19 Kasım 2009 Perşembe

Bukalemun



3 gün sonra Yıldırım Demirören'in, Beşiktaş'ın ve ligin rotasını çizecek bir maç oynanacak. Beşiktaş ve Fenerbahçe derbide kozlarını paylaşacak. Türkiye'nin normal şartlar altında odağında bu maç olur; ama tribünde ortalama 1000 seyircisi olmayan, ekranda azınlığın takip ettiği bir basketbol skandalı bu gündemin önüne geçti. Bu ilginin her tarafı terörize oluşmuş, kirletilmiş sporumuzu temize çıkarmak ya da erdemli olmak gayretinden olduğunu düşünmek saflık olur. Galatasaray basketbol şubesinin karikatürize edilmiş şu bukalemun sahtekarlığına tur bindirecek çok dosyamız var bizim. Failleri ya Galatasaray kadar popüler olmadığından ya da bu seviyelerde gerçekleşmediğinden unutuluyor. Kimsenin iştahını kabartmıyor. Bugün de skandaldaki özne Galatasaray yerine Kepez Belediyesi olsa aynı şekilde unutulacaktı olay. Bu sefer unutanlar yok ama unutulanlar var. Bu da aynı senaryonun içinde gelişen bir başka filmdir.



O film yine sahnede. Galatasaray dürüstçe kararlılık göstererek virüsün büyük bir kısmını temizlemesine rağmen Adnan Polat'ın, Yiğit Şardan'ın, Ahmet Dedehayır'ın reytinginden ötürü Turgay Demirel'i konuşan yok. Oysa Galatasaray suçunu kabul etmişken, bütün bunların hesabını en başta kendi taraftarı sorarken medyanın tartışması gereken kişi Turgay Demirel'dir.

Zamanında belgede sahtecilikten hüküm giymiş ve TBF başkanlığına yeniden seçilebilmek için vergi borcu olan şirketlerini yakınlarının sırtına yüklemişti. Tanjevic'e sırf FIBA başkanlığındaki lobisini desteklemesini veya bozmaması için sözleşme süresince ne yaparsa yapsın arka çıkması, Fenerbahçe kovmak istediğinde araya yakın olduğu devlet büyüklerini sokması basketbola biraz yakın olanların bildiği ama bu ülkede unutturulan gerçekler.

Bu kez çizmeyi iyice aştı.
Bukalemunun en büyüğü olduğunu, menfaat neredeyse onun kılığına nasıl bürünebileceğini yine bütün hünerleriyle sergiledi.

Fenerbahçe Ülker başvurduğu zaman Mahmut Uslu'nun telkinleriyle kendisine kol kanat geren, kendisini Türkiye Basketbol Federasyonu'na başkan seçtiren Aziz Yıldırım ve Fenerbahçe'ye boyun eğerek spor ahlakının bekçisi oluveren Turgay Demirel; Oyak Renault başvurduğu zaman defaatle red çekerek Galatasaray liseli, Galatasaraylı eski basketbolcu ve Ali Uras'ın yeğeni olmuş. Olayı örtbas etmeye çalışmış.

Pekçok ülkede suçu işlemek kadar büyük suçtur örtbas etmek, azmettirmek, arka çıkmak. Medeni ve gelişmiş ortamlarda yaşandığında da cezası ağır olur. Formula 1'de, 2008 Singapur Grand Prix'sinde sırf Fernando Alonso şampiyon olsun diye, yasak olmasına rağmen, Nelson Piqut Jr. takım direktifleriyle devre dışı bırakılmış ve olayı ortaya çıktığında hasıraltı etmeye uğraşan Flavio Briatore'nin defteri dürülmüştü. FIA'nın organize ettiği tüm yarışmalardan ömür boyu men edildi Briatore.

Turgay Demirel oturduğu koltuk sebebiyle doğal bir taraf değil; ama geçmişi ve FIBA başkanlığı için her türlü skandalı iç etmeye meyilli karakteriyle Flavio Briatore'den farksız. Kıyamet kopsa bu skandaldan ötürü istifa da etmez, o halde iş devlete düşüyor. Spor Bakanı Faruk Özak bu 17 yıllık iltihabı Türk baskebolundan kurtaracak yüreğe sahip mi ? Yakında göreceğiz.

Etiketler: ,

2 Yorum:

Blogger Arkhe dedi ki...

"Galatasaray basketbol şubesinin karikatürize edilmiş şu bukalemun sahtekarlığına tur bindirecek çok dosyamız var bizim."

Müdür bu kadar komiği, bu kadar salakçası ve bu kadar rezili yoktur bence..

19 Kasım 2009 16:16  
Blogger Furkan Zengin dedi ki...

ömer büyükaycan transferinde yaptıkları katakulliyi bile aştılar bununla bence...

19 Kasım 2009 16:22  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa