbahçe yarısahasında oynamaya ve pozisyon bulmaya başladılar. 60-70 arasındaki 10 dakika boyunca maç Fenerbahçe için birden Gaziantepspor maçına döndü. Roberto Carlos ve ortasaha oyundan düşmeye, Fenerbahçe yarı sahasına hapsolmaya başladı. Gol bağıra bağıra gelirken Daum bu kez uyumadı. Vederson hamlesini yaptı. Maçta gitgide ritmini bulan ve fizik olarak da Andre Santos'tan eksiği olmayan Özer'in çıkması bana göre doğru tercih değildi ama Vederson değişikliği yerindeydi. Fenerbahçe oyunu dengeledi ve Selçuk değişikliğiyle de maçı tamamen kontrolüne alarak galibiyeti korumayı başardı.

Şu an Türkiye'nin en iyi pas yapan takım Fenerbahçe. Alternatifli ve kaliteli bir ortasaha rotasyonu mevcut. Maçları da ortasahasıyla kazanıyor. Aynı kalite kanatlarda da mevcut ama aynı verim alınamıyor. Oysa eldeki hücumcu kanat bekleri ve bu sene yapılan Mehmet Topuz ve Andre Santos transferleri bir türlü iki yakası bir araya gelmemiş Fenerbahçe kanatları için önemliydi. Beklenti yaratıyordu. Daum sezon başında bu farkı işlemiş ve Andre Santos'u parlatmıştı. Kanat oyunundan bahsedebiliyorduk. Belki takımdaki forvetlerin karakteri, belki beklerin performansındaki düşüş, belki de başka birşey. Sebebini bilemiyorum; ama Fenerbahçe'nin kanat hücumcuları sezon başındaki görüntüsünden uzak. Çok fazla içeri katetmeye ve oyunda kaybolmaya başladılar. Bu Emre ve Cristian'ı da kısa ve ortaya oynamaya zorluyor. Sene başında atılan derin ters toplar artık yok. Böylece Fenerbahçe'nin hücumdaki seçenekleri azalıyor, Alex oyunda merkez haline geliyor. Bu ortadan zorlanan oyuna rakiplerin önlem alması daha kolay olacaktır. Goldeki atağı ve benzerlerini daha sık tekrarlamalı Fenerbahçe.

Kazım'ı santrfor olarak izlemek de ilginç deneyimdi. Teoride düşündüklerimi sahada yapabileceğini görmek beni umutlandırdı. Semih kadar iyi pasör değil, oyunu okuyamıyor ve Guiza kadar da iyi pozisyon alamıyor belki ama onlarda olmayan fiziksel artılara sahip Kazım. Güçlü, uzun, hareketli ve hızlı. Dripling yapıp, top da taşıyabiliyor. Kendini oyuna verir ve adam gibi çalışırsa diğer eksiklerini giderebilir. Başarırsa eldeki forvetlerin hepsinden de faydalı olabilir.

Toparlayalım.

Fikstürdeki Galatasaray derbisinden ötürü oluşabilecek konsantrasyon kaybını, takımdaki sakatları, Bükreş deplasmanında daha önce bir Türk takımının kazanamamış olmasını ve Steaua'nın gruptaki konumunu düşünerek 1 puanı maçtan önce verseler ben razı olurdum. 3 puan ve Sheriff'in Hollanda'da yaptığı sürpriz ile gelen grup liderliği işin kaymağı oldu. Bir sürpriz olmazsa bu liderlik devam eder. İçeride oynanacak 2 maç ve UEFA Avrupa Ligi'nin kalitesi geçen sene ki felaketi affettirmek ve puan olarak tekrar yükselmek için önemli bir fırsat. Kullanmak lazım.

Graz ve Eskişehir maçlarıyla küçük bir krize kapılan Galatasaray da gollü Trabzonspor ve Dinamo Bükreş galibiyetleriyle eski havasını buldu. Derbi güzel olacak.

Etiketler: ,

10 Yorum:

Blogger Cem dedi ki...

Takımın iyi oynayan oyuncusu hiç şüphesiz Kazım kazım idi,herşeyi yaptı.Memet topuz'u hiç beğenmedim santos'uda öyle. Emre yine baskı yaptı,alex'in görevini üstlendi bence.Özer'in ilk maçıydı,üstüne gitmek doğru olmaz.Ama carlos'a pas verdi,o pozisyonda golle sonuçlandı.Yolumuza devam ediyoruz.Sırada cincon var.

Sakatlar haftasonuna yetişir umarım.

sallanyuvarlan.blogspot.com

saygılar

23 Ekim 2009 01:48  
Blogger dahası var dedi ki...

abi bu santos niye her maç yorgunluktan ölmüş bi halde?

23 Ekim 2009 03:22  
Blogger otti dedi ki...

özer golde 3-5 tane pas yapıyor sürekli sağa sola kaçıp pozisyonun direk içinde hep golde zaten baya pas yaptık ama özer çok iyiydi. yetenekleri belli bireysel değil takım oyunu oynaması da çok büyük bir artı zidanı hatırlattı biraz isteyince çalım da atabiliyor.

gökhan gönül ve emre'ye ayrı parantez açmak gerek. lugano ve bilicanın döküldüğü savunmada 4 kişilik oynadı gönül. emre orta sahada her topu olumlu kullandı bir kez daha ayakta alkışlanmayı haketti. baroni hala beni tatmin eden bi orta saha değil selçuk maldonado'dan iyi olması onun fenerde oynayabileceğini göstermez. ama bize lazım olan adam değil zaten pas yapacak bi sürü adam var çatır çatır da yapıyoruz top kapma işi emre'ye kalınca çok sarı yiyor.

kazım forvette oynaması lazım. vücuduyla eziyor. ofsayttan kaçmayı öğrendiğinde canavar gibi bi oyuncu olur. hem kanattaki yük hafifler. topuz da iyi de fenere karşı oynadığı maçlardaki gibi neden oynamaz ki? mücadele etmiyor çok. neyse o sonradan açılacak gibi. dos santos kötü idi. daum da kötüydü bence santosu çıkarması gerekirken özer çıktı. forvetsiz oynadık bi ara hatta. ali bilgin hala bizde mi bir de yahu gitsin artık.

gönül ister ki 80lerde giren abdulkadir olsun, furkan, onur olsun. neyse iyi oynadık kazandık böyle sabırlı oynayıp pas yapsın takım mücadele etsin daha ne isterim.

lugano'dan da nefret ediyorum bu takımda dan dun vurmamayı öğrensin artık her topu rakibin göğsüne gidiyo. ayrıca 2 tane tehlikeli bölgede faul yaptı. ciddiyetsiz oynuyo geçen seneki ruhu da yok. edu bilica olsaydı asıl o zaman pas manyağı olurdu rakipler. edu en beğendiğim defans oldu şu takıma gelenler arasında. benim kişisel efsanemdir edu. özledim.

23 Ekim 2009 03:26  
Blogger Cem dedi ki...

Santos her maçtan sonra oyundan çıktığında ölü gibi gerçekten,kaç maçtır bir varlık gösteremiyor,dünya kupasında maçlar oynadığı için olabilir.Edu gerçekten iyi oyuncuydu sadece fazla göze batmıyordu,garanti oynuyordu ayrıca oyunu kurmayı biliyordu,Luciano ,Edu bunlar gibilerini hep yolluyoruz nedense.Ayrıca baroni iyi değildi doğru eğer bize orta saha lazımsa appiah gibi orta saha lazım.

Bakalım galatasaray maçı ne gösterecek.

23 Ekim 2009 10:54  
Blogger Shareef dedi ki...

Ben GS maçında Emre'nin şok preslerinden birinde gol buluruz diye umuyorum. Her maçta daha çok bu konuda sevindiriyor bizleri emre..

Bi an önce haftasonu gelsede izlesek şu maçı..

liverpoolicin.blogspot.com

23 Ekim 2009 11:25  
Blogger Fabregas dedi ki...

Santos yine vasattı

23 Ekim 2009 12:12  
Blogger BuRaK dedi ki...

santos rezalet. başka da açıklaması yok. sol bek olarak denenmeli.

23 Ekim 2009 16:28  
Blogger Mel dedi ki...

cristian'a yapilan yorumlara kesinlikle katilmiyorum. oncelikle o bolgede oynayan bir futbolcudan ne beklendigini iyice dusunmek gerek. top kesmek, top dagitmak, mumkunse bunu olabildigince hizli yapmak, ileri cikan beklerin aciklarini kapatmak. bunlarin hepsini vasatin uzerinde yapiyor, ustune ustluk top dagitma isini mukemmele yakin yapiyor. bu isi oldukca hizli yapmasinin yaninda (ki burada aurelio'dan cok ama cok daha cabuk davraniyor) sasirtici bir pas yuzdesiyle oynuyor. ufak, goze carpmayan seyler, ama 15-20 metreye onundeki savunmacinin uzerinden havadan pas attiginda da bu boyle, iki ayagiyla kenarlara attigi uzun toplarda da, emre ve beklerle yaptigi kisa hizli paslasmalarda da. takimin bu denli iyi pas yapabilmesinin temel sebeplerinden biri cristian'in bu organizasyon icinde yer almasi, surekli cabuk pas vermeyi dusunmesi, ve dedigim gibi bunu mukemmel bir verimlilikle yerine getirebilmesi. yerine selcuk'u koyun, yalnizca selcuk'un degil takimin pas alisverisi bozulacaktir; aurelio'yu koyun takimin temposu dusecektir; deniz'i koyun selcuk'tan daha yetenekli olmasina ragmen garip top kayiplari yapacaktir. kisaca cristian bu sene fenerbahce'nin yaptigi en iyi transferdir, ki aslina bakilirsa boyle olabilecegini transfer edildiginde girdigim turlu brezilya forumlarinda yapilan yorumlardan dusunmustum. zira fm'ci ve cm'ci cenahin bayildigi hernanes'ten cok daha iyi bir oyuncu oldugunu (hatta g. amerika'da pozisyonunun en iyisi oldugunu) soyluyordu kendisini canli seyredenler. sunu da belirteyim - zamanla daha cok inisiyatif alacak, uzaktan bomba gibi sutlar da cikaracaktir.

bazilari appiahla kiyaslamis cristian'i, ancak appiah hic bir zaman o bolgede oynamadi, genelde ya sag kanada yakin oynuyordu, ya da uclu orta sahada ondeki ikiliden biriydi, dolayisiyla sahada daha ozgur olabiliyordu. appiah korkutucu bir oyuncuydu, ne yapacagi belli degildi, cok tempoluydu, ancak savunma yapmayi "bilen" bir adam da degildi. takima getirdigi en buyuk katki dinamizmi, hirsi, ve fiziksel gucuydu. bunlari cristian'in bolgesinde oynamasi halinde goremezdik, cunku o pozisyon daha cok zeka, teknik, ve ancak bunlarin yaninda guc gerektiriyor.

andre santos kesinlikle sol beke cekilmeli, onune de yavas yavas ozer monte edilmeli. ozer, alex, emre, cristian, mehmet, semih (kazim) altilisinin nasil paslasabilecegini dusununce keyifleniyorum, ancak daum beni gercekten cildirtiyor. dun yorumlarindan anlasilmistir ki ozer takimin 18 oyuncusundan biridir, "o" da sans bulacaktir, falan filan. yani dusunuyorum ne olabilir bu adamin derdi diye, bulamiyorum. e oynayamiyor iste santos o bolgede, top kaptiriyor, oyunu yavaslatiyor, hizli oynamiyor, adam gecemiyor, delirecegim. santos-carlos rotasyonu, onune ozer. alex olmadigi zaman emre one, mehmet arkaya (diger trlu oldugunda ilerde ciddi sikinti yasaniyor). sahsen ben ozerin alex'in bolgesinde degil solda daha etkili olacagini dusunuyorum. biraz eski pires'i calisirsa mukemmel olur. cunku o zekaya sahip, belli.

23 Ekim 2009 19:39  
Blogger zapata dedi ki...

şu santos'a hala kanat adamı hatta iyi kanat adamı diyorsun ya.. Ne orta yapıyor ne gereken yere koşuyor ne hızı ne özel bir pas yeteneği var. Üstüne takımın temposunu düşürüyor, sürekli ağır çekim bilek hareketleri. Bir de şu sıralar ekstra bitik durumda kendine gelse bile yeri orası değil çok faydalı olamaz.
@otti
Kazım'dan fenerbahçeye hayır gelmez. En iyi oynayabileceği yer forvet orası kesin. Açık oynamayı hiç beceremiyor. Ama hala çok eksik, oyun zekası çok düşük. Ancak yedek olabilir o zaman da triplere girmeye kalkar. Kazım'la vakit kaybetmeye gerek yok 3-5 sene daha takılır en fazla asla büyük futbolcu olamaz.

23 Ekim 2009 21:39  
Blogger PIERREMANU dedi ki...

Santos bu şekilde kaç maç daha oynarsa küfür yemeye başlar anketi yapılabilir pekala.

24 Ekim 2009 16:17  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa