19 Kasım 2009 Perşembe

Futbolun Adaleti



Türkiye'nin katılmadığı bir turnuva için böyle duygusal patlamalar yaşamayalı epey olmuştu. Cezayir ile benim adıma güzel başlayan elemelerin tadı Hiddink ve Rusların turnuvayı evinden izleyecek oluşu, Queiroz çapsızının kupa vizesi alışı ve Boşnakların elenmesiyle kaçmıştı. Fransa'nın yaptığı denize işemekten beter. Frankofon topçulara zaten Anelka'dan ötürü gıcığım, Henry'nin de artık yatacak yeri yok. Pozisyondan önceki ofsayt bir yana Henry halay çekti cezasahasında. Tek fark, elinde mendil yerine top oluşu. İki kere kepçeledi, ve üstüne pişkin pişkin ben hakem değilim dedi. Platini'nin istediği gibi sahada 4 hakem yerine UEFA Avrupa Ligi gruplarında uygulandığı üzere 6 hakem olsa bunu diyemeyecek ve İrlanda'nın şansının devam edecek oluşu da ironik. Çizgi hakem gerekliliği artık tescillenmiştir ama Martin Hansson'u kurtarmayacak bu, tıpkı Ovrebo'yu kurtaramadığı gibi. Geceden aklımda kalan L'equipe'in sıcağı sıcağına attığı "Fransa biletini eline" aldı manşetidir. Bundan sonrası Henry'ye böyle gittiği Dünya Kupası'nda oynayamayacak bir ceza vermektir. Futbolun biraz adaleti varsa verilir de...

Etiketler: ,

4 Yorum:

Blogger tom dedi ki...

bence asalım Henry'i. Barcelona maçlarını protesto edip izlemeyelim. Fransız ürünleri almayalım aldırmayalım. Beşiktaş derbiye el değmemiş ldünya kupası istiyoruz diye çıksın.

şaka bi yana Henry nin yaptığı etik fln değil ama günümüzde futbolda etik mi var allaşkına. neler gorduk biz. Dunyada kaç topçu var acaba o golden sonra gidip elimle aldım diyecek. Romantikliğe gerek yok futbolun gerçeği bu.

19 Kasım 2009 15:18  
Blogger Karamurat dedi ki...

@tom

o topu eliyle bilinçli olarak düzelttikten sonra "elle aldım" diyecek topçu yok ama elini topa uzatmayacak yığınla futbolcu var.

nasılsanız dünyayı da öyle görürsünüz.

19 Kasım 2009 18:14  
Blogger Mel dedi ki...

bence de yapilan bu yaygara, ozellikle henry sahsina yapilan elestiriler olcusuz. oncelikle henry'nin 10 kusur senedir gayet efendi bicimde surdurdugu kariyerinin icerisinde varsin bu da oluversin, asmaya gerek yok. ikincisi durup dusunmek gerek - bunu henry barcelona-santander macinda yapsaydi bu kadar elestirilecek miydi, hayir. bunu yapan ilk oyuncu henry mi, hayir. bugun methiyeler duzulen bir suru oyuncu karyerlerinde hic mi "gayrietik" hareketler yapmadi, yine hayir. hepimizin sevdigi ve isini sonuna kadar ahlakiyla yapan alex'in sinirlendigi zaman yerde yatan bacaklara nasil kramponlarinin civisini batirdigini gordum ben, efendi oldugu her halinden belli olan kewell'in leeds-galatasaray macinda delirip bulent'in (popescu da olabilir) bacagini delik desik ettigini de. bir sorumlusu var ise gecen aksamki olayin ayni maradona'nin unutulmaz golunde oldugu gibi yine hakemdir, ancak ben sahsen butun bu olanlardan haz aliyorum, cunku bir kez daha futbolun hicbir zaman cozulemeyecek bir dogasi oldugunu gosteriyor, ve bu hosuma gidiyor. istersen on hakem koy, uc tane cizgi hakemi yerlestir, toplarin icini ciple doldur, olmayacak, bu sporun icsel ozgurlugu bir sekilde hep varolacak. herkesi yargilayip kendimizi aklamaktan, tum ahlakdisi fiillerden kendimizi soyutlamaktan vazgecmemiz lazim. gun gelir, sen de yaparsin kardes, pek de guzel olur!

20 Kasım 2009 09:18  
Blogger invisiblekid dedi ki...

Futbolun adaleti böyleyse Fransa-Yunanistan finali oynanır.Gerçekten Fransa kupayı almayı hakediyor!!! Elle gol atıp kazanmak her babayiğidin harcı değildir:/

21 Kasım 2009 01:51  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa