14 Ağustos 2008 Perşembe

Türk Kaleci ve Antrenörü Yasaklansın



Dün Galatasaray'ın maçını izleyemedim ama özetlerde Aykut Erçetin'in futbol olarak neden yuhalandığını anladım. Anlamadığım şey daha ziyade ahlaki, psikolojik. Geçen sene Türk oyuncularla şampiyon olmak konulu mesajlar veren, bununla caka satan Ali Sami Yen stadı taraftarının şimdi neden Aykut'u yuhaladığı. Oysa gerçek şu ki hamasi söylemlerle bir yere varılamıyor.

Az buçuk kalecilik yapmış biri olarak Türkiye'de en eksik eğitimin verildiği pozisyon kalecilik. Biraz refleksi, boyu ve kalıbı olan adamı hemen kaleci yaparlar türkiye'de. Tekniğe pek bakılmaz. Bakılmadığı için de işin sadece karakucak kısmı öğretilir. Karambollerde, karşı karşıya pozisyonlarda yıldızdır Türk kaleciler. Oysa iş yan toplara, topu oyuna sokmaya, savunmayı koordine etmeye gelince hepsi sınıfta kalır. Bu sorun Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'ı pek etkilemiyor yerel liglerde. Attıklarıyla işi çözebiliyorlar. Sözkonusu Avrupa olduğunda ise bu çözüm, bu kez sorun oluyor. Çünkü o kadar kolay atamıyorlar ve yenilenler göze batıyor.


O bakımdan kulüp bazında tarihimizin en başarılı Avrupa sonuçlarının Simoviç, Taffarel, Mondragon, Cordoba gibi yabancı kalecilerle gelmesi tesadüf değil. Tıpkı Fenerbahçe'nin aynı dönemde Türk kaleci geleneğinden vazgeçmeyerek Cannes, MTK Budapeşte, Parma, Panathinaikos, Schalke 04, Dinamo Kiev, AZ Alkmaar başarısızlıkları yaşaması gibi. Tek istisna var. Fenerbahçe'nin geçen sene Volkan Demirel ile yaşadığı CL çeyrek finali. Hoş, Volkan Demirel Sevilla maçının başında bir çuval inciri berbat ederek o listeye üç maç ile giriyordu ama Tanrı'nın lütfu penaltı olarak bahşedildi Volkan'a. Dün Partizan maçında yediği ilk gol ve yemek için elinden geleni yapıp Diarra'nın atamadıklarıyla üçüncü maçını da ekledi listeye.

Daha başka sürprizler yaşamamak için TFF'nin Fransa'dan araklayarak getirdiği Türk kaleci antrenörünü zorunlu tutma uygulamasına son vermesi şart. Üstelik tamamen yasaklamalı. Hatta bir süre, mesela 5 sene kadar, belirli standartları karşılamak kaydıyla sadece yabancı kaleciye izin verilmeli. Vasıfsızı dayatarak gelişme sağlanamayacak çünkü. Bu açık. Böylece belki Türk kaleciler yurtdışına çıkarak ya da çıkmaya çalışarak gelişirler, keza antrenörlerde.

Etiketler: ,

1 Yorum:

Anonymous Adsız dedi ki...

recep biler'i bir izleyin derim.

15 Ağustos 2008 16:36  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa