19 Şubat 2009 Perşembe

Forma - Yönetim - Taraftar



TRT'nin Avrupa'dn Futbol programlarında Queens Park Rangers ile birlikte iple çektiğim iki takımdan biriydi Crystal Palace. Sırf isimlerin ve okunuşlarının karizması yüzünden. Doğrusu Palace'ın 1990-91 sezonunda takımı da gayet başarılıydı. Palace daha sonra Premier Lig'e döndü dönem dönem ama kalıcı olamadılar pek. Seneye de dönecek gibi değiller ama Championship ekonomisi bile bizim TSL'den daha iyi. Errea olan forma sponsorluk anlaşmalarını uzatmayıp yola Nike ile devam edecekler artık. Nike'ın ikisi iç saha, ikisi de deplasman olmak üzere ürettiği 4 yeni tasarım kısa bir süre önce kulübün resmi sitesinden taraftarın beğenisine de sunuldu. Velakin gelen oylar bu tasarımların, bilhassa da deplasman tasarımlarının pek beğenilmediğini ayyuka çıkardı. Beğenilmeyen tasarımlar başlık fotoğrafında. Şimdi yeni bir kreasyon sunmuş Nike taraftarın beğenisine. Renklerin tonları, parlaklığı filan gibi detaylara dikkat edilmiş. En azından tanıtım resimlerinde öyle gözüküyor. Hatta oylama sonucunda gelen yorumlar da dikkate alınmış olacak ki, deplasman alternatifi 3'e çıkarılmış.



Yeri gelmişlen değinelim. Türkiye'de de yazın en civcivli konularındandır bu forma hikayesi. Taraftar forumları forma konularından geçilmez. Transfer duyumu kadar mühimdir forma duyumu. Fakat bilhassa 3 büyük kulüp yeni formalarını devlet sırrı gibi sakladığından, hatta sezon öncesi hazırlık maçlarında bile çoğunlukla giyilmediğinden insan fıtık olur. Forum üyelerinden yetenekli birkaç kişinin yaptığı tasarımlar üzerinden fikir beyan edilir. Tabi kulüpler gene bildiğini okur. Crystal Palace gibi sorumlu davranmazlar bizim kulüpler. Üstelik bu kulübün sahibi taraftardır klişesine rağmen. Bir tanesi de akıl etmez taraftar forma delisi, onların beğenisine göre tasarlanan özel replika bir forma üretelim, ya da en azından 5 çeşit formanın abuk sabuk renkli olanının tasarımını danışalım filan diye.Şekip Bey'e bununla ilgili soru gelecek mi bakalım bugün ?

Etiketler:

4 Yorum:

Blogger Flying Dutchman dedi ki...

blogda bi tarafımı yırtma derecesinde gündeme getirdiğim bir konudur bu stadyum, forma, maskoy şu bu meselesinde taraftara danışmanın ne derece önemli olduğu şeklinde. Bunun bir örneğini de leicester city verdi son olarak.bizde genelde taraftar kombine zamanı fiyatlar açıklanınca kredi kartı slipi makineden çıkmaya yakın hatırlanır...

19 Şubat 2009 14:52  
Blogger dugenci dedi ki...

Yalnız bu sene Beşiktaş'ın enine çizgileri önce forza da çıkmıştı,
tasarım olarak. Yöneticilerde forumlardan faydalandıklarını açıklamıştı sanırım...

19 Şubat 2009 17:36  
Blogger Hilmi Yandımçavuş dedi ki...

taraftarın bir kısmı forma delisi de, ne kadarı?
her maça gelen ama üstünde çakma forma adamlar varken, bu pek sıkıntı olmuyor maalesef.

ya da hala gs'nin beyaz forma giymesine "ne alagası var kardeşim" gibi tepki gösterenler varken.

20 Şubat 2009 08:31  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Hilmi

Bu konuda elbette İngilizler kadar standart bir davranışımız yok.

Ama % 100 olmasa bile hiç de yabana atılmayacak bir taraftar kitlesi var bilhassa 3 büyük kulüpte. Böyle bir pazarın fikrini almamak ya da geri nildirimini görmezden gelmek olmaz.

20 Şubat 2009 09:38  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa