10 Eylül 2009 Perşembe

Rus Yalanı



Rusça bilmiyorum. Bilen ve blogda zaman zaman Rusya'dan Rus futbolu hakkında bildiren Fırat aka Dani Alves ile de aramıza şantiyeler girdi. Görüşemiyoruz uzun zamandır. Zico getirilirken CSKA nasıl bir hedef koydu, anlaşırken nelere öncelik verdiler. Bunlardan haberdar değilim. Aklıma iki seçenek geliyor. 1 - Gazzaev'in son iki senesinde Rus Ligi'nde kaybedilen dominasyonu hemen geri sağlamak. 2 - Fenerbahçe'nin 2007 - 08 sezonunda oynadığı futbolu oynamak.

Eğer hedef 2 numara ise Zico elbette doğru tercihtir. Fenerbahçe'ye oynattığı oyun hala anlaşılmış ve yeterince tartışılmış değil aslında. İleride tek oyuncu ve arkasında ofansif ortasaha ile oynadığından ve Lugano & Edu ikilisinin uyumundan ötürü savunma futbolu oynattığını söyleyenleri umursamamak lazım. Daha derli toplu bir yazının sözünü vereyim ama kısaca belirtmek gerekirse topa hakim olan, pasa dayalı, sahayı yerden mekik gibi dokuyan ve gayet hücum oynayan bir takımdı Zico'nun Fenerbahçe'si. Pozisyon ve alan bilgisi yüksek, oyunu okuyabilen, teknik ama en önemlisi pasör oyunculara gereksinim duyuyordu. Sonunda oyun disiplininden kopulmadığı sürece her takıma karşı sonuç alacak bir futbol ortaya çıkıyordu. Kuşkusuz zaman vermeniz gerek.

Eğer hedef 1 numara ise Zico baştan yanlış tercihti. Gelişime, yeni yollara açık ama felsefesi yek bir kere Zico'nun. Mustafa Denizli ya da Daum gibi şampiyonluğun kısa yollarını seçen bir karakteri de yok. Sabretmeyecekseniz ya da ligde çok dominant bir kadronuz yoksa getirmeyeceksiniz. Üstelik devraldığı CSKA klasik 3-5-2 oynayan bir takımdı. Zico'nun diziliş tercihi ise 4-4-2 türevleri. Rakamlar bazen önemsiz gibi gelebilir ama oyuncuların bütün alan paylaşımını ve üstlenecekleri rolleri doğrudan etkiliyor. Böyle bir geçiş için daha da fazla zaman lazımdı.

Verilmedi o zaman.

Zico'ya Tam Destek postunun üzerinden 1 hafta geçmeden Aksenov'un demeçleri çöpe gitti. Zico gitti Juande Ramos geldi. Anlaşılıyor ki hedef 1 numaraymış. Hocamızın arkasındayız demek Rusya'da da kovulacaksın demekmiş. Bir kere CSKA kadrosunun en önemli iki oyuncusu olan Zhirkov ve Vagner Love'ın gidişine izin verip, doğru dürüst takviye de yapmadan başarılı olamadı diye sezon başında iki kupa kazanmış hocayı yollamak büyük bir Rus yalanı. Eğer ahını aldılarsa Zico'nun bellerini doğrultamazlar. Doğrultmasınlar da, iki yakaları bir araya gelmesin. Evgeny Giner ise her türlü kara listemdedir artık.

Zico'nun yerine gelen Juande Ramos beğendiğim bir hocadır. Sevilla müthiş bir referans ve Rusya'da neler yapabileceğini de merakla bekliyorum; ama gittikçe caretaker karaktere bürünmesi saygınlığından kaybettiriyor. Para herşey olmamalı.

Etiketler:

6 Yorum:

Blogger Prometheus dedi ki...

Sence Fenerbahçe almış mıydı Zico'nun ahını? Bence aldı ve gerçekten işler kötü gitti.
Zico; İstanbul'dan ayrılırken evinin anahtarını verebileceği bir muhatab bile bulamadığını söylüyordu klüpten. Fenerbahçe giderek vefasız mı oluyor bana mı öyle geliyor? Bana öyle gelse bile bu tavır beni gerçekten kahrediyor; bu tavrı yaptıkları adam da Fenerbahçe'nin tarihindeki tartışmasız en başarılı antrenörü.
Tabi ligde şampiyon olamayınca avrupada 30 kupa alsan da kovulacaksan her akıllı adam gibi Daum da diyecektir "Süper lig öncelikli hedefimiz" diye!

10 Eylül 2009 23:53  
Blogger Erdem dedi ki...

Yok, olmadı be hocam. "gittikçe caretaker karaktere bürünmesi saygınlığından kaybettiriyor."

11 Eylül 2009 01:00  
Blogger Redman dedi ki...

"Aramiza santiyeler girdi" derken, meslektas miyiz acaba?

11 Eylül 2009 04:12  
Blogger varol döken dedi ki...

@alper
bu zico yu bir blogidmanyurdu'nun başına getireceğiz...

şaka bir yana O'na yakışan Brezilya milli takımıdır... yanında zico hayranı ronaldo ve bitti denilen ronaldinho ile... zico biteni diriltir, futbola can verir...

ah gene bu efkarlanılan cuma sabahları...

11 Eylül 2009 10:24  
Blogger Alpay dedi ki...

Sinirlerimi ziplatan iki klise var:
1.Savunma futboluyla gelen Avrupa'da basari
2.Tesadüfen, Br.li gaziyla yapilmis bir ceyrek final.

Birincisini cok tartistik ta, ikincisiyle ilgili gözlerden kacan birsey var. Zico, Fenerbahce'nin Avrupa kupalarindaki en iyi derecesini elde etti de, peki en basarili ikinci dereceyi kim elde etti? Bir önceki sene yine Zico. Tarihimizde ilk kez bir turnuvada gruplardan ciktik, ve o ana kadar 1 sene icinde en fazla puani da o sene kazandik.

Yani Avrupa'daki en basarili derece Zico'nun da, en basarili ikinci derece de yine hocanin.

11 Eylül 2009 11:44  
Blogger Griffith dedi ki...

Tarator Terim yakamızdan düşse de milli takımın başına Zico'yu getirseler keşke.Çok yakışırdı.

11 Eylül 2009 13:31  

Yorum Gönder

Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]

Bu yayına verilen bağlantılar:

Bağlantı Oluştur

<< Ana Sayfa