23 Aralık 2010 Perşembe

Brezilya'da Efsaneleşen Arjantinliler #1



Dario Conca, 2008 yılında başladığı Fluminense macerasında, Copa Libertadores'te tarihinde ilk kez final oynayan Fluminense takımının Thiago Neves, Thiago Silva, Washington ve Cicero ile birlikte en önemli parçalarından biri olarak adından söz ettirmeye başlamıştı. Fluminense ertesi sezon çekirdek kadrosunu dağıttığında ise kötü günlerin kahramanı oldu. Tricolor o sezon küme düşmediyse, bunu çokça Dario Conca'ya borçlu. Tabi ezeli rakip Flamengo şampiyon olunca yaptıklarına ilgi fazla olmadı. 2010 sezonunda ise roller değişti. Flamengo küme düşmemesi yaparken, Fluminense 26 yıl sonra şampiyon oldu. Dario Conca ligdeki 38 maçın tamamında, ortalama 89 dakika oynadı. 9 gol 19 asistlik performansıyla mevkisinde Brezilya'nın en iyisi seçilmekle kalmadı, liginde en değerli oyuncusu seçildi. 26 yaşındaki Conca'nın, hiç Arjantin forması giymediği için Brezilya Milli Takımı'nda oynaması dahi gündemde. Bu seviyeyi yakalayan son Arjantinli şu sıralar İngiliz basınının sayfalarından inmeyen Carlos Tevez olmuştu. Dario Conca'nın rol modeli de aslında Carlos Tevez'den başkası değil. 3 sene önce kiralık olarak Vasco de Gama'ya transfer olduğunda ilk demeci "Tevez herkese Brezilya'da nasıl başarılı olunacağını gösterdi" idi. Doğru, fakat eksik. Carlos Tevez'den önce Brezilya'da efsaneleşen, şampiyonluklarda başrolü oynayan Arjantinliler var.

Filmi başa saralım.




Brezilya'da profesyonel futbol oynayan ilk Arjantinli kim ? sorusunun cevabını resmi olarak bilmemekle beraber, arşivlerde bulabildiğim en eski kayıt "
Agustin Valido" ( resimde oturanlar sırasında soldan 1. ) ismini işaret ediyor. 1914 Buenos Aires doğumlu. Boca Juniors formasıyla şampiyonluk yaşamış, 3 sene Lanus formasını terletmiş bir forvet oyuncusu. 1937 yılında Arjantin'de özlük hakları için isyan eden ve dışlanan futbolcularla birlikte, Becar-Varella isimli karma bir takımın bünyesinde Brezilya turuna çıktıklarına birçok Arjantinli'ye Brezilya'da kariyer yolunu açtığının farkında değildi elbet. 7 Temmuz 1937'de Flamengo ile oynadıkları ve 4-2 kaybettikleri maçta attığı gol ile Flamengo yöneticilerinin dikkatini çekti ve kırmızı siyahlılarla profesyonel sözleşme imzaladı. 7 senelik Brezilya kariyerinde 143 maçta 45 gol attı. Flamengo bir ilki gerçekleştirerek Rio Eyalet Ligi'nde 1942-43 ve 44 yılında 3 kez üstüste şampiyon olurken Valido, takımın değişmez parçalarından biriydi. O şampiyonlukların en önemlisi ve Valido'nun efsaneleşmesini sağlayanı ise 1944 sezonunda kazanılanıydı.





Flamengo'nun as takımdan birkaç oyuncusu rakiplere transfer olmuş, forvet hattındaki önemli oyunculardan Peracio 2. Dünya Savaşı için kışlaya alınmış ve Valido da henüz 29 yaşındayken futbolu bırakmıştı. Takım buna rağmen şampiyonluk potasındaydı ancak ligin bitimine 3 hafta kala teknik direktör Flavio Costa kadro kuramıyordu. 38 haftalık maratonun bitimine 3 hafta kalmıştı ve fikstürde peşpeşe ezeli rakipler Fluminense ve Vasco de Gama maçları vardı. Flavio Costa son umut olarak Valido'yu geri çağırdı. Valido'nun doğru dürüst antrenman bile yapmadan çıktığı maçta, Flamengo ezeli rakibi Fluminense'yi 6-1 yendi. 3 golü Valido attırmıştı. Kötü haber ise Flu maçından hemen sonra, Valido'nun 39 derece ateşle yatağa düşmesiydi. Vasco de Gama ile şampiyonluk maçına çıkılacaktı. Valido kendisini riske atarak Vasco maçına çıktı. Maç 0-0 giderken, 86. dakikada Veve'nin ortasına rakip defans oyuncusu Argemiro'nun üzerinden yükselerek kafayı vurdu ve Flamengo'yu şampiyon yaptı. Vasco taraftarları bugün bile o pozisyonda Valido'nun dirseğini Argemiro'nun sırtına basarak yükseldiğini ve şampiyonluğun faulle geldiğini söylerler ama hatıralarda kalan, "Valido'nun dokunuşu" başlığıyla sayfalara taşınan yukarıdaki fotoğraf oldu.





Valido kadar popüler olmasa da, 1940'ların başında Flamengo'nun bu tarihi başarılarında rol oynayan bir Arjantinli daha vardı.
Carlos Martin Volante yıllarca Arjantin, İtalya ve Fransa'da top oynadıktan sonra,1938 yılında geleceği belli olan 2. Dünya Savaşı'nda Avrupa'yı terketmek için çıkış yolu arıyordu. Fransa'da düzenlenen 1938 Dünya Kupası'nda Brezilya Milli Takımı kafilesine masör olarak katıldı. Turnuvadan sonra da başta memleketlisi Valido olmak üzere, takımdaki Flamengolular Domingos ve Leonidas'ın referansıyla Flamengo ile sözleşme imzalayarak Brezilya'ya geldi. 1942 ve 43 şampiyonluklarında ortasahanın önemli oyuncularından biriydi. Futbolculuk kariyerinden sonra teknik direktör olarak da Internacional ve Vitoria'da çalıştı.




Valido ve Volante'nin yaptıklarının yankısı sadece Rio ile sınırlı değildi, ülkenin büyük eyaletlerinden biri olan Sao Paulo'ya kadar ulaşmıştı. 1931 yılından beri hiçbir şey kazanamayan Sao Paulo kulübü 1942 yılında yüzünü Arjantin'e çevirdi. Independiente ikonlarından biri olan, Arjantin milli takımı ile 2 kez Copa America şampiyonluğu yaşamış Antonio Sastre'yi transfer ettiler. Valido'dan farklı olarak Sastre dönemin futbolu için dede sayılırdı. 32 yaşındayken Sao Paulo'ya imza attığında eyalet basını bu transferi, Sastre'nin isminde küçük bir oynama yaparak "felaket" anlamına gelen "DeSastre" kelimesiyle manşetlerine taşıdı. Brezilya basınına attığı ilk tokat Portguesa maçında attığı 6 gol oldu, ki bu hala Sao Paulo kulüp rekorudur. 1942 yılında Sao Paulo, eyalet liginde şampiyon olamadı ama bunun için fazla da beklemediler. Valido'nun Flamengo'da yaptığı etkinin aynısını Sastre, 1943-46 yılları arasında Sao Paulo'yu üstüste 3 kez eyalet şampiyonu yaparak yarattı.


Valido'dan farklı olarak Sastre'yi özel yapan dönemin taktik olarak değişen futbolunun öncü futbolcularından biri olmasıdır. Efsane teknik direktör Karl Rappan'ın oyuncuların oyun içerisinde yer değiştirebileceği teorisinin uygulayıcılarından biriydi. Savunmadan forvete kadar oyundaki her mevkide oynamıştır. Gelmiş geçmiş en yönlü oyunculardan biridir. Kaleye bile geçtiği rivayet edilir. Sao Paulo'nun teknik direktörü Osvaldo Brandao belki de bu yüzden "o bize futbol oynamayı öğretti" demiştir. Başkan Pedroso ise "futbol için bir Nobel ödülü olsaydı, bütün Brezilya kesinlikle Sastre'ye oy verirdi" diyerek övgüyü abartmıştır ama samimidir. Sastre, 1987 yılında Buenos Aires'te öldüğü zaman tabutunda Sao Paulo bayrağı vardı. Morumbi Stadı'nda da büstü bulunmakta. Arjantin ise Di Stefano ve Maradona'nın gölgesinde kalan değerini geç de olsa teslim ederek, geçtiğimiz yıllarda adını AFA Hall of Fame'e dahil etti.

Etiketler: ,

2 Yorum:

Blogger Gökhan dedi ki...

nihayet döndün sanırım. umarım eski tempona dönersin.

23 Aralık 2010 21:13  
Blogger varol döken dedi ki...

gelecek bölümde: arjantin'deki brezilyalılar:)

yaz ulan bir kere de capoeira tarihini yaz!

24 Aralık 2010 10:41  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa