25 Temmuz 2009 Cumartesi

Brezilya Ligi'ne Bahis Oynamak



Teşvik, paylaşma, azim ve takdir. Blog döngüsünün dört adımı. Sürekliliğini koruması için tek bir adımın dahi eksik olmaması lazım. Teşviği sevgili dostum
Hakiki Tosun Onur Erdem vermişti. Paylaşacak futbol malzemesi zaten çoktu. Yine de paylaştıkça eksilen bilginin yerine yenisini koymak v yazmak lazım. Ne durumda olursanız olun. En yorucu olan kısmı da budur. Bir hevesle başlanan blogların sonunun kıvılcımı böyle çakılır. Son adım ise takdir. Bu olmayınca loop başa dönmez. Dönmeyince yazılar seyrelmeye başlar, sonunda da kilidi vurursunuz. Küçük de olsa şart o takdir. Sizinkiler kocamandı. Hepinize yürekten ve sonsuz teşekkürler. Fuat Akdağ ve Mehmet Demirkol'un Spor Servisi programındaki yorumu işin kreması. Hoşuma gitti elbette, teşekkür ediyorum kendilerine. Oysa bunun önemi benim takdir edilmemden ziyade, blogların Türkiye'nin lokomotif takımlarından birinin yaptığı iki transfer için referans olabilecek düzeye çıkabilmiş olmasıdır. Alternatif değil medyanın ta kendisi olabilmiştir bir kereliğine dahi olsa. Ne yazık ki bunu farklı algılayanlar var. İki yazıyla Brezilya futbolunun gurusu ilan edildik o programdan sonra. Brezilya'da yaşamıyorum, aynı zaman diliminde yaşamıyorum, görsel medyasını takip edemiyorum, yazılı medyayı sadece internete verdikleri kadar izliyorum. Portekizcem okuyacak kadar, o da çok çok ileri seviye değil. Tek yapabildiğim bu seneden itibaren bütün maçları zaman ölçüsünde izleyebiliyor, en kötü ihtimalle arşivleyebiliyor olmam. Sarı yeşil formalarını, estetik oyunlarını çocukken sevdirdi Brezilya futbolu. Alex Bellos'un Futebol kitabıyla merakım daha da arttı. Eski kıtanın modern oyunu bir yana; oradaki doğaçlama oyuna olan merakım ve o futbolu oynayan, tutkuyla izleyen hayatları anlattığım bir yer bu blog. Daha fazlası değil. Bilirkişi meselesine kapılıp, işi elektronik posta ile bahis tüyosu istemeye kadar vardıranlaradır lafım. Israr edeceklere verecek tek tüyom var. Brezilya Ligi bahis oynanacak son lig. Ayda bir hocanın değiştiği, hocalardan habersiz ve sürekli oyuncu transferinin olduğu, şampiyon adayının dahi belirgin olmadığı bir lige sadece 'kaybetmek nasıl bir duyguymuş' diye bahis yapılır derim nacizane. Şampiyonluk sürprizimdi Fluminense. Şu anda sondan birinci ve 19. sırada. Bir halt olmaz dediğim Atletico Mineiro ise lider.

Etiketler: ,

5 Yorum:

Blogger wax dedi ki...

ne diosun ya of. bu blogcular da kafayı bulmuş ya yok yorumu okunmuş yok şey olmuş, sapıtmayın abi ya arada can sıkıntısından okuyosunuz işte.ne büyütüyosunuz kendinizi bakın dalganıza. hayret bişey yani. siz olmasanız hayat damarlarımızdan biri kopacak gerçi o ayrı..
ayrıca sondan birinci sonuncudur.

25 Temmuz 2009 23:34  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

Süper yorum wax.

25 Temmuz 2009 23:50  
Blogger PVH dedi ki...

wax hicbir sey anlayamadim yorumundan, bir daha yolun duser de bunu okursan daha acik anlatir misin, yorum cok esrarengiz olunca merak ettim meramini.

26 Temmuz 2009 05:00  
Blogger Lappapzade Abdurrahman Çelebi dedi ki...

ah yazık. insan bu gibi yorumları okuyunca zamanında aceto'nun, yakın dönemde de borges'in neden dükkanı kapatıp gittiğini anlıyor.

abi futebol'un lafı geçmişken, diğer futbol kitaplarından hangilerini önerirsin. gerçi çok yok memlekette ya, o ayrı.

27 Temmuz 2009 03:40  
Blogger Alper Öcal dedi ki...

@Lappapzade Abdurrahman Çelebi

Aşağıdaki iki linkte oluşturulmuş güzel listeler var. Fazlasıyla yardımcı olur sana.

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/haber.aspx?viewid=611100

Bizden Tanıl Bora'nın kitaplarını da ekleyebilirsin o listeye.

27 Temmuz 2009 10:08  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa