24 Şubat 2009 Salı

Futbolda Buz Devri



Cryotherapy yani soğuk terapi spazm, ağrı ve iltihap gibi durumların tedavisinde yıllardır kullanılan, aynı zamanda spor hekimliğinin de önemli bir parçası. Her sakatlıkta sahaya giren sağlık görevlilerin vazgeçilmez yoldaşı olan o fısfıslar ve kendi kendimize dahi kullandığımız buz torbaları en bildik cryotheraphy yöntemleri. Oliver Kahn gibi ağrıları çok büyük olanlar içinse buz banyoları var. Peki nasıl işe yarıyorlar ? Aslında çok basit fizyolojik bir mekanizmayı tetikliyor cryotherapy. Ağrı hissedilen yere uygulanan yöntem beyin ve merkezi sinir sisteminizi uyararak endorfin salgısını körüklüyor. Bu madde metabolizmanın ağrıyı hissetmemesini ve sizin de kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor. Doğal bir analjezik anlayacağınız. İyi hissettirme etkisinin başa bela olabildiğini de ekleyelim. Zira seks ve uyuşturucunun keyif vermesinin sebeplerinden yani bağımlılığınızın biri endorfin. Seks yaptıktan ya da uyuşturucu kullandıktan sonra aldığınız haz sizde daha sonra endorfin açlığı doğuruyor ve size aynı işi bir daha yapmaktan başka bir şans bırakmıyor. Eğer sırrı hala çözülememiş olan beyin ve endorfin salgılayan haz merkezi deşifre edilirse bu gibi bir yandan keyifli diğer yandan öldüren ya da suça sevkeden aktivitelerin tedavisinin de bulunmuş olacağına inanılıyor.



Helmut Hoffmann gibi spor hekimlerinin konuya olan ilgisi ise bambaşka. Onlar cryotherapy'nin sadece sakatlık tedavisinde değil performans arttırmakta da kullanılabileceğini keşfetmişler. Drei Kammer System yani Üç Odalı Sistem denen yöntem ile sporcular maç ya da antrenman öncesinde -10, -60 ve -110 derecelik odalara alınıyor. Isı korkutmasın, zira kış günü saunadan çıkıp karlı bir ortama girmekten farksız. Düşünüldüğü kadar rahatsızlık verici bir his olmadığını söyleniyor. Üstelik vücutta hiçbir hasar oluşturmuyor usulüne uygun yapıldığında. Yanık ve kırık oluşmaması için odalara kuru halde girmek en dikkat edilmesi gereken şey. Odaya girerken yanınıza verilen aksesuarlar ise bere, kulaklık, eldiven ve şorttan fazlası değil. Odaya girdikten sonra damarlar kapanıyor, vücuttaki kan geri çekiliyor. Böylelikle kaslar beslenmek için optimum ortama kavuşuyorlar. Elde edilen sonuç ise sporcunun patlama gücünde % 10'luk bir artış. Rejenerasyon sürelerinin kısalması da cabası.

Klasik yöntemlerle amatör bir sporcunun performansını 3 ay içerisinde ancak % 5 arttırabildiği; üst düzey bir sporcu için bunun yarısı kadar bir artış sağlamak istendiğinde gereken sürenin 2 sene olduğunu düşündüğünüzde kıymeti daha bir ortaya çıkıyor bu yöntemin. Zira 15-20 senelik ömrü olan bir meslek için çok uzun süreler bunlar. Dopingin çekici olmasının sebeplerinden biri de bu. Helmut Hoffmann'ın cryotherapy'den esinlenilerek yaratıp kullandığı soğuk hava odaları ise sporcuları bu dertten kurtaracak cinsten.

Aslında bu uygulama da kulağa bir çeşit doping gibi gelebilir ancak kanı manipüle edecek dışarıdan bir madde alınmadığından ve sadece vücudun nimetlerinden faydalanıldığından dolayı dopinge girmiyor. Yasal bir uygulama. Bilgisayarınıza overclock çekmek gibi desek yanlış olmaz sanırım. 5 sporcunun aynı anda kullanabileceği türden odalar için gereken yatırım bedeli 200.000 €. Helmut Hoffmann halihazırda Chelsea, Leverkusen, Porto gibi kulüplerin bu uygulamadan faydalandığını söylüyor. 5 sene içerisinde de tüm Bundesliga ekiplerinin bu odalara sahip olacağından da emin. Kulüplerimiz artık kondüsyonerin yanı sıra birer de Helmut Hoffmann aramaya başlasalar iyi olur.

Etiketler:

1 Yorum:

Blogger alengir dedi ki...

O odalar soğuk ama orasının soğuğu hasta etmiyor:)

24 Şubat 2009 18:30  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa