5 Ocak 2010 Salı

Fenerbahçe Var Ya !


Bizde gençlerin önüne üç olta atarlar. Zokanın ucuna da din, siyaset veya futbol bağlarlar. Birini illa ki yutarsın. Daha kendini bilmezken dinin erdeminden, siyasetin ülküsünden, ya da takımının asaletinden bahsedersin. Malkoçoğlu gibi yardırırsın. Ne kadar partizanlaşırsan da o kadar iyi. Zira üçünün de liderleri cemaatsiz, camiasız hiçtirler. Yönetmenleri oldukları filme Süheyl Eğribozlar, Danyal Topatanlar ararlar. Onlar filmi çekerken sen de kılıcı çekersin. Kaleminle veya kelamınla... Bir kere tokalaşamadığın, gözünün içine bakamadığın adamları lider bellersin. Peşinden gidersin. Gitmedim diyen varsa Atatürk Arboretrumu'nda fotosentez yapsın.

Siyaset bu topraklarda ideoloji savaşlarının ötesine geçemiyor. Döneği de çok; ama din ve futbol öyle değil. Vazgeçmesi en zor olan bu ikisi. Din bu blogun kapsamı dışında. Futbola bakalım. Futbol güzel oyun ama nankör iş. Kulüp başkanının bir kararı, teknik direktörün bir seçimi, futbolcunun bir hareketi sahip olduğu imajı perişan etmeye yeter. Maldini dediğin adam yuhalanarak, yüzünde ekşi bir tad ile bıraktı futbolu. Cemaat bilinçli ve birlikse elindeki tek koz bu.

Kadıköy'de şu sıralar Aziz Yıldırım ve Semih Şentürk film çeviriyorlar. Semih nasıl kaptanlığını yaptığı takımı federasyona şikayet eder ? Semih mal mı ki, Aziz Yıldırım rızasını almadan opsiyonu işletir ? İki sorunun da muhatabı belli. Biri Fenerbahçelilik ve kaptanlık türküsü söyleyip aidiyet hamaseti yapıyor. Lefter'i, Can'ı, Fikret'i dilinden düşürmüyor. Tuncay Şanlı'yı anmasa eksilir zaten. Kime nasip olur ki İspanya gol kralına kaptanlık yapmak ? Semih ise camianın evladı. Çekirdekten yetişen bir o var. Ama 10 senedir yedek. Hala Kadıköy'ün Raul'u olacak. Boş mukaveleye imza atıyor, yine de her sene trilyonluk kumalardan kurtulamıyor. Üstelik o adamlar, toplasan bir Semih etmediler. Bir de Euro 2008'den sonra beni kimler istedi ama gitmedi var. Aman unutulmasın.

Oysa hikaye tamamen duygusal. İşin ucunda kazanılacak / kaybedilecek büyük para var. Güven de sıfırın altında. Forumlarda ve bloglarda savaşan, saf tutan ise cemaat. Sanki zorunluymuş gibi. Sanki para senin cebine girecekmiş gibi. Sanki seni çok umursuyorlarmış gibi. İkisine de bir çay koyun gelin, adamın asabını bozmayın diyecek bir cemaat çıkmadan bu film milyon defa gösterilmeye devam edecek. Sen de kendini paraladığınla kalacaksın ey cemaat.

Fenerbahçe var ya !

Yetmiyor mu arkadaşım ? Ne bu hırs ? Dım dım dıbı dıbı dım...

Etiketler: ,

8 Yorum:

Blogger sinek valesi dedi ki...

eline sağlık. dediğin gibi hayatın her kesiminde partizanlığı abartmanın sıkıntılarını yaşarız. lakin bi insanın bi şeye aidiyet duygusu ne kadar güçlü olursa o kadar kuvvetli hisseder kendini. çıkmazın başladığı nokta da bu zaten. semih konusuna gelince; bi tarafı desteklemeden edemicem sanırım, semih gitsin. aziz yıldırım'ın yarattığı diktatörlükten ve orayı yaratırkenki yaptığı hatalardan kendini kurtarsın. gerekirse bilmeden kendini feda etsin ama gelecekteki semihleri kurtarsın. yerlere göklere koyamadığımız tanju'nun yeni nesil olanı nası harcanırmış ibreti alem diye anlatılsın gelecekte. belki de o zamanlar geliyodur...

5 Ocak 2010 02:44  
Blogger birkan dedi ki...

Ben üstüme alınmıyorum.Her şartta her zaman Aziz Yıldırım muhalifiyimdir.
Konu bugün Semih olur dün bir başkası.Yeter be adam züccaciye dükkanına girmiş fil gibisin.
10 senede yapabildiğin bir çeyrek final, üstüne talimat aldın ölü rakibi bir değil iki kez dirilttin.
İnşşatçısın elbet o stad o hale gelecek zaten o da olmasa neye yararsın?
Diğer branşlar desen yiğidi öldür hakkını yeme, ama senden sonra oralar kurak çöl kalacak değil ya.
Ben Türk işi Real Madrid veya yerli Jesus Gil istemiyorum.
Barcelona taklidi olmasa da olur.
Az biraz nizam, biraz da huzur.

5 Ocak 2010 03:03  
Blogger silahsız kuvvet dedi ki...

Ben bu yazıyı alkışlarım arkadaş...

5 Ocak 2010 09:30  
Blogger varol döken dedi ki...

aşık adam yazısıdır bu:) bazıları mecburen ömür boyu in a relationship with fenerbahçe alper... hor görme garibi:)

5 Ocak 2010 16:06  
Blogger Kaan Eren dedi ki...

Tebrik ederim çok güzel ozetlemişsin olayı, ve en azından benim kafamı uzaklaştırmayı başardın bu olaylardan. Fenerbahçe Var Ya diyerek geçiricem bundan sonra, teşekkür ederim. Dım dım dıbı dıbı dım

5 Ocak 2010 18:44  
Blogger Kaan Eren dedi ki...

Çok da güzel tezahurat çıkar şarkıdan:)

5 Ocak 2010 18:50  
Blogger Okechukwu dedi ki...

Balıkesir-Bandırma
Şap-şap-şipi-dipi-şop
Lap-lap-libi-libi-lop

harika şarkı, çok güzel bir kurguyla yazıya eklenmiş...
ellerine sağlık.

7 Ocak 2010 23:12  
Blogger basketçi dedi ki...

http://naumoski7.blogspot.com/2010/01/tanjevic-istifa-kampanyas.html
TANJEVİC İSTİFA KAMPANYASI BAŞLATALIM
AYRINTILAR LİNKDE.

15 Ocak 2010 17:44  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa