1 Haziran 2009 Pazartesi

Leonardo Sonrası Keirrison



Ekim 2008'de atmışız ilk Keirrison yazısını bloga. Daha yeni parlıyordu o zamanlar ama şu sıralar hem Güney Amerika, hem Avrupa futbol basınında önemli yer işgal ediyor Brezilyalı.Keramet bende değil, adam topçu bir kere. Barcelona'nın kendisiyle de ilgilendiği sır değil. Keirrison da Romario ve Ronaldo'nun bıraktığı etkiden ötürü özel bir sempati besliyor Barcelona'ya ama rotası bundan sonra İtalya'yı gösterebilir Keirrison'un. Leonardo'nun Milan teknik direktörlük koltuğunu devralmasından sonra İtalyan kulübünün forvet hattına muhakkak ilave olacaktır. Leonardo'nun da en iyi bildiği yer Brezilya. Milan için oyuncu bakıyordu Brezilya'da ve Thiago Silva transferinde de payı büyüktü. Keirrison'un da aklını çelebilir, zira daha önce bir televizyon programında Keirrison'u Milan'da görmek istediğini açık seçik belirtmişti.

Şahsi fikrim ise Keirrison için Barcelona'nın daha uygun olacağı. Keirrison mükemmem bir son vuruşa sahip ve müthiş de gol sezgisi olan bir oyuncu. Velakin topu taşıyabilen, kendi pozisyonunu yaratabilen, hızlı bir oyuncu olmaktan öte ceza sahası bitiricisidir. Pato ile çok iyi tamamlarlar birbirlerini, Kaka da yardımcı olur diyenlere itiraz etmem ama Serie A bu tür oyuncular çok uygun bir lig değil. O bitiriciliğini de göstermesi için 3-5 kilo kaslanması, ayakta kalabilmesi lazım. Barcelona gibi oyunu neredeyse rakip ceza sahasında oynayan ve La Liga gibi fizik gücün çok öne çıkmadığı bir ligde süperstar olma şansı daha fazla.

Postu Keirrison'un rakamlarıyla bağlayalım. Geçen sezon 41 gol atmıştı ve Globo'nun bir sene içerisinde en çok gol atan oyuncuya verdiği Friedenrich ödülünü Kleber ve Washigol ile paylaşmıştı. Bu sezon da 23 gollü Taison'un ardından 31 maçta attığı 21 golle listede yer alıyor. Luxemburgo'nun yuhalandığı bu günlerde oyuncunun haklarına sahip olan Traffic şirketinin hamle yapması an meselesi. Taison'a da değineceğiz bilahare, bu sene büyülüyor resmen...

Etiketler: ,

11 Yorum:

Blogger alperensaylar dedi ki...

pato ayakta kalıyorsa keirrison da kalır demek isterdim ama hemen aklıma geldi pato'nun 6 ay maça çıkmadığı. belki o zamanda güç ve dayanıklılık konusunda çalışmıştır.

alper abi bu arada leonardo sportif direktör müydü, yoksa g.amerika araştırmacısı gibi bir şey mi, ben oyuncu araştırıyor diye biliyordum da bugün sportif direktör denilince merak ettim:)

1 Haziran 2009 23:17  
Blogger alperensaylar dedi ki...

kukla galliani:)

2 Haziran 2009 02:29  
Blogger varol döken dedi ki...

@alper
daum geldi, ne diyorsun, kafam çok karışık ya:)

2 Haziran 2009 11:13  
Blogger mondo trasho dedi ki...

sucuklu makarna ve tropik meyve suyu var önünde.
ilginç bir mönü...

2 Haziran 2009 12:14  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@varol

Aziz Yıldırım sürprizi sever. Kesinleşsin yazacağım fikrimi. Ben de işi gücü bıraktım resmi açıklama bekliyorum.

Bir de AK sportif direktör meselesi filan var.

Herşey belli olsun yazacağım ama sevindim yani. Gece haber düştükten sonra sabah mutlu kalktım :)

2 Haziran 2009 12:48  
Blogger varol döken dedi ki...

bu sürpriz değil ki alper, 3 yıl şampiyonluk sözünün teknik direktör dünyasında fenerbahçe açısından karşılığı... başka alternatifi yoktu, temmuz da açılacak sezonda, kimi getirse verdiği sözün altında kalacaktı...

daum sevgimiz apayrı ama bir yandan da bu ucuz hamleler, verilen 3.5 milyon euro, daum'un köln'e attığı kazık, acaba avrupa yine gözden çıkarıldı mı sorusu var...

bu yüzden kafam karışık...

2 Haziran 2009 15:26  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

Avrupa umurunda değil ki zaten Varol Aziz Yıldırım'ın.

Kafan karışmasın bence. Koyduğu hedef ortada. Ligi domine etmek tek derdi.

Bunun için alternatifleri vardı, malum kimler olduğu ama Daum en garantili çözüm.

Ben artık verilen paralara, kaliteye, gelecekte ne kadar paraya ve başarıya tahvil edilebileceğine filan da bakmayacağım alınan oyuncuların ya da hocanın. Kafamı böyle mikro işlerle kurcalamayacağım. Aziz Yıldırım yapsın. Herşeyi çok biliyor.

Ama sabır, istikrar, gençleri monte ediyoruz filan yemezler.

Çatır çutur, afedersin sike sike kazanacaklar. Kazanacaklar arkadaş. Ben ona bakarım. Gerisi umurumda da değil. İsterse Seedorf, Vieira, Crespo getirsin isterse PAF'tan Abdülkadir, Özgür Çek, Tahir ile oynasın. FT ve ML hariç ister Ersun Yanal, Yılmaz Vural ile isterse Scolari, Luxemburgo ile çalışsın ama 3 sene kimseye günyüzü göstermesin.

10+3 dedi, 3 sene şampiyonluk dedi. Ben istiyorum şampiyonlukları, lami cimi yok.

Beceremezse de bir zahmet başkasına bıraksın o koltuğu. Yoksa epey yıpranan ruh sağlığım hepten bozulacak.

2 Haziran 2009 15:47  
Blogger varol döken dedi ki...

@alper öcal
senin ruh sağlığın bozuldu zaten biraz, ya sen böyle miydin abi, şeker gibi, pamuk gibi yazardın, son günlerde iyice stres sahibi oldun:)

sen gel, fenerium üste çıkıyorum ben bu sene, alırız misafir biletini, maçtan önce bir de rakı, en azından daum'un bütün maçları 90 dakika sürüyor, izlemeye değer...

vallahi alper, lig kesmiyor artık beni, ben real değil önce lyon, porto olmak istiyorum... gönüller sultanı gitmeseydi şimdi burada bunları mı konuşuyor olacaktık?

boşver, sen tarih ver, ben ruh sağlığını düzeltirim:)

2 Haziran 2009 15:55  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

Şu seçim süreciyle birlikte delirtti beni Varol, içimden geçenleri yazsam Şair Eşref'e nispet olur.

Haziran'da planlıyordum ama ailevi işlerden gelemedim İstanbul'a.Temmuz başında İstanbuldayım inşallah.

Önce Lefteri ziyaret edecez sonra Burgazadada içecez toppikle, Barba Yani'de. Kapanmadıysa tabi :)

Uykulukları da bırak Bülent ısmarlasın ayrıca. Çok yükleniyorlar sana :)

Zico 2. kupasını aldı bu arada CSKA'da. 10. dakikada 10 kişi kalmasına rağmen üstelik :)

2 Haziran 2009 16:13  
Blogger varol döken dedi ki...

ya zico bizim kalbimizi çalmış, milyon kupa alsa ne olur, tenekeyi çalsa kupa diye ne olur...

uykuluk değil, bir kadeh sözüm var ona aragones giderse... roberto carlos da giderse, bir büyük olur o:) uykuluk yiye yiye uyuyacağız, lig diye diye uyumayalım...

istanbul bizim evimiz, her zaman bekleriz, çağrıldığımız her yere de imkan zaman dahilinde geliriz...

2 Haziran 2009 16:21  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

Eyvallah mirim, bilmukabele :)

2 Haziran 2009 16:27  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa